1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ONLARIN DEYİMİ İLE ‘VELESBİT SPORU’
ONLARIN DEYİMİ İLE ‘VELESBİT SPORU’

ONLARIN DEYİMİ İLE ‘VELESBİT SPORU’

Filiz UZUN: Kıbrıs’ta yapılabilecek birçok spor olduğundan sıkça bahsederim. Bakir doğası, mis gibi havası, dağ ve bayırları, harika sahilleri, müthiş denizi olan bir ülkede yaşayıp da, tadını çıkarmamak olmaz diye düşünüyorum hep.

A+A-

 

 


Girdiğim yeni yaşım için bazı kararlar aldım kendimce ... Mesela kararlarımdan biri de ‘’daha çok spor yaparak, daha çok eğleneceğim’’di. Ve ilk gününü de sporla dolu dolu geçirdim. Sanırım iyi bir başlangıç oldu. Sevgili Ahmet Ustaoğlu aracılığıyla geçtiğimiz  Pazar (
Zodya-Astromerit-Peristerona-Mammari-Goççinodrimitya ) turuna katılmaya karar verdim.        

‘’Nedir ki hayatın anlamı zaten” diyorlar, “Eğlenmek ve keyifli vakit geçirmektir bizim amacımız”... Onların tabiriyle ‘’yemek aralarında bisiklet sürüyoruz’’ deseler de 50 km yol gittiğimizi de hatırlatmak isterim.

 




Filiz UZUN


Kıbrıs’ta yapılabilecek birçok spor olduğundan sıkça bahsederim. Bakir doğası,  mis gibi havası, dağ ve bayırları, harika sahilleri, müthiş denizi olan bir ülkede yaşayıp da, tadını çıkarmamak olmaz diye düşünüyorum hep.

Tüm yaşamım boşunca çeşitli sporlar yapan biri olarak, bisikleti daha önce denememiş olmama inanamıyorum. Doğayı ve yolları seven biri olarak neden denemek için bu kadar geciktim bilmiyorum. Bisikleti en son çocukken sürmüştüm.

Uzun zamandır bisiklet gruplarından davetler almama rağmen, bir türlü onlara katılmak için zaman ayıramadım. Ve sonunda oldu, hem de doğum günümde. Normal insanlar gibi güzel bir parti düzenleyip eğlenmek varken, ben tercihimi yollarda bisiklet sürerek geçirmek istedim.
Girdiğim yeni yaşım için bazı kararlar aldım kendimce... Mesela kararlarımdan biri de ‘’daha çok spor yaparak, daha çok eğleneceğim’’di. Ve ilk gününü de sporla dolu dolu geçirdim. Sanırım iyi bir başlangıç oldu. Sevgili Ahmet Ustaoğlu aracılığıyla geçtiğimiz Pazar (
Zodya-Astromerit-Peristerona-Mammari-Goççinodrimitya ) turuna katılmaya karar verdim.     

Katıldığım bisiklet grubunun bazı üyelerini bölgem olan Güzelyurtlu (ve Baflı) olmaları nedeniyle tanıyordum. Ama benim için bu çok önemli değildir. Tanışabilir ve anında kaynaşabilirim iyi insanlar olduğu sürece.


SABAH 10’DA BAŞLANGIÇ

Tur için grup üyeleriyle buluşmak üzere saat 10 gibi (Güzel bir saat değil mi? Pazar için çok uygun, sevdim bu grubu ilk andan)  Güzelyurt Oteli’nde buluştuk. Her gelen üyeyi dikkatle inceleyip onları tanımaya çalıştım. Hepsi neşeli ve keyifli insanlardı. Ancak her biri çok farklıydı her birey gibi. Hatta onlara bu grubu nasıl oluşturdunuz çok merak ediyorum dedim. Ben onlara ekip diyemedim ve farklı bir isim buldum. ‘’Farklı insanlar topluluğu’’ diye. Evet, her biri ayrı bir renkti bana göre. Ve onlar her ne kadar farklı renkte olsalar da bir araya geldiklerinde bir gökkuşağını oluşturuyorlardı. Açıkçası sevdim ben bu gökkuşağını...

Grup üyelerinin bazıları 11 gibi katıldı aramıza. Yine de bu grubun motivasyonunu bozmadı… Bu süreyi kahvaltı yaparak, kahvelerimizi içerek ve harika sohbetler yaparak geçirdik. 11.30’da güneş tepemizde iken yola koyulduk. Güzelyurt’tan başladığımız parkurumuza, Bostancı sınır kapısından geçerek Güney Kıbrıs’a geçtik. Parkuru hazırlayan sevgili Selim Ulubatlı bize bu parkurda öncülük etti. Yolu en iyi o bildiğinden, o günkü öncü de oydu. Ben bu öncüyü de sevdim. Çok ilgilendi benimle. Sadece o değil her biri ayrı ayrı. Öğleyin yemek arası verdiğimiz yerde de eğlendik… Mangalımız biz gitmeden hazırlanmıştı. Buz gibi biralar da müzik eşliğinde harikaydı…

Bu grubun en ilgimi çeken özellikleri ise esneklikleri idi. Yani bisikletle yola çıkmak için 6’da kalkmıyorlar. Yoruldukları her an durabiliyorlar. Ya da arada durdukları yerlerde yemek yeyip, içkilerini içebiliyorlar. Ve yine yollarına devam edebiliyorlar. ‘’Nedir ki hayatın anlamı zaten” diyorlar, “Eğlenmek ve keyifli vakit geçirmektir bizim amacımız”... Onların tabiriyle ‘’yemek aralarında bisiklet sürüyoruz’’ deseler de 50 km yol gittiğimizi de hatırlatmak isterim. Benim ilk turum olduğundan zorlu bir parkurdu benim için. Hem sıcakların başladığı, hem yolun uzun olduğu bir turdu. Sanırım benden de aksi düşünülemez zaten. Beynim zora odaklandığından hep böyle oluyor sanırım. Ama eminim diğer turlarda yollar bisikletimin tekerlekleri altında akıp gidecek sular gibi. Yani öyle umut ediyorum.

Bu turda bana inanılmaz anlar yaşatan herkese teker teker teşekkür etmek istiyorum. Sevgili Ebru Bulancak hep yanımda sürdü bisikletini, ne zaman vitesimi artırıp düşüreceğim konusunda yardımcı oldu. Selim Ulunbatlı ve Dr. Mehmet Seyhanoğlu ise yokuşlarda sırtımdan destekleyerek kolay çıkmamı sağladı. Ahmet Ustaoğlu her an nasıl olduğumla ilgilenip dinlenme molalarında ona sırtımı dayamamı sağladı. Bana sürpriz pasta ayarlayıp beni mutlu ettiler. Ekip üyelerinden Mustafa Çürükoğlu, Hilal Pilli, grubun genç üyeleri Mehmet Koru, Bensu Koçak, Özlem Ersoy, Nebile Kunna, Kemal Yazdın, Ahmet Yazgın ve Aykut Türk’e… Yolunuz açık olsun… Size güzel ve keyifli turlar dilerim. Aranızda olmak güzeldi... Fırsat buldukça sizlere katılacağım… Sevgili dostlar hala bisiklet sürmemişseniz yollarda, hemen bir bisiklet edinip başlayın vazgeçemeyeceksiniz eminim.





AHMET USTAOĞLU


“Kavafis’in dediği gibi, bu şehir arkandan gelecek”

“Bisiklet hem spordur, hem yardımlaşmadır, hem çevreyi, doğayı tanımadır. Dünyanın genelinde bir yeşile, doğaya dönüş var aslında. Bisiklet de bana göre doğayla bütünleşmede bir araçtır”

“Kuzey tarafta bisiklet yolu bir tek Girne’de Girne -Ayyorgi yolunda var. O da çok kısa bir mesafedir. Güneyde bir çok bölgede bisiklet yolları vardır.”

·        F.U: Kimdir Ahmet Ustaoğlu?

·        A.U: Baf Kasaba doğumluyum. İlkokulu Baf’ta bitirdim. Ahmet Nejdet (luky) ‘in oğluyum. Ben hep ilklerin ve sonların adamıyım. Baf ilkokulunun son mezunlarıyız. Kurtuluş Lisesi’nin ilk öğrencileri bizleriz. Orta okul-lise ayrılmadan önceki son mezunları da bizleriz. İstanbul’da Denizcilik okulunun son mezunları bizleriz. Bizden sonra askeriyeye bağlandı ve adı değişti. Gemilerde çalıştım. Birçok ülke gezdim. 5 sene Nijerya’da kaldım. Kavafis’in meşhur şiirinde dediği gibi “Bu şehir arkandan gelecek’’. Ve her gittiğim yerde bu şehir arkamdan geldi. Sonra adaya döndüm.

 

·        F.U: Bisiklet sürmeye nasıl başladınız?

·        A.U: 5 yıl önce Türkiye’den bir arkadaşımız gelmişti ve 1980 mezunları toplanıp bir yerde yemek yemeğe gittik. Ve restoranın içerisinde gezerken duvarda asılı duran 28’lik bir bisiklet gördüm ve dedemin bisikleti dedim. Orda bulunan bir arkadaşım ‘’her hafta biz bisiklet sürmeye gideriz bize katıl’’ dedi ve ben de onlara katıldım. Tabi daha önce de bisiklet sürerdim fakat böyle toplu halde sürmemiştim.

 

·        F.U: Sana göre bisiklet sürmenin anlamı nedir?

·        A.U: Bisiklet hem spordur, hem yardımlaşmadır, hem çevreyi, doğayı tanımadır. Dünyanın genelinde bir yeşile, doğaya dönüş var aslında. Bisiklet de bana göre doğayla bütünleşmede bir araçtır.

 

·        F.U: Şu an birlikte olduğunuz grup nasıl oluştu?

·        A.U: Daha önce başka bir arkadaşın grubunda bisiklet sürüyorduk o gruptan ayrıldık ve kendi grubumuzu oluşturduk. Onlar profesyoneldi, bizler daha amatör bir grubuz. Grubumuzun en önemli özelliği fazla kural koymadık. Ama kural koymadık derken bisikletin gerektirdiği ve güvenlik açısından kurallarımız var. Daha esnek bir grubuz. Hayatı seven insanlarız. Bizimle tura katılan bir daha bizden ayrılamaz. Amacımız keyifli bir Pazar geçirmektir.

 

·        F.U: Bisikletle nereleri gezdiniz?

·        A.U: Kıbrıs’ın hemen hemen her tarafını gezdik. Sınır üstünde mesela Katolik kilisesi var. Orda 100 senelik de bir ağaç var. İnanılmaz bir kilisedir orası. Görmediğimiz bilmediğimiz ne kadar tarihi yer varmış meğerse. Bu turlarımız sayesinde buraları gördük. Hemen hemen her bölgemizi gezdik ama daha gezmediğimiz köylerimiz var. Son zamanlarda güney Kıbrıs’ta parkur ayarlıyoruz. Mesela 2-3 hafta önce Baf’ta bisiklet sürdük. Doğduğumuz yerleri gezdik duygulandık, ağladık.

 

·        F.U: Yollar bizim tarafta bisikletler için uygun mu? Güney ile kıyaslarsak nasıl?

·        A.U: Bisiklet yollarının olması çok güzel olurdu ama bizi etkileyen en önemli unsur trafiktir. Bu nedenle trafiğin az olduğu köyleri tercih ediyoruz. Kuzey tarafta bisiklet yolu bir tek Girne’de Girne -Ayyorgi yolunda var. O da çok kısa bir mesafedir. Güneyde bir çok bölgede bisiklet yolları vardır.

 

·        F.U: En çok etkilendiğiniz ve bisiklet sürmekten keyif aldığınız parkur neresiydi?

·        A.U: Esentepe,  Ayguruş. Dağlardan manzarayı kuşbakışı izlemek harikaydı.  Bisikletle gezerken doğayla iç içesiniz yolları, taşları, toprağı, bitkileri görebiliyorsun. Bin bir çeşit bitki ve canlı görebiliyoruz. Biyolog, arkeolog arkadaşlarımız var grubumuzda onlar bize bitkiler, ağaçlar ve canlılar hakkında bilgiler de veriyorlar. Tarihi yerleri gezerken o bölge hakkında bilgisi olan bize bilgi verebiliyor.

 

·        F.U: Grubunuzda gözlemlediğim birbirinizle iyi anlaşıyorsunuz. Dışarıdan biri girdiği zaman size ayak uydurabiliyor mu? Çünkü siz sadece bisiklet sürüp dağılmıyorsunuz. Birlikte yemek yeyip eğleniyorsunuz da

·        A.U: Bize katılmak isteyen kişiler genellikle tanıdıklarımız oluyor zaten. Bize uyum sağlayamayan bir daha katılmıyor ama genellikle böyle bir şey yaşamadık. Genelde biri katılmak istediğinde grubun kurucu üyeleri var onlara genellikle danışırız. Mesela siz geleceğinizde kimseye danışmadım çünkü sizi grup üyeleri tanıyor.

 

·        F.U: Grubun amacı ekibinize çok kişinin katılması değil mi? Bu yüzden de duyuru yapmıyorsunuz?

·        A.U: Evet. Ekibimiz bir ailedir. Bizim grubumuzda çocuklar da var ve yabancı olanları seçerek alıyoruz aramıza. Herkese açık olmayan bir kapalı grubumuz var, bir sosyal paylaşım sitesinde. Grup üyelerimize oradan bildiriyoruz o haftaki turumuzu buluşma yerimizi.


“RUHUNUZ İYİLEŞİYOR”

·        F.U: Giderek bisiklet kullanımında bir artış gözlemliyorum ben doğru mu sizce? Sizler de rol modeli oluyorsunuz bence?

·        A.U: Evet. Doğrudur. Giderek de artacak. Hem daha sağlıklı, hem daha ekonomik. Sadece biz değil bizden önce başka gruplar da vardı. Biz amatör bir grubuz. Şirket değiliz. Herkesin kendi bisikleti var. Katılmak isteyip de bisikleti olmayanlara temin ediyoruz ama bizde bisiklet yok, başka yerlerden temin ediyoruz. 20 TL gibi cüzi bir miktara. Bisiklet sürmenin en güzel yani ruhunuzu iyileştiriyor.

 

·        F.U: Hangi bölgeye gidileceğine kim karar veriyor? Ya da neye göre belirliyorsunuz gidilecek yerleri?

·        A.U: Gidilmesini istediği yerler olan fikrini söyler grup üyelerinin oylamasına sunulur, kabul edilirse parkur ayarlanır ve gerekli ayarlamalar yapılır.

 

·        F.U: Bisiklette en sevdiğin şey nedir?

·        A.U:Bisiklette en beğendiğim şey grup halinde yapılan bir spor olmakla beraber aslında yalnızsın. Grubun içinde fakat tek başınasın. Yani spor yaparken aynı zamanda da ruhunu dinlendiriyorsun. Terapi gibi.

 

·        F.U: Bisiklet de dikkat ettiğim en önemli şey denge meselesi. Dengeni bozduğun an düşersin. Ya da enerjini doğru kullanmazsan tükenirsin. Doğru mu sizce?

·        A.U: Kesinlikle hatta ben bisiklet sürmeyi hayata benzetirim. İnişleri yokuşlarıyla hayatı hatırlatır bana. Dengede durmazsan yıkılırsın yere. Tıpkı hayattaki gibi.

 





NEBİLE KUNNA



“Hem spor ve eğlence, hem de dostluk”

 

·        F.U: Kendini tanıtır mısın?

·        N.K: Adım Nebile Kunna. Geçitkale’de ikamet ediyorum. 28 yaşındayım. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunuyum. Atatürk Öğretmen Akademisinde pedagoji eğitimi aldım. 1 yıla yakın Avustralya’ da İngilizce eğitimi aldım. 5 aydır Kıbrıs’tayım. Özel bir şirkette çalışmaktayım.

 

·        F.U: Kaç yıldır bisiklet kullanıyorsunuz?

·        N.K: 2009 yılından beri bisiklet kullanıyorum.

 

·        F.U: Bu grupla birlikte ne kadar zamandır bisiklet kullanıyorsun?

·        N.K: Bu ekiple Kıbrıs’a döndüğümden beri yani yaklaşık 5 aydır bisiklet sürüyorum.

 

·        F.U: Ekibin her Pazar hangi bölgeye gideceğini karar verenlerden birisin sanırım? Organizatörsün de aynı zamanda değil mi?

·        N.K: Gidilecek bölge benim bildiğim bölge ise organizasyonu yapıyorum. Bu ekipteki herkes için geçerli bu. Kimin bölgesi ise yolları, parkuru en iyi bilen öncülük eder. Parkurunu ona göre hazırlıyor. Ben de bir kez parkur hazırladım.

 

·        F.U: Parkur hazırlamak nedir?

·        N.K:Yani o bölgede gidilebilecek güzergahı belirlemek. Görülebilecek tarihi yerleri belirlemek. Nerelerde dinlenilebileceğini belirlemek gibi. Yemek yenebilecek yeri ayarlamak da o sürüşteki organizatörün işidir. Genellikle parkura başlarız ve belirlediğimiz parkuru tamamladıktan sonra yemek yeyip müzik eşliğinde kendi aramızda eğleniriz. Ama bazen de bugünkü gibi öğle arasında ara verip yemek yiyerek, biraz dinlendikten sonra parkurumuzu tamamlarız.

 

·        F.U: Sizin grubun amacı sadece spor değil yani?

·        N.K: Kesinlikle biz hem spor yapıyoruz, hem keyifli yemek yeyip, içkilerimizi içip  eğleniyoruz, tarihi yerleri geziyoruz, fotoğraf meraklılarımız var fotoğraf çekiyoruz..

 

·        F.U: Bisiklet sporunun sana kazandırdıkları nelerdir?

·        N.K: Hem spor yapıyorum, hem eğleniyorum, hem de çok güzel dostluklar kazandım. Bu grupla sadece bisiklette değil diğer zamanlarda da buluşup eğleniyoruz.

 

·        F.U: Aranıza katılanlar oluyor mu yoksa hep ekibiniz aynı kişilerden mi oluşuyor?

·        N.K: Çekirdek ekibimiz genelde değişmez ama bazen arkadaşlarını getiren de oluyor. Hemen hemen her hafta 1-2 yeni katılan olabiliyor. Yabancı kimsenin tanımadığı kişiler olmuyor, ekip arkadaşlarımızın arkadaşları olabiliyor. Benim şahsi fikrim herkesle birlikte bisiklet sürülemeyeceğidir. Herkesle arkadaşlık yapılamayacağı gibi.

 

·        F.U: Her parkurda aşağı-yukarı kaç kilometrelik yol kat edersiniz?

·        N.K: Her turumuzda aşağı-yukarı 45-50 km yol gidiyoruz. Bazı hafta festivaller olduğunda mesela, festival alanında  fazla zaman geçirip yolu kısaltabiliyoruz. Ya da bazen daha uzun gidebiliyoruz.




 


DR. MEHMET YAVUZ SELHANOĞLU


“33 yıldan sonra adaya döndüm”

 

·        F.U: Kendinizi biraz tanıtır mısınız?

·        M.Y.S: 25 yıllık doktorum, Üroloji Uzmanıyım. 3 aydan beri Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nde çalışıyorum. 33 yıl İstanbul’da kaldıktan sonra adaya dönüş yaptım 3 yıl önce.

 

·        F.U: Bu ekiple nasıl tanıştınız? Bisiklete nasıl başladınız?

·        M.Y.S: Hastanede çalışan bir arkadaşım tavsiyesiyle bu ekiple tanıştım. 30-40 sene bisiklet sürmemiştim. Bu ekiple başladım. Çok sevdim. Kıbrıs’ta görmediğim ve bilmediğim birçok yer gördüm. Tarihi- turistik yerleri tanıdım.

 

·        F.U: En çok beğendiğiniz bölgemiz neresi? Sizi en çok neresi etkiledi?

·        M.Y.S:Özellikle sahil yerlerimiz çok güzel. Fakat gezerken de üzüldüğümüz anlar oldu. Çok güzel tarihi yerler, mekanlarımız var ama terk edilmiş; restore edilmemiş, korunmamış. Buralar restore edilse turistik yerler olarak kullanılabilecek. Mesela Bellapais’te çok eski bir kilise 2 gönüllü tarafından restore edilmiş ama anahtar onların elinde ve görebilmek için onların açması gerekiyor.

 

·        F.U: Uzun zamandır ada dışında yaşadığınızdan bir çok yeri tam olarak göremediniz sanırım. Tekrar gezmek hem de bisiklet turlarıyla keyifli olsa gerek. Neler hissettiniz gezerken?

·        M.Y.S: Tarihi ve turistik yerlerimizi görmek çok güzel ama sanırım en büyük eksikliğimiz bu tarihi yerlerin hikayelerini tam olarak öğrenememek. Gidilecek tarihi yerler hakkında her hafta biri çalıştığı o hafta bize oranın tarihini anlatsa sanırım daha keyifli olacak. Çok yeni bir grubuz daha tam olarak bunu planlayamadık ama ileriki zamanlarda bunu da yapacağız diye düşünüyorum.

 

·        F.U: Eğlenceli bir ekipsiniz siz de eğleniyor musunuz?

·        M.Y.S: Kesinlikle. Eğlenmesek sanırım bu grupla devam etmezdik. Bizim amacımız hem spor yapmak, hem tarihi mekanları, köylerimizi, bölgelerimizi görmek ve bilgi edinmek, hem de sosyalleşmektir. Tabi ki bunları yaparken de eğleniyoruz. Yalnız biz bunu sadece Pazar günü ile sınırlamıyoruz. Grubumuz diğer zamanlarda da buluşup vakit geçirebiliyoruz.

 

·        F.U: Bisikletin hayatınıza kattığı olumlu yanlar var mı?

·        M.Y.S: Sağlık açısından bakarsak farklılıklar oldu mesela kondisyonumda ilerleme oldu. 65 km yol kat ettiğimiz oldu mesela bu da kondisyon gerektirir. Sağlığımın olumlu yönde geliştiğini düşünüyorum. Sosyalleşmemiz açısından da bisikletin önemli bir rolü var.

 

·        F.U: Bisiklet konusunda insanlara söylemek istedikleriniz var mı?

·        M.Y.S: Bisiklet sporu aslında çok külfeti olan bir spor değildir. Sadece bir bisiklet edinmek gerekir. Yoksa da kiralanabiliyor. Herkesin yapmasını tavsiye ederim. Tek eksiğimiz bisiklet yollarının olmamasıdır. Güneye baktığımızda daha sık görebiliyoruz bisiklet yollarını. Bizde de geliştirilebilir.





EBRU BULANCAK


“Eşim ve çocuklarımla birlikte sürüyoruz”

·        F.U: Ebru bize kendini tanıtır mısın?

·        E.B: 35 yaşındayım, evliyim ve iki çocuğum var. Biri 12 yaşında diğeri 4 yaşında. Bisiklet turlarına eşim ve çocuklarımla birlikte katılıyorum. Bugün yalnız katıldım ama genellikle ailece katılıyoruz. 12 yaşındaki kızım kendi sürer fakat 4 yaşındaki kızım için eşimin bisikletinin arkasında oturak gibi bir apart var, onu oraya yerleştirip sürüyoruz.

 

·        F.U: Bu ekibe katılmadan önce bisiklet sürer miydiniz?

·        E.B: Evet ben Gaziveren köyünde yaşıyorum ve köyde genellikle bisiklet kullanırdım. Bu ekibe 2 ay önce katıldım. Çok seviyorum bisikleti ve ailemle yaptığım bir spor olduğu için de çok daha fazla seviyorum.  

 

·        F.U: 2  aydır ekibe katıldığın halde bayağı deneyimlisin ve performansın da çok iyi? Neye borçlusun bunu?

·        E.B: Sanırım daha önceleri köyde bisiklet sürmem ve sporcu alt yapımın olmasından kaynaklanıyor. Ben hem atletizm hem de voleybol ile uğraştım uzun yıllar, ondan olsa gerek.

 

·        F.U: Bisiklette bazı kurallar var! Mesela yolun durumuna göre vites ayarlaması yapmak. Enerjini ve nefesini doğru kullanmak gibi. Bunları nasıl öğreniyorsunuz?

·        E.B:Bisikleti grupla birlikte sürerek öğreniyorsunuz. Ayrıca daha deneyimliler yeni başlayanlara yol gösterebiliyor ama en güzeli yolda öğrenmektir sürerken yani.

 

·        F.U: En çok zorlandığın parkur neresiydi?

·        E.B: Kırnı. Düz yol nerdeyse yoktur. Genellikle o yol hep yokuştu.

 

·        F.U: En keyif aldığın bölge neresiydi?

·        E.B:Güzelyurt, Bostancı. Yani bölgemiz oluşu bir de yolun düz olması keyifliydi.

 

·        F.U: Toplum olarak yürümekten ve hareket etmekten korkan bir topluluk olduk? Bu konuda ne söylemek istersin?

·        E.B: Evet, maalesef her yere arabayla gider olduk. Oysa bisiklet hem pratik, hem ekonomik, hem de park sorunu yaşamamak açısından da çok kullanışlı bir araçtır. Ben mesela köyde her yere bisikletle gidiyorum. Güzelyurt’ta işe başlama durumum olacak. 2. Bisikletimi Güzelyurt’ta bırakmayı düşünüyorum. Orada da bisikletle dolaşabilmek için. Olabildiğince her yere bisikletle gitmek istiyorum.

 

·        F.U: Çocuklarına da çok güzel örnek oluyorsun değil mi?

·        E.B: Evet, büyük çocuğumda seviyor ama küçük çocuğum çok daha meraklı. Sadece çocuklarıma değil köyde ilk kullanmaya başladığım zaman herkes beni eleştirirdi şimdi ise bisiklet sürenler artmaya başladı ve giderek de artacağını düşünüyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 794 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler