1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ON YIL SONRA YENİDEN: 'AÇIK!..'
ON YIL SONRA YENİDEN: AÇIK!..

ON YIL SONRA YENİDEN: 'AÇIK!..'

2002 yerel seçimler öncesi ülkede genel durum ve şartlar: Bankalar batmış, yurttaşın paraları bankalarda buharlaşmış, ekonomi çökmüş, işsizlik artmış, 2000 yılında yeniden başlatılan ve Denktaş ile Clerides arasında doğrudan yapılan Kıbrıs sorunu görüşme

A+A-

 

 

 

2002 yerel seçimler öncesi ülkede genel durum ve şartlar: Bankalar batmış, yurttaşın paraları bankalarda buharlaşmış, ekonomi çökmüş, işsizlik artmış, 2000 yılında yeniden başlatılan ve Denktaş ile Clerides arasında doğrudan yapılan Kıbrıs sorunu görüşme süreci hiçbir ilerleme sağlamadan batağa saplanmış; Güney’e geçiş yok, yurtdışına göç çok… Yurttaşta geleceğe dair karamsarlık hakim…

Kuzey Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkler, hapishanenin tecrit hücresinde açlıktan ölüme mahkum edilmiş insanlar gibiydi. Denktaş ve UBP, Kıbrıslı Türkleri, Türkiye’nin rehinesi gibi teslim almış, statükonun ve kendi iktidarlarının, Türkiye tarafından finanse edilerek sürmesinden başka dertleri yoktu. Hükümet ortağı TKP ise iki cami arasında kalmış beynamaz gibi…

Dağınık halk hareketi başlamış… Öfkeli bankazedeler meclisi basmış, meclis sıralarının üstünde koşuşarak bakan avına çıkmış… Başbakan Eroğlu meclisteki odasına kapanıp kapısını da kilitlemiş, koruma polisleri kaçmış… Polis kalabalığı kontrolde zorlanıyor, asker imadada yetişmiş…

Öfkeli kalabalık, meclisin dördüncü partisi durumunda olan CTP’nin başkanı ve beş milletvekili tarafından yatıştırılabildi. Meclis boşaltıldı, durum sakinledi, bankazedelerin sorunlarının çözümü için muhalefetin de katkıları ile bir süreç başlatıldı… Ama ülke sosyo-politik ve sosyo-ekonomik olarak kaosta…

CTP, Kıbrıslı Türklerin varoluşunu tehdit eden bu kaostan çıkış ve sürdürülebilir yaşam için politikalar üretti; sivil toplum örgütleri ile stratejik işbirliği yaparak, halkın CTP’ye duyduğu güveni yükseltti. O döneme denk gelen 2002 yerel seçimlerde CTP, ana slogan olarak ‘Açık’ sözcüğünü seçti. Kıbrıslı Türklerin önünü açmak için, tıkanan ekonomiyi açmak için, duran pazar faaliyetlerini açmak için, tıkanan görüşme sürecini açmak için, Güney’le olan sınır kapılarını açmak için, Türkiye’nin emellerinin pranga mahkumları haline gelen Kıbrıslı Türklerin zincirlerini açmak için, CTP yeni bir düzen ve bu yeni düzeni kuracak politikalar ve programlar öneriyordu… Ve CTP Kıbrıslı Türklere de, “bütün tıkanıklıkları açmak için CTP’nin önünü açın” diyordu.  

Bu sırada, Lefkoşa Belediyesi seçimlerinin kampanya faaliyetleri için video film çekimi yapmak üzere, ekip ve başkan adayı ile meclis üyesi adayları Arasta’ya girdi. Çekilecek video filminin senaryosuna göre, kepenkleri kapalı üç arasta dükkanının kepenklerini başkan adayı açacaktı ve ‘Açacağız’ deyip, dükkan kapılarının üstüne ‘Açık’ levhası asacaktı. Yan yana ve faal olan üç tane dükkan bulmak kolay olmadı; kötü koşullardan dolayı kepenkler inmiş, dükkanlar kapanmış, dükkan sahipleri uğramaz olmuştu…

Aradan on yıl geçti… Arasta açıldı, kapılar açıldı, ekonomi 2005 – 2007 arası tavan yaptı, Kıbrıs görüşme sürecinin önü açıldı, Nisan 2004’de referanduma bile gidildi…

Şimdi, ne yazık ki, on yıl öncesinin koşullarına dönülmüştür… Bankazede yok ama UBP’zede oldu herkes… Ekonomi çökmüş, işsizlik artmış, yurtdışına göç yeni ivme kazanmış, Kıbrıslı Türkler gene Türkiye’nin rehinesi, prangalandı. Eroğlu ve UBP’nin, statükonun ve kendi iktidarlarının, Türkiye tarafından finanse edilerek sürmesinden başka dertleri yok… Kıbrıs sorunu görüşme süreci batağa saplandı, orta vade için umut yok… Tek fark, kapıların Güney’e açık olması, ama Güney de artık kendi keline merhem derdinde… Bir diğer farkı da unutmamak gerek aslın da; Kuzey Kıbrıs’a giren kontrolsüz nüfus akışının yarattığı sosyal huzursuzluk, can ve mal güvenliğinin iç tehdit altında olması…

Arasta’da gene kepenkler kapanmış; esnaf on yıl önceki durumda olsa razı olacak… Pazar faaliyetleri tıkanmış ve durmuş; müşteri yok, iş yok, satış bedellerinin tahsilatı geciktikçe gecikiyor. Hükümet kendi alacaklarına şahin, ödemelerine karabatak… Halden ne anlayan var, ne de bilen…

İş gene CTP’ye kaldı… On yıl sonra yeniden, ‘AÇIK’ sloganı ile Kıbrıslı Türklerin ve ülkenin tüm sorunlarını çözmek ve önünü açmak üzere yola çıkılmalı… Sivil toplumla sinerji yaratarak, Kıbrıslı Türklerin Kıbrıs adasında onurlu ve sürdürülebilir yaşam yaşayabilmesi için önünü ne tıkıyorsa, ne kapatıyorsa, gene ‘Açık – Açacağız’ diye politik eyleme geçme zamanı…

Biri çıkıp “Açılın, CTP geliyor!” demeli ve yurttaşı da heyecanlandırıp, “Açılın, CTP gene gelsin” dedirtebilmeli…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 810 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler