1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Ölümle burun buruna!
Ölümle burun buruna!

Ölümle burun buruna!

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu çalışanları, icra ettikleri hayati risk taşıyan mesleklerini ve işin zorluklarını anlattı.

A+A-

Elektrik Kurumu çalışanları, gece gündüz demeden, elektrik temini ve tadilatı için ölümle burun buruna çalışıyor… Kimi zaman yüksek gerilim hattında, kimi zaman yüksek voltajlı trafolarda, kimi zamansa santralde elektrikle uğraşıyorlar.

 Elektronik Mühendisi ve Bölüm Sorumlusu Şevket Nurak: “Personelin güvenli çalışması için büyük bir dikkatle çalışıyoruz”

Elektrik Kurumu çalışanları ne dedi?

 Elektronik Mühendisi Mehmet Öztoprak: “Aldığımız en büyük risk, aldığımız baskı sebebiyle işi hızla bitirmeye çalışmak”

 Elektrik Mühendisi Dündar Gürpınar: “Gece yarısı bile arıza varsa işe çağrılırız”

 Elektrik teknisyeni İslam Dağdur: “Kurum olarak tam 6 kişiyi çalışma esnasında yaşanan kaza nedeniyle kaybettik”

 Elektrik teknikeri Halil Tuğaç: “Hava koşulları fark etmeksizin, elektrik temini veya arıza tadilatı için hep dışarıdayız”

 Elektrik teknisyeni Özgür Tepeli: “Sabah neye uyandığımızı hiçbir zaman bilemeyiz”

 Elektrik teknisyeni Tarkan Çobanoğlu: “Her zaman aşırı dikkatli olmalı, kendimizi korumak zorundayız”

Dila ŞİMŞEK
Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu çalışanları, icra ettikleri hayati risk taşıyan mesleklerini ve işin zorluklarını anlattı…
Sabahın erken saatlerinde göreve başlayan ve güne başladıklarında kendilerini neyin beklediğini hiçbir zaman bilmediklerini kaydeden çalışanlar, “Mesai saatimiz bittikten sonra, gece yarısı bile aransak, gidip arızayı tamir etmek zorundayız” şeklinde konuştu. 
Kışın soğuğunda, yazın sıcağında hep sahada, o gün belirlenen bölgede çalışan personel, kimi zaman yüksek direklerde, kimi zaman canlı hatlarda ve yüksek voltajda, büyük bir risk altında çalıştıklarına işaret etti. 
Kıb-tek çalışanları, kurumun şimdiye kadar çalışma esnasında yaşanan kazalarda 6 kişiyi yitirdiğini, kendilerini bekleyen tehlikenin ne zaman nereden geleceğini bilmediklerini söyledi.
Elektronik Mühendisleri, yeni sayaç takılması, projeler, sokak lambaları, hatlara temas eden ağaçların budanması, tadilat, onarım ve bakım gibi birçok sorumluluğun olduğuna dikkat çekti. 
Elektronik Mühendisi ve Bölüm Sorumlusu Şevket Nurak, “Personelin güvenli bir şekilde çalışmasından biz sorumluyuz. Bu çok büyük dikkat, sistemi çok iyi tanıma gerektirir ve oldukça da streslidir” şeklinde konuştu, yapılan bir hatanın, çalışanların emniyetine mâl olabileceğini aktardı. Bunun yanı sıra Elektronik Mühendisi Mehmet Öztoprak ise, olası bir elektrik kesintisinde halkın yarattığı baskının strese ve işi hızlandırmaya sebep olduğunu, bunun ise büyük bir risk taşıdığını ifade etti. 
Çalışma saatlerinin esnekliğine değinen Elektrik Mühendisi Dündar Gürpınar “Sabah 7:30’dan 16’ya kadar çalışsak da, bir arıza olduğunda, onarım gerektiğinde gecenin 3’ü bile olsa gelmek zorundayız” dedi.

Bir gün içinde neler yapıyorlar?
“Kimsenin dışarıya çıkmak istemeyeceği havalarda, sahadayız”

Kıb-tek teknisyenleri, bir günlerini YENİDÜZEN’e anlattı. Sabahın 7:30’unda kurumda olmak zorunda olan personeller, mühendislerin proje belirleyip organizasyonu yapmasından sonra, gecikmeden göreve gittiklerini belirtti. Güne uyandıklarında nereye gideceklerini ve neyle karşılaşacaklarını bilmeyen teknisyenler, gün içerisinde yemek yemelerinin bile işin durumuna bağlı olduğunu kaydetti. Canlı hatlarda, yüksek voltajlarda bile çalışmak zorunda olan personeller, “Gece gündüz demeden, bir arıza olduğunda neresi olursa olsun, halkı mağdur etmemek için gitmek zorundayız” dedi. Özellikle de doğal afet ve yangınlarda işlerinin daha da yoğunlaştığını ve zorlaştığını dile getiren personeller, “Kimsenin dışarıya çıkmak istemeyeceği havalarda, sahadayız” şeklinde konuştu. Yazın güneşin sıcağında, kışın ise şiddetli yağmur ve soğukta çalışan teknisyenler, direklerin tepesinde, kendilerini olabildiğince koruyarak, büyük bir dikkatle çalıştıklarını anlattı.

Elektronik Mühendisi ve Bölüm Sorumlusu Şevket Nurak:
 “Personelin güvenli çalışması için büyük bir dikkatle çalışıyoruz”

“Biz Lefkoşa bölge amirliğinde çalışıyoruz. Lefkoşa, şehir sınırı içerisinde, bu kadar büyük bir alanın yeni sayaç takılması, projeler, sokak lambaları, hatlara temas eden ağaçların budanması, tadilat, onarım ve bakımdan biz sorumluyuz. Oldukça büyük bir bölge ve en yoğun kullanıcının bulunduğu bir bölgeden bahsediyoruz. Birkaç belediyenin sorumlu olduğu alandan, biz kurum olarak tamamen sorumluyuz. Güne erkenden başlar, ne zaman bitireceğimizi bilmeyiz. Bu kış aylarında, herkes evde kapalı alanlarda dinlenirken bizim ‘hadi bugün gitmeyeyim’ deme şansımız yoktur ve mevcut izinlerimizi bile iptal etme durumunda kalırız. Özellikle geçtiğimiz sel felaketinde, durmadan yağmurun altında, izinli de olsak çalıştık. Yazda ise güneşin altında, doktorların 10 ve akşamüstü 4 arası dışarı çıkmayın uyarısına rağmen, sokaklardayız. Sabahları organizasyonu yapan, işin takibinde olan, personelin güvenli çalışmasına dikkat edip bunun denetimini yapan bir pozisyondayız. Personelin güvenli bir şekilde çalışması için tam gereken miktarda elektrik kesintisini de bizler yapıyoruz. Bunlar çok büyük dikkat, sistemi çok iyi tanıma gerektirir ve oldukça da streslidir. Çünkü yapacağımız bir hata, çalışanların emniyetine mâl olabilir.”

Elektronik Mühendisi Mehmet Öztoprak:
 “Aldığımız en büyük risk, aldığımız baskı sebebiyle işi hızla bitirmeye çalışmak”

“Bizim işimizin esas riski, bir elektrik arızası oluştuğunda veya tadilat için elektriği kesmemiz gerektiğinde, üzerimize halktan büyük bir baskı olması ve bu sebeple hızlı hareket etmeye çalışmamızdır. Hız da her zaman daha fazla risk doğurur. Bir kesinti olması, ya tadilat ya da arıza olduğu ve kurumun zaten hemen bunu düzeltmek için çalıştığı anlamına gelir. Ancak insanlar devamlı ne oldu ne zaman elektrik gelecek diye ararken, bu baskıyla iş yapmamız bizleri daha büyük bir strese sokar. Bizim diğer sektörlerdeki gibi, bekleme lüksümüz yoktur ve anında müdahale etmemiz gerekir, bunun yanı sıra çevreden de baskı görünce, her şeyi daha da hızlandırmaya çalışırken çok büyük bir riskin altına gireriz. Çok ciddi yaralanma, ölüme sebep olabilecek bir sektördeyiz. Bizim çok dikkatle çalışmamız gerekir çünkü bazı durumlarda elektrik kesmeden çalışmamız gerekir ve çok yüksek canlı hatlarda işlem yapabiliriz. Şiddetli bir yağmurda bir yıldırım bile düşebilir. Tahmin edilmez, görünmez bir kaza meydana gelebilir. Tüm bunlar insan üstünde ciddi bir stres yaratır ve ciddi riskleri olan bir sektördür. Bizim asıl amacımız arıza oluşmadan tespit edip gidermektir. Doğru yatırımlar ve özverili çalışma ile son yıllarda yaşanan elektrik kesintisinin ve süresinin oldukça azaldığına inanıyorum. Sorumlu olduğumuz alanın bu kadar büyük olması da yaşadığımız zorluklardan biridir. Geçtiğimiz yılda piyasada durgunluk olsa da, elektrik sektörü gelişmek zorunda olan bir kurum olduğu için enflasyon demeden iyileşmek zorundadır. Yangın, sel, doğal afette biz kurum olarak oradaki elektrik direklerini ve hatları kontrol edip müdahale etmemiz gerekir. Büyük bir özveri ile çalışıyoruz.”

Elektrik Mühendisi Dündar Gürpınar:
“Gece yarısı bile arıza varsa işe çağrılırız”

“Her gün, güne yeni bir proje ile başlarız. Arıza tespiti, tadilat, yeni tesis gibi birçok farklı projelerimiz vardır. Projelerin bitirilmesi ve şebekenin rahatlaması için çabalarız. Bizim işimiz, sabahın 7:30’unda başlayıp akşamüstü 4’te biter gibi görünse de, güne bağlı olarak işimiz saatlerce uzayabilir veya gece yarısı aranıp arıza için çağrılabiliriz. Şu anda ise bakım mevsimindeyiz ve bölge bölge gezerek bakım elektrik hatlarına ve direklere bakım yapılmasını sağlıyoruz.”

Elektrik teknisyeni İslam Dağdur:
“Kurum olarak tam 6 kişiyi, çalışma esnasında yaşanan kaza nedeniyle kaybettik”

“Ben teknisyen memur olarak çalışıyorum. Kablo ekibindeyim. Binlerce volt elektrikle çalışıyoruz. İşimizin en büyük tehlikesi ise, elektriğin görülmez risk olmasıdır. Sabahın erken saatlerinden, mesai bitimine kadar çalışsak da, mesai sonrası bir arızada işe gelip arıza düzeltilene kadar çabalamak zorundayız. Mesleğimizin yazı kışı, gecesi gündüzü yoktur. İnsanlar elektriksiz kalmasın diye, yeri ve saati fark etmeksizin arandığımız anda geliriz. Geçtiğimiz yılda, yer altı kablolarında o kadar bir yanma oldu ki, çok az ara ile 28 saat çalışmak zorunda kaldığımızı bilirim… İşimizi yaparken kahve içme lüksümüz yoktur, yemeği ise fırsat bulduğumuzda yiyebiliriz. Tabii ki mesleğimizin avantajları vardır ancak çok zor şartlar altında, hayati risk taşıyan bir iş mecra etmek gerçekten kolay değildir. Bizler kurum olarak tam 6 kişiyi, çalışma esnasında yaşanan kaza ile kaybettik. Direğin devrilip yere düşmesi ile 66 bin volt çalışırken bir anlık olayla hayatını yitiren arkadaşlarımız oldu. Sabah 7:30’da burada toplanıp, hemen bölgelere dağılmaya başlarız. İnsanlarımız elektrik kesildiğinde kurumu ve çalışanları, arkasında ne olduğunu bilmediği için suçlamaya başlar, ancak bir yerde elektrik kesintisi varsa, ya arızaya bağlıdır, ya da kurum başka bir işlem yapabilmek için bir süreliğine kesmek zorunda kalmıştır. Ancak ne yazık ki insanlarımız bunu bilmiyor.”

Elektrik teknikeri Halil Tuğaç:
 “Hava koşulları fark etmeksizin, elektrik temini veya arıza tadilatı için hep dışarıdayız”

“Bizim görevimiz şartlar ne olursa olsun, halka hizmet vermektir. Hava koşulları fark etmeksizin, elektrik temini veya arıza tadilatı için hep dışarıdayız. Maalesef, ofiste oturup dinlenme veya çay içip sohbet etme lüksü yok. Sorumlu mühendisimiz bize görevimizi verdikten sonra sabah erkenden çıkar, sahada çalışırız. En kötü havalarda bile veya yazda sıcağın altında, elektriği sağlamak için çabalarız.”
Elektrik teknisyeni Özgür Tepeli “Sabah neye uyandığımızı hiçbir zaman bilemeyiz”
“Her gün yapacağımız iş, bölge değişir. Tabii bunun ne gecesi ne gündüzü var… Sabah neye uyandığımızı bilmeyiz. O gün nereye gideceğiz, ne kadar kalacağız belli değildir, akşam için biz plan yaparken, bir arıza olursa iptal edip gitmemiz gerekir. Arıza gece üçte oluşursa, gece üçte çıkmak zorundayız. Geçtiğimiz günlerde su baskınları oldu, o hava koşullarında kimse çalışmak istemese de, bizler tüm gün boyunca o şiddetli yağmurun altında zor şartlar altında hem güvenlik önlemini sağlamak, hem de olası arızayı gidermek durumundaydık. Sosyal hayatımızdan ödün verdiğimiz çok olur… Fedakarlıklarla yapılan bir meslektir.”

Elektrik teknisyeni Tarkan Çobanoğlu:
 “Her zaman aşırı dikkatli olmalı, kendimizi korumak zorundayız”

“Bizim işimiz elektrik, ne sesi, ne görüntüsü var… Ne zaman nereden geleceği belli değil. Her zaman aşırı dikkatli olmalı, kendimizi korumak zorundayız. Her an korku içindeyiz. Bu dönemde biz elektrik direklerine bakım yaparız ki olası arızaları önleyebilelim. Saatimiz, yerimiz hiçbir zaman belli değildir. Sabah kalkıp geldiğimizde, bizi neyin beklediğini hiçbir zaman bilmeyiz. Kuzeyin bir ucundan diğer ucuna, her yere hizmet veriyoruz.”

Bu haber toplam 1461 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler