1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Ölüm ve siyaset
Ölüm ve siyaset

Ölüm ve siyaset

37 yaşındaki Musa Ersusoy’un fıtık ameliyatı için yatırıldığı devlet hastanesinde anestezi aşamasında fenalaşması ve hayata gözlerini yumması olayının geldiği noktaya bakar mısınız lütfen! Genç bir insanın beklenmeyen ölümü, bir siyasi parti içinde

A+A-

 

 

37 yaşındaki Musa Ersusoy’un fıtık ameliyatı için yatırıldığı devlet hastanesinde anestezi aşamasında fenalaşması ve hayata gözlerini yumması olayının geldiği noktaya bakar mısınız lütfen!

Genç bir insanın beklenmeyen ölümü, bir siyasi parti içindeki kamplaşmanın ‘malzemesi’ haline getirildi.

Bilerek mi, isteyerek mi böyle yapıldı, yoksa süreç kendiliğinden böyle bir havaya mı büründü?

Ne fark eder ki?

Bir ölüm olayının ‘koltuk yarışı’nda kullanılıyor olması, üzerinde konuşulması, yorumlar yapılması hiçbir ahlaki değer yargısına sığdırılamaz.

Eğer UBP’de kimin başkan seçileceği konusu geride gözü yaşlı bir aile, bir eş, iki de küçük çocuk bırakan Musa Ersusoy’un ölümü üzerinden yapılacak bir dalaşmayla belirlenecekse, eksik olsun!

Yazıklar olsun!

**

Toplumsal yozlaşmadan, maddi değerler için manevi değerlerin çiğnenmesinden ve bu gibi durumların yarattığı tiksintiden söz ediyorum sıklıkla...

Çünkü dürütslüğün yerini sahtekarlık, dobracılığın yerini ikiyüzlülük, mertliğin yerini yalakalık, ahlaklılığın yerini ahlaksızlık almışsa eğer, buna en yüksek perdeden ses çıkarılması gerektiğine inanıyorum.

İnsanı insan yapan değerler arasında ilkeleri de vardır.

Eğer ilkesizlik iktidara gelmişse, o tip insanlardan uzak durmak gerekir.

Çünkü ilkesizliğin sonu yoktur.

**

Meslekte de ilkeler önemlidir.

Bizim meslekte de öyle...

İlkeli gazeteciler ve yayın kuruluşları etik kurallara, özel hayatın gizliliğine, hukukun üstünlüğüne, cevap ve düzeltme hakkına özen gösterir.

İlkesizlerin öyle bir gailesi yoktur!

Acılar ve sevinçler, yani duygusal anlar her insanın yaşamında vardır.

İlkeli gazetecilik, acıların istismar edilmemesini emreder.

Aynen ırkçılığı, cinsel ayırımcılığı yasakladığı gibi...

İnsanların acıları üzerine yapılacak haberin reytingi bol olabilir.

Peki ya zararı?

Acı çeken insanların acısına kattığı acı?

Bunu hesaplayabilecek empati yeteneği ve ilkeli duruş yoksa ve ‘her yol mubahtır’ felsefesi hakimse eğer, bu tip gazetecilik düşman başına!..

**

Kendi mesleğimden örnek verdim ama ilkeli olmak her meslekte şart...

Acıların üzerine haber yapan gazeteciye, bunu yayımlayan medya organına nasıl kızıyorsam, acılar üzerine kurgulanan siyasete de aynı tepkiyi gösteririm.

O yüzden önce kendi mesleğime batırdım çuvaldızı...

Musa Ersusoy’un ailesinin çektikleri kendilerine yeter de artar bile...

Bu konuyu siyasete mahkum etmekten vazgeçin.

Lütfen!..

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 731 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler