1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÖLÜM ÜSTÜNDEN KURULTAY
ÖLÜM ÜSTÜNDEN KURULTAY

ÖLÜM ÜSTÜNDEN KURULTAY

Ölüm üzerinden siyaset yapmak yapabilmek bu ülkede geldiğimiz son noktadır. Düşünsenize; Henüz 37 yaşında bir kişi, kendi devlet kurumuna güveniyor ve ameliyat masasına yatıyor. Sonuçta sıradan bir fıtık ameliyatı… İşte o sıradan fıtık ameliyatı,

A+A-

 

Ölüm üzerinden siyaset yapmak yapabilmek bu ülkede geldiğimiz son noktadır.

Düşünsenize;

Henüz 37 yaşında bir kişi, kendi devlet kurumuna güveniyor ve ameliyat masasına yatıyor. Sonuçta sıradan bir fıtık ameliyatı…

İşte o sıradan fıtık ameliyatı, ölümle neticeleniyor. Yanlış anastezi teşhisi konuluyor.

Cezası 1 ay meslekten uzaklaştırma.

Günlerdir yaşanan bu dehşet ölüm karşısında acılı aileden de utanmadan, bir kurultay kavgasıdır gidiyor. Tabipler Odası Başkanı Erol Uçaner yaptı, ilk açıklamayı.

“Bu hastanede ameliyat yapılmaz, koşullar uygun değildir” dedi.

Kızılca kıyamet bu açıklamadan sonra koptu. Kurultay rakibi Sağlık Bakanı’nı karalama kampanyası olarak değerlendirildi konu.

Ardından, Hemşireler ve Ebeler Sendikası konuştu.

O da kurultay hesabı üzerinden kendi deyimleriyle ağzının payını verdi, Uçaner’e.  “Sırf kurultayda başarılı görünmesin diye Sağlık Bakanı’nın talepleri geri çevriliyor” dedi.

Hani bir kişi daha ölse, kurultay kesin İrsen Küçük’ün. Hastane koşulları biraz daha kötüleşse, biraz daha çoğalsa eksikler, Kaşif mağdur taraf olarak önde.

Yazık ki hikaye biraz bu yönde doğru kayıyor.

Bir ölüm üzerinden bu kadar ucuz siyaset yapılması, siyasetten öte, bir ölümün üstelik pisi pisine bir ölümün, bir partinin kurultay çekişmesine dönüştürülmesi ibretlik bir durumdur.

Ve işte siyaset bu durumda olduğu için, bugün en sıradan temel altyapı eksiklerini tartışıyoruz.

Ameliyat yapabilme koşullarının ne kadar olduğunu sorguluyoruz. Acil ameliyatlar yapılabilir ama acil olmayanlar için standartlar uygun değildir.

Sonuçta bir doktor için ameliyat aynı ameliyat. Gerekli teçhizat belli.

Bugün bu zamanda bunları tartışabiliyor olmak, gerçekten de bir hükümet başarısızlığından ziyade, toplum olarak nasıl bir yere geldiğimizin resmidir.

Bizim sağlık sistemimiz içindeki en önemli eksiklerden biri hasta haklarıdır. Hastanın sadece doktor seçme hakkı değil, doktordan bilgi alma hakkı da eksiktir.

Doktorun ise, sorumluluk alma alanı son derece dardır.

Örneğin hastaneye gidersiniz… Bir doktor gelir, size bakar, gece gitmişseniz genellikle standart bir iğne vurulur hemşire tarafından ve genellikle açıklama bile yapılmaz.

O doktoru tanımıyorsanız, bir daha ne size koyduğu teşhisi tam olarak öğrenebilirsiniz, ne verdiği ilacı anlarsınız, ne de doktoru olası bir yanlışlık karşısında sorumlu tutma hakkınız olur.

Oysa en sıradan hasta hakkı, teşhisi ve tedavisi ile ilgili bilgi alma hakkını gerektirir. Doktorun da koyduğu teşhisi, yazdığı ilacı kendi sorumluluğuna alma yükümlülüğü vardır.

Biz bu uğurda kaybettiğimiz yakınlarımızın acısına gömülüp, bunu bir kader gibi kabullendik yıllarca. Hakkını arayanlar da hukuk sistemi içinde yeterli vicdani hesaplaşmayı yaratamadılar, ne yazık ki.

Ama bir insanın ölümü üzerinden, bir partinin iç çekişmesinin şekillenmesi ayrı bir şey.

Bir devlet olsak, saygı uyandıran bir toplum olsak, bugün birileri çıkıp yaşananlardan dolayı özür diler, en azından konunun takipçisi olacağını söyler.

Dahası, böylesi bir acının hesaplaşma konusu yapılması karşısında, en azından yüzü kızarır.

Ama sanırım biz de toplum olarak gereken saygınlığı uyandıramadığımızdan kimse umursamıyor tepkilerimizi ya da duygu ve düşüncelerimizi.

Birkaç söz de hasta örgütlerine;

Ne yazık ki hasta örgütlerinin hekim sorumluluğunu ortaya serme konusunda bugüne kadar çekimser davranmışlardır. Bu konuda türlü örnekler varı.

Son olayda da 1 ay men cezası vererek, ellerini yıkayıp sorumluluğu mahkemeye atma yolunu tercih etti, örgütler.

Oysa bu kadar kolay olmamalı.

Sırf çağrı yapılarak yapısal sorunların çözülemeyeceği ortada. Sağlık alanında bu kadar geniş örgütlü yapılar daha etkin olabilmeli. Ve artık sadece sistem değil, sistemin içindekiler de sorgulanabilmeli.

Bunu örgütler yapamazsa, hesabı sorulamayan her ölüm yenisini çağırır.

Hesabı sorulamayan her eksik yeni eksikler ortaya çıkarırı.

İnsan hayatı bu kadar ucuz, bir toplum bu kadar saygısız olmamalı.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 631 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler