Olmaz

Olmaz

“Kayıp Yıldızlar” adı altında Sinem Baştaş ve Gürtap Davutoğlu “nefis” bir yazı dizisine imza atıyor. “Sporun temeli olan atletizmden” başlayarak, diğer branşlarda başarılı olmuş ve daha yolun başında spor hayatlarına

A+A-

 

 

 

“Kayıp Yıldızlar” adı altında Sinem Baştaş ve Gürtap Davutoğlu “nefis” bir yazı dizisine imza atıyor.

“Sporun temeli olan atletizmden” başlayarak, diğer branşlarda başarılı olmuş ve daha yolun başında spor hayatlarına nokta koyan kişilerle yüz yüze görüşüp, nedenlerini araştırıyorlar.

 

***

Atletizmde, Dilek İyihasırcı, Ömer Yalçıner, Ferhat Sakallı, Salih Kemaneciler, Eser Erçin’le yapılan röportajlarda ortaya çıkan sonuçlar bana göre ülke sporunun olduğu durumu gösterir.

Hatta daha ileri giderek bu sporcuların söylediklerini dikkate alırsa yetkililer, spor şuralarına bile gerek kalmaz.

Tümü de rekor kırmış, Türkiye ve üçüncü ülkelerde kürsüye çıkmış, Türkiye atletizm takımlarında koşmuş bu atletler, 26-27 yaşlarında sporu bırakmak zorunda bırakıldı.

İlgisizlik, sistemsizlik ve spordaki politikanın siyasetle paralel seyredip, devlet politikası haline gelmemesinin bedelini, büyük yetenekler ödedi.

Dilek, Ömer, Ferhat, Salih ve Eser ülkenin büyük yetenekleridir.

Daha doğrusu yetenekleriydiler…

Eğer gerçek değeri almış olsalardı, şu an Londra Olimpiyatları’na katılma hedefi olan Meliz’in yanında olacaklardı.

 

***

Lütfen biraz daha dikkatli ve ciddiyetle bakalım özelde atletizme genelde spora.

Bu noktada Atletizm Federasyonu’na da büyük görevler düşer. Son zamanlarda takımsal bazdaki düşüşe odaklanmalıdır, başkan Ersin Doğaç.

Meliz ve Yiğitcan olmasa, kamuoyunda atletizmin “A”sı bile olmayacağının farkına varmalıdır.

 

*** 

Kağıt üstündeki projeler güzel olabilir. Ağırlık salonları bu spora ivme de kazandırabilir düşüncesi bir yere kadar. Çünkü kağıt üstündeki atletizm gelişim projeleri veya ağırlık salonları yapma girişimleri sonuç verse de üstte yıldız parlamazsa olmaz.

Kişisel fikrim, yapılacak ağırlık salonu istenilen verimi sağlamayacak. Bu ülkede iki tane tartan pist varsa ve atletizm takımsal bazda yerlerde sürünüyorsa 100 tane de ağırlık salonu kurulsa ne yazar.

Bu sporun cazibesini artırmak, okullara, ailelere ve en önemlisi de siyasi makamlara atletizmin önemli olduğunu anlatmazsak, olmaz.

 

KAYA

İzlemedim ama kısmetse bugün izleme olanağı bulacağım, Voleybol Federasyonu Enver Kaya’nın BRT’de Raif Özgüren’in konuğu olduğu programı…

Güvenirliğine inandığım ve programı izleyen meslektaşlarımdan bazıları, Enver Kaya’nın spor basını cehaletle suçladığını, hodri meydan çektiğini söylediğini söyledi.

Bugün izleyip göreceğiz. Neler demiş voleybolun “patronu” Kaya.

Daha net ve sağlıklı bilgiyi izledikten sonra paylaşırız tabiî ki de Kaya önce işine bakmasın.  

Kaybolan voleybolu bulmasını beklerim. Yok olan enerjiyi yeniden hareketlendirmesini isterim.  

Asıp kesme, hodri meydan çekme sadece “dizi filmlerde”  olur. Her neyse, programla ilgili ve basına söyledikleri ile ilgili olarak net ve temiz bilgiyi bugün alacağız.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 391 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler