1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Olimpiyatlar... Ve biz...
Olimpiyatlar... Ve biz...

Olimpiyatlar... Ve biz...

Çok düşündüm. Eğer iyi bir atlet olsam... Yüz metreyi en iyi dereceyle koşsam, mesela!.. “Olimpiyat” şansım olsa.. Ve iki de alternatifim: - Ya Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında yarışacaksın... Ya da Kıbrıs Cumhuriyeti... Hangisini te

A+A-

 

 

 

Çok düşündüm.

Eğer iyi bir atlet olsam...

Yüz metreyi en iyi dereceyle koşsam, mesela!..

“Olimpiyat” şansım olsa..

Ve iki de alternatifim:

- Ya Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında yarışacaksın... Ya da Kıbrıs Cumhuriyeti...

Hangisini tercih ederdim?

Neyse...

Yanıtı, şimdilik kendime saklamak en iyisi..

 

***

Melis Redif, olimpiyatlarda “Türkiye Cumhuriyeti” adına yarışacak.

Biliyoruz ki, Melis’in ülkesi Türkiye değil...

Ama çok da sorun görmüyorum bunu. Önemli olan yarışması...

Çünkü, olimpiyatlarda, böylesi yüzlerce sporcu var.

Mesela Türkiye Basketbol Takımı’nda ilk kez forma giyen Quanitra Hollingsworth, Amerikalı...

Üstelik de Türkiye Bakanlar Kurulu “yıldırım hızıyla” vatandaş yapmış, sırf olimpiyatlarda forma giyebilsin diye...

Masa tenisinde, yine Türkiye takımında Çinli bir kız var mesela...

Elbette, diğer ülkelerde de pek çok böylesi “devşirme” sporcu...

 

***

Yine de “marazımız” şu ki, pek çok ülke “bayrağı” ile olimpiyatlarda...

Kıbrıs dahil...

Oysa Kıbrıslı Türkler, dışarıda...

Ve “sizin önünüz açık, geleceğiniz parlak” diyenlerin hiçbiri, “neden bizler sadece izleyiciyiz” sorusuna veremiyor bir yanıt...

Çünkü kendilerinin tuzu kuru...

 

***

Yine merak ettiğim şu!..

Eğer Melis, Türkiye değil de “Kıbrıs Cumhuriyeti” bayrağı altında yarışsaydı, ne olurdu toplumsal tepkimiz...

Nasıl bakardık?

Meseleyi yine “sportif” ölçüler içerisinde mi değerlendirirdik o zaman?

 


 

‘Kliniğinizi kapatmayınız ama tabelaları kaldırınız’

 

“Başbakanlığa” aday Ahmet Kaşif’in ilk açıklaması doğrusu beni tatmin etmedi...

Merak edilen sorular, yanıt bulamadı.

 

·        Kaşif, Türkiye’den gelen “ekonomik paketi” onaylıyor mu?

 

·        Özelleştirmelere taraf mı?

 

·        Yurttaşlık dağıtımına ‘dur’ diyecek mi?

 

·        Külliye, cami, ilahiyat gibi “müslümanlaştırma” projelerinden bir rahatsızlığı var mı?

 

·        Emekli yaşının yükseltilmesi, kamuda başlangıç maaşlarının geri çekilmesi, asgari ücretin yerinde sayması gibi konularda ne diyor?

Özetle, nedir Küçük’ten farkı?

 

***

Ve gelelim Kaşif’in “yönetim zihniyeti”ni anlamak açısından, asıl merak ettiğim konuya.

Hani sağlıkta, hekimlere ek iş imkanı veren yasa, Anayasa Mahkemesi’nden geri döndü ya...

Sağlık Bakanı Ahmet Kaşif bir gün devlet hastanesinde doktorları toplamış ve demiş ki;

“Anayasa Mahkemesi kararı ortada. Ama ben yine de kliniklerinizi kapatınız, demiyorum. En azından tabelalarınızı kaldırınız...”

Bu sözleri, dört beş farklı isimden doğrulattım... Ama asıl yanıtı Ahmet Kaşif’ten bekliyorum.

Bu yöntem bana biraz “idare-i maslahat” gibi geldi de!..

 

* (İdare-i Maslahat’ın sözlük anlamı: Bir işi, gerektiği gibi değil de günün şartlarına göre yapma tutumu)

 


 

“Zulüm tarlasında zulüm biter”

 

“Annesi İsmail Ağa’ya şöyle öğütler: ‘Bir de senden dileğim, oğlum, o kasabaya gidersen, o Ermenilerden kalma evleri, tarlaları kabul etme. Sahibi kaçmış yuvada, öteki kuş barınamaz. Yuva bozanın yuvası olmaz. Zulüm tarlasında zulüm biter.” (Yaşar Kemal, Yağmurcuk Kuşu, s.95.)

 


 

BAŞARI

 

Lefkoşa Kaymakamı açıkladı: Başardık!..

Neyi?

Gününde “maaş” ödemeyi!..

Gördünüz mü, bu iktidar döneminde, nelerin “başarı” olduğunu!..

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1057 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler