1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Olamaz mı? Olabilir
Olamaz mı? Olabilir

Olamaz mı? Olabilir

Hepimiz televizyonlarımızın karşısında Londra’daki olimpiyat oyunlarını büyük bir ilgi ile takip ediyoruz. 100 metre erkekler finalini gördün mü? Ampute atlet Pistorius’u duydun mu? Kısa mesafe yarışlarında Amerika’nın hegemonyası neden

A+A-

 

 

Hepimiz televizyonlarımızın karşısında Londra’daki olimpiyat oyunlarını büyük bir ilgi ile takip ediyoruz. 100 metre erkekler finalini gördün mü? Ampute atlet Pistorius’u duydun mu? Kısa mesafe yarışlarında Amerika’nın hegemonyası neden azalıyor? Gün içerisinde konuşulan konular bunlar çevremizde.

Bir de geçtiğimiz hafta Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı Dimitris Hristofyas 2016 Rio Olimpiyatları’na Kıbrıslı Türk – Rum beraber gideriz dileğinde bulunuyor. Bu çözümsüzlük ortamında böyle birşeyin olmayacağını kendisi de biliyor. Yakın gelecekte bir çözüm olacakmış gibi görünmese de çıkmayan candan ümit kesilmez, belki hayal gerçek olur, kim bilir.

Bunun yanında kısa bir süre sonra tamamlanacak Londra 2012’nin açılış seremonisi gerçekten güzeldi. Yüzlerce dünya ülkesi seremonide yer aldı. Tabi aralarında Bağımsız Olimpik Atletler de vardı. Ülkesinin siyasi durumu ve olimpiyat komitelerinin tanınmaması sonrası 4 atlet olimpiyat bayrağı altında yarışma başvurusu yaptı ve bu organizasyonda yer aldı. Açılış seremonisindeki keyiflerine diyecek yoktu. Bu keyifte de haklıydılar. Çünkü derece elde etmekten çok orada olmak önemli onlar için.

Hazır Türkiye 2020 olimpiyatlarına aday ülkeyken neden bizim ülkemizde bu doğrultuda bir çalışma yapılmasın? Adam akıllı bir spor politikasına sahip değiliz, bunda herkes hem fikir. Onlarca para futbola akıtılıyor. Çünkü dünyada vitrinde yer alan bir spor dalı. Günün sonunda dışa açılım futbolda çok zor görünüyor ancak bir atletizmde Bağımsız Olimpik Atlet örneği önümüzde. Spor Bakanı Kemal Dürüst, TC Spor Bakanı Suat Kılıç ile 2012 yılı başladı başlayalı sıkça görüşüyor. Bu konuda yapılacak bir çalıma ile bu konuyu gündeme getirebilir diye düşünüyorum. 8 senelik bir zaman diliminde ülkede yapılacak seçmeler ile küçük yaşta sporcular belirlenebilir. Spora katkı fonlarından, betlerden kazanılan paraların bir kısmı bu işe yatırılabilir. Türkiye’de gerçekleşecek resmi yarışlarda bu atletlerin deneyim kazanması sağlanabilir ve günün sonunda 2020’de en azından 1 ‘Bağımsız Olimpik Atlet’imiz olması dışa açılma yolunda önemli bir adım olabilir. Nasıl ki Türkiye adına yarışacak olan Meliz Redif, iyi veya kötü bir mutluluk yaratıyorsa, onun elde ettiği bu başarı 8 senelik plan ve program içerisinde teşvik nitelikli kullanılabilir. Neden böyle birşey olmasın? Bence güzel olur...

 

***

 

Kendi yağ, kendi ciğerimiz ve kendimize uyguladığımız ambargo

Ülkemiz futbol liglerinde yeni sezon hazırlıkları başladı. Süper, Birinci ve İkinci Lig’de yavaş yavaş takımlar sahaya iniyor. Mevcut kadro açısından gelecek sezon için hedefler belirleniyor, transfer çalışmaları maddi güç el verdikçe devam ediyor.

Yeni sezon arifesinde hazırlıklarına adam akıllı başlayamayan takımlar da var. Örneğin geçtiğimiz sezon Süper Lig ikincisi Mağusa Türk Gücü, yönetimin başı boşluğu nedeni ile hazırlıklarına ligin başlamasına iki aydan kısa bir süre kala futbolcuların kendi çabalarıyla başlıyorsa, bu düşündürücüdür.

Aynı şekilde geçtiğimiz sezon gösterdiği iyi performansla play-off maçları sonunda Süper Lig’e yeniden merhaba diyen Hamitköy, henüz başkan, yönetim kurulu bulamıyorsa, takımın başında bir teknik adam yoksa ve MTG gibi futbolcular kendi kendilerine çalışmaya başlıyorsa ciddi bir sıkıntı var demektir. Zaten ülkeye uygulanan ambargolardan dolayı kendi yağı ile kendi ciğerini kavurmaya çalışan bir niyetle sürdürülen sportif faaliyetlerden vitrinde olan futbolda bu sıkıntılar yaşanıyorsa, dışta ülkeye uygulandığı gibi içte de kendimize ambargo uyguluyoruz demektir. Yeni sezon öncesi böyle hazırlanıyorsa takımlar, kim bilir bizleri daha neler bekliyor. Hep birlikte göreceğiz…

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 557 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler