1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'OLACAK' DEMİŞTİ, OLDU
OLACAK DEMİŞTİ, OLDU

'OLACAK' DEMİŞTİ, OLDU

Meliz “İnanıyorum, olacak” demişti, şimdi Olimpiyatlar için gün sayıyor

A+A-

 

 

Türkiye Atletizm Milli Takımı ile dünyanın en önemli spor organizasyonlarından bir tanesi olan Olimpiyatlarda koşacak olan ülkemiz atletlerinden Meliz Redif, bu başarının haklı gururunu antrenörü Levent Ilgın ile birlikte yaşıyor. Mart ayında İstanbul’da düzenlenen Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda Londra’da düzenlenecek Olimpiyatlara katılma şansının devam ettiğini söyleyen Meliz “İnanıyorum, olacak” demişti, şimdi Olimpiyatlar için gün sayıyor

 

Burhan Gürkan

 

Mart ayında İstanbul’da düzenlenen Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda 400 metre branşında yarı final koşma başarısı gösteren Meliz Redif ile o zaman yaptığımız röportajda “Olimpiyatlarda koşma şansın devam ediyor mu?” diye sorduğumda, “Temmuza kadar şansımız var. İnanıyorum, olacak” demişti Meliz Redif ve bugün kendi branşı olmasa da Türkiye Milli Takımı, 4x400 metre bayrak takımı ile dünyanın en iyi 16 takımı arasına girerek bu başarısını gerçekleştirdi. 27 Temmuz’da başlayacak dünyanın en önemli spor organizasyonunda açılış seremonisinde yerini alacak, 11 Ağustos’ta takımı ile finale kalabilmek için piste çıkacak. Takımın Mayıs 2011 – Temmuz 2012 tarihleri arasında koştuğu en iyi iki derecenin ortalaması, Londra Olimpiyatları vizesini getirirken, daha önce Türkiye Atletizm Milli Takımı’nın Olimpiyatlarda 4x400 metre bayan bayrak takımı ile yer almaması, bu başarıyı bir o kadar daha önemli kılıyor. İşte bu önemli başarının mimarları Meliz Redif ve antrenörü Levent Ilgın ile birlikte eski yunanda yapılan ve 19’uncu yüzyıldan bu yana 4 yılda bir gerçekleşen önemli organizasyonu konuştuk.

 

Bir Kıbrıslı Türk olarak olimpiyatlara katılma başarısı elde ettin. Öncelikle duygularını alalım.

 

Meliz Redif: Şu an çok mutlu ve gururluyum. Daha önce verdiğim bir sözü yerine getirdiğim için de ayrıca mutluyum. Her sporcunun hayalidir olimpiyatta olmak. Tabii ki her antrenörün de hayalidir. Bu hayalimi gerçekleştirdiğim için de çok mutluyum. Bu duyguyu anlatamam, yaşamak lazım dersem doğru olur.

 

Olimpiyatlara katılacağınızı nerede ve nasıl öğrendin?

 

M.R: İlk olarak İzmir’de, Türkiye Atletizm Şampiyonası başlamadan önce öğrendim. İlk olarak Levent hocam bana söylemişti.

 

Levent Ilgın: Biz antrenörler olarak basından ve internet sayfasından takip ediyorduk. Helsinki’de gerçekleşen Avrupa Şampiyonası’ndan beridir takip ediyorduk. Helsinki’de bize söylemişlerdi, bu takımın Olimpiyatlara gitmesi için iyi koşması gerektiğini ve pozisyonumuzu kaybetmememiz gerektiğini. Sıralamada 15 veya 16’ncı olmanız fark etmez. Sonuç itibarı ile dünyanın en iyi 16 takımı arasındasınız ve olimpiyatlara gidiyorsunuz. Sonuçlar 3 Temmuz’da güncellenecekti ama 2 Temmuz gecesi yayınladılar ve ben orada öğrenmiştim sonucu.

 

Olimpiyatlarda Meliz’in antrenörü olarak yer alacaksınız. Sizin duygularınız neler?

 

L.I: Benim sporculuk ve antrenörlük kariyerimde bu başarı bir zirvedir. Bu hayal için mücadele ettim ve inandım. Meliz’de de bu ışığı ve azmi gördüğüm için bu zamana kadar bu noktaya kadar gelebildik. İlk etapta Londra’da olmaktı hedef. Bu çok önemli bir olaydır. Meliz’in Türkiye 4x400 metre bayrak takımına katkısı büyüktür. Türkiye’de 53 saniyenin altında koşan ilk kızdır. Takımın değişmez elemanlarından bir tanesidir.

 

Atletizme ilk başladığın zaman sana olimpiyatlarda koşacaksın diye söyleseler inanır mıydın?

 

M.R: Atletizme 15 yaşında başladım, şimdi 23 yaşındayım. Atletizme ilk başladığımda bana olimpiyatlarda koşacaksın diye sorsalar inanmazdım. Birkaç yıl ilerledikten sonra elde ettiğim başarıların ardından buna inanmaya başladım.

 

Son 2012 yılı içerisinde birçok önemli yarışta yer aldın. Mart ayında Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda yarı final koştun. Portekiz’de Avrupa Kulüpler Şampiyonası’nda yer aldın ve son olarak Helsinki’de Avrupa Şampiyonası’nda koştun. Önemli yarışlarda yer alan biri olarak Londra Olimpiyatları’ndan sonraki dönemde hedeflerin neler olacak?

 

M.R: Şu ana kadar ilerisini planlamadım. Olimpiyatlar tamamlandıktan sonra daha fazla düşüneceğim. Tabii ki genel olarak söyleyecek olursak şu anda olduğum durumdan çok daha fazla iyi bir durumda olmayı hedefliyorum. O yönde çalışmalarıma devam edeceğim. Ben bunu diliyorum.

 

L.I: Bu dilekleri yerine getirebilmek, başarabilmek için yardıma ihtiyacımız var. Bu yardım son dönemlerdeki gibi devam edecekse nasıl bir yol haritası çizeceğiz, ön göremiyoruz. Bu hedefleri yerine getirebilmek Kıbrıs’taki spora bakış açısı ile ilgilidir. Buna inanılması ve bunun için çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Ben antrenör olarak, siz basın olarak, devlet spor politikası olarak sporcunun daha iyi yerlere gelebilmesi için çalışmamız lazım.

 

Londra’da bir derece beklentiniz var mı?

 

L.I: Açıkcası orada bir derece beklentimiz yok. Bu aşamada olimpiyatlara katılmak önemliydi. Hedefimiz buydu. Takım olarak iyi bir başarı elde edebilir miyiz? Ben iyi bir performansla ilk 8’e, yani finale kalabileceklerine inanıyorum. İyi bir performans sergilerlerse, iyi bir bayrak değişimi yaşarlarsa önce Türkiye rekorunu kırıp, finale de kalabilirler. Finale kalırlarsa inanılmaz büyük bir başarı olur.

 

Aynı branşta yarıştığın, takip ettiğin dünyaca ünlü atletler var mı?

 

M.R: Başarılarından dolayı takip ettiğim Amerikalı atlet Sanya Richard Ross var. Dünya Salon Atletizm Şampiyonası’nda beraber koşma şansı yakaladım, inanılmaz bir duyguydu. Aynı zamanda Amerikalı atlet Allyson Felix var. Bu atletlerin istikrarları hoşuma gidiyor.

 

Destekçilerinize neler söylemek istersiniz?

 

M.R: Ben bu olimpiyatların çok güzel olacağına inanıyorum. Çok mutluyuz. Bizi izlesinler, Londra’da herşeyin çok güzel olacağına inanıyorum. Oradan da güzel haberlerimizi ulaştıracağız.

 

L.I: Zamanında ben de televizyonun karşısına geçip Olimpiyatları seyrederken gıpta ile bakardım ve kendimi her zaman orada hayal ederdim. Bu hayali gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. Bu başarı, halkımıza Meliz ile bir bütünleşme fırsatı yarattı ve bunu yaşıyorlar. Bir başkasını değil de kendi sporcularını izliyorlar artık.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 637 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler