1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Okurumuz Yunan kayıpların bulunmasını sağladı (2)
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Okurumuz Yunan kayıpların bulunmasını sağladı (2)

A+A-

OKURUMUZ ISRARLA BU BÖLGEDE ARAŞTIRMA YAPILMASINI TALEP EDİYORDU…

2007’de Kayıplar Komitesi’ne bu alanı gösterdikten sonra aradan üç yıl geçmesine karşın herhangi bir hareket görmeyen okurumuz huzursuz olmuş ve bu bölgenin araştırılmasında ısrarcı olmuştu.

O günlerde bu sayfalarda şöyle yazmıştık:

“Okurumuzun talebi: “Bu bölge iyice araştırılsın...”

Gönyeli-Kermiya-Yerolakko(Alayköy) arasındaki alanda, Yunan Alayı’nın bulunduğu bölgeden birkaç kilometre uzakta küçük bir çocukken oynarken bulduğu ve hatıra olarak sakladığı kemikleri 2007 yılında Kayıplar Komitesi’ne verilmek üzere bize teslim eden ve bizim de bu kemikleri Kayıplar Komitesi yetkililerine hemen aynı gün teslim ettiğimiz olayla ilgili olarak okurumuz, üç yıl aradan sonra, bizi tekrar bu kemikleri bulduğu alana götürdü.

Askeri bölge olmayan, sivillerin çöp döktüğü bir alan olan Kermiya-Gönyeli yöresindeki bu alanda, kuzeye bakan pek çok mevzi varmış okurum çocukken ve o günlerde bu mevzilerin çevresinde hatıra fotoğrafları çektirmiş, bölgede bulduğu bazı insan kemiklerini de alıp hatıra olarak evine götürmüş... Ağustos 2007’de biz “kayıp” Kıbrıslırumlar’a ait olduğu sanılan bu insan kemiklerini, o dönemin Kayıplar Komitesi yetkilisi Ahmet Erdengiz’e teslim etmiştik... Yapılan incelemede bu kemiklerin üç farklı “kayıp” şahsa ait kemikler olduğu Kayıplar Komitesi tarafından doğrulanmıştı...

Okurum o günlerde çok heyecanlıydı çünkü bu alanda pek çok kemik gördüğünü hatırlıyordu, yeri de göstermişti bize ve hemen bu alanda kazı yapılacağını sanmaktaydı... Arada bir beni arayıp “Galiba bizi ciddiye almadılar” diye düşkırıklığını ifade ediyordu...

Aradan üç yıl geçti... Dün okurumla tekrar bu alana gittik. Bana Kıbrıslırumlar’a ait mevzilerin kalıntılarını gösterdi...

“Bak bu mevziler yıkılmış ama ben çocukken bu mevzilerin yüzünün kuzeye baktığını hatırlarım... Bak burada da bir mevzi vardı” diyerek çeşitli mevzi yerlerini gösterdi bana...

Küçük bir derecikte insanların kafatası parçalarını gördüğünü de hatırlıyor bu okurum...

“Derenin içinde insanların kafatası parçaları vardı, bunu da çok iyi hatırlarım” diyor...

Bildiğim kadarıyla Kayıplar Komitesi henüz bu alanda herhangi bir kazı yapmamış, Kayıplar Komitesi araştırma görevlileri bu bölgeye gelecekleri zaman, üç yıl önce beni aramışlar ve onlara yolu tarif etmiştim... Bu gidişimde, okurumun “kayıp” şahıslara ait kemikleri bulduğu noktanın koordinatlarını da alıyorum... Bunları Kayıplar Komitesi yetkililerine sunacağım ki ileride bu alanda kazı yapacak olurlarsa, hangi noktaya bakmaları gerektiğini bilsinler, herhangi bir karışıklık olmasın...

Toz toprak içinde yol alıyoruz, her yana inşaat atıkları yığılmış...

Okurum bana tam arkamızda kalan, birkaç kilometre uzaktaki koruluğu işaret ediyor:

“Bak! İşte orası Yunan Alayı idi bir zaman, 1974’te... Bu bölgede çok şiddetli çarpışmalar olduydu...”

Durup fotoğraf çekiyorum... Okurum bana bu bölgenin askeri bir bölge olmadığını, sivil bir bölge olduğunu anlatıyor. Üç yıl önce bu alana geldiğim zaman, tepenin üstünde arı kovanları vardı – arı kovanları artık yok... Etrafta artık bol bol çöp var... İnşaat artığı var... Bir süre sonra burası da yeni bir Dikmen çöplüğüne dönüşürse hiç şaşmayacağım...

Okurum olağanüstü bir insan: Bundan tam 20 yıl önce çocukken keşfettiği, kemiklerin saçılı durduğu bir alanın iyice araştırılması için ısrarla takibini yapıyor, bu insani yaklaşımıyla, pek çok “kayıp” ailesinin huzura kavuşacağına inanıyor... Küçük bir çocukken “hatıra” olarak aldığı kemikleri iade etmekle kalmıyor, bu kemikleri nerede bulduğunu gösteriyor ve Kayıplar Komitesi’nin bu bölgeyi çok ayrıntılı biçimde araştırması için ısrarla takibini de yapıyor.

Bu olağanüstü okuruma sonsuz teşekkürler...

(YENİDÜZEN – Kıbrıs: Anlatılmamış Öyküler - 20.5.2010).”

---------

2010a.jpg

KAZILARA EYLÜL 2012’DE BAŞLANMIŞTI…

Okurumuzun 2007 yılında göstermiş olduğu alanda kazılara tam beş yıl sonra 2012’de başlanmıştı.

O günlerde bu sayfalarda şöyle yazmıştık:

“22 yıl önce bir çocuğun keşfettiği olası toplu mezarda kazılara başlandı...

Kermiya’da kazı yapılıyor...

22 yıl önce bir çocuğun keşfettiği olası toplu mezarda Kayıplar Komitesi kazı başlattı. Kermiya bölgesinde bulunan bu yeri bir Kıbrıslıtürk çocuk ilk kez bundan 22 yıl önce keşfetmiş, burada bulunan insan kemikleriyle hatıra fotoğrafları çektirmiş, bazı kemikleri de “hatıra” olarak almıştı.

Bundan beş yıl önce yani 14 Ağustos 2007’de bu olası toplu mezardan “hatıra” olarak almış olduğu kemikleri bize teslim eden sözkonusu Kıbrıslıtürk şahidin verdiği bu insan kemiklerini biz de aynı gün Kayıplar Komitesi’nin o dönemki Kıbrıslıtürk Üye Yardımcısı Ahmet Erdengiz’in ofisine teslim etmiştik.

Sözkonusu insan kemiklerin üç farklı şahsa ait olduğu belirlenmişti. Bacak kemiklerinde gömülü kurşunlar da bulunmaktaydı. 1974’te bu bölgede şiddetli çarpışmalar yaşanmıştı. Ancak bu insan kemikleri çok uzun süre hava koşullarına maruz kaldığı için, yeterli DNA vermemişti. Belki gelecekte DNA teknolojisinin gelişmesiyle birlikte veya Bosna-Hersek’teki Uluslararası Kayıp Şahıslar Komitesi’nin laboratuvarında, sözkonusu insan  kemiklerinin kimlere ait olduğu DNA testleriyle ortaya çıkarılabilir.

Sözkonusu olası toplu mezar yerini beş yıl önce Kayıplar Komitesi araştırma görevlilerine göstermiştik. Bundan sonra birkaç kez daha bizden bu yeri göstermemiz istenmiş ve bu bölgede çok sayıda insan kemiği bulunduğunu gören ve bunların fotoğraflarını çekmiş olan Kıbrıslıtürk şahitle birlikte, birkaç kez daha sözkonusu alanı Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum yetkililerine göstermiştik.

26 Mayıs 2010 tarihinde Kayıplar Komitesi’nde o dönem Kıbrıslıtürk Üye Yardımcısı olarak görev yapan Uğur Umar, Kıbrıslırum Üye Yardımcısı Ksenofon Kallis ve Kayıplar Komitesi Kazılar Koordinatörü Okan Oktay’la birlikte bir kez daha bu yeri göstermiştik. 26 Mayıs 2010 tarihinde bu bölgeye Kayıplar Komitesi yetkilileriyle birlikte yaptığımız ziyarette, burada başka bazı kemikler daha yetkililer tarafından bulunduğumuz alanda bulunmuş ve bunlardan birisinin insan kemiği olduğu, Kazılar Koordinatörü Okan Oktay tarafından belirlenmişti.

Geçtiğimiz haftalarda (2012) bir kez daha Kıbrıslıtürk şahitle birlikte aynı yeri Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üye Yardımcısı Murat Soysal ile Kazılar Koordinatörü Okan Oktay’a gösterdik.

Şimdi Kayıplar Komitesi yetkilileri, bu alana işaret edişimizden tam beş yıl sonra, burada kazı başlatmış bulunuyorlar. Kayıplar Komitesi’ne bu alanda kazı başlatmış olduğu için, bize bu yeri gösteren ve alandan çektiği fotoğrafları ve buradan “hatıra” olarak almış olduğu insan kemiklerini beş yıl önce iade eden Kıbrıslıtürk şahidin yapmış olduğu bu insani hareket için sonsuz teşekkürler.

Kayıplar Komitesi’nin bu hafta başında bu alanda başlattığı kazıda, birkaç insan kemiğine de rastladığını öğrendik.

Kayıplar Komitesi’nin kazı ekibine “Kolay gelsin, kazasız belasız kazılar diliyoruz” diyoruz.

BAŞKA İHBARLAR

2007 yılında genel olarak bu bölgeyle ilgili olarak bir başka okurumuz ise şu ihbarı yapmıştı:

 “Ben Gönyelili’yim. 1974 savaşının hemen sonrasında ovalarda dolaşırken bazı ölüler görmüştüm. Bunlar parçalanmışlardı. Mesela eller, ayaklar vardı. Belli ki askerlerdi çünkü üniforma giymişlerdi. Söylediğim yer, Omorfo yolunda, Vedat Benzinci’nin arkasında kalır. 500 metre kadar ileride bir koruluk var – Gönyeli’ye daha yakın olan bölgede bir dere vardı ve bu gördüklerim derenin içindeydi.”

(YENİDÜZEN – Kıbrıs: Anlatılmamış Öyküler - 27.9.2012)”

Bir kez daha okurumuza sonsuz teşekkürler derken, Kayıplar Komitesi yetkililerine de yıllar içerisinde pek çok kez göstermiş olduğumuz bu alanda kazılar yapmaları, DNA testleriyle kimlik tespitleri yapmaları nedeniyle çok teşekkür ediyoruz.

Yunan “kayıp” ailelerinin de acısını paylaşıyoruz…

Bu yazı toplam 975 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar