1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Öğretmenlik Mesleği
Öğretmenlik Mesleği

Öğretmenlik Mesleği

Eğitim geleceğimizi şekillendirmenin anahtarıdır. Hiç kuşku yok ki bu iş öğretmenlerle yapılacak… Eğitim bilimciler tarafından “Öğretmenler, toplumun mühendisleridir” tanımlaması sıklıkla kullanılır. Aslında burada anlatılmak istenen gel

A+A-

 

 

Eğitim geleceğimizi şekillendirmenin anahtarıdır. Hiç kuşku yok ki bu iş öğretmenlerle yapılacak… Eğitim bilimciler tarafından “Öğretmenler, toplumun mühendisleridir” tanımlaması sıklıkla kullanılır. Aslında burada anlatılmak istenen geleceğimizi şekillendirmede öğretmenlerin ne kadar önemli olduğudur.

 

Meslekler; toplumsal, kültürel ve ekonomik yapının ve teknolojinin gerektirdiği bir iş bölümü sonucu ortaya çıkar. Meslek, genellikle gelişmemiş toplumlarda babadan oğula veya anadan kıza, az gelişmiş toplumlarda usta çırak ilişkisiyle öğrenilirken, gelişmiş toplumlarda örgün eğitimle edinilir. Çağdaş toplumlarda ise belirli diploma gerektiren profesyonel bir niteliği anlatır. Bu olgu, birçok meslek grubunun yanı sıra öğretmenlik mesleğinin de temelini oluşturur.

 

Öğretmenlik mesleğini diğer mesleklerden ayıran önemli bir unsur vardır: Nitelik… En iyi programa, en iyi ders kitabına, en son teknolojideki donanıma, en iyi sınıfa, en iyi okula sahip olsanız bile, eğitim sisteminiz öğretmeniniz kadar iyi ve niteliklidir. Bu nedenle çağdaş eğitim sistemlerinin en önemli temel uğraşı öğretmenlerinin niteliğini artırmaktır. Bu nedenle çağdaş ülkelerde öğretmenlik mesleğinin statüsü oldukça yüksek, öğretmenlerin yaşam kalitesi, mesleki mutluğu ve çalışma koşulları diğer meslek gruplarına göre olumlu anlamda farklılık göstermektedir.

 

Hiç kuşku yok ki, eğitim sistemimiz birçok açıdan eleştiri almaktadır. Eğitimde eleştiri alan birçok uygulamanın varlığının yanında uzun yıllardır gerçekleştirilen, yazılmamış etik kural ve kriterler çerçevesinde belirlenen eğitimdeki tüm paydaşlar tarafından kabul görmüş bir uygulama da vardır: Öğretmenlerin yer değiştirme (nakil) işlemleri... Dahası öğretmenlerin güven duyduğu ve yazılı olmasa bile belirlenen ilkelere harfiyen uyduğu eğitim sistemimizin neredeyse tek unsurdur.

 

Ancak artık bu konuda da ciddi tartışmalar yaşanacak gibi… Eğitim sistemimizin en yeni mevzuatı olan “Öğretmenlerin Yer Değiştirme (nakil) Tüzüğü”, eğitim sendikaları tarafından; “sürgün tüzüğü” olarak adlandırıldı ve tüzüğün iptali için mahkemeye ara emri başvurusunda bulunuldu…

 

Öğretmenler bu yeni nakil tüzüğünden oldukça rahatsız ve tüzüğe karşı kararlı bir tepki veriyor. Uzlaşı sağlanmaz, bakanlık ile sendikalar arasında bu tüzüğün uygulanmasında restleşmeler yaşanırsa, öğretmenlerin okullarında huzurlu, kaliteli ve verimli görev yapamayacağı aşikardır.

 

Öğretmeni sadece dersini yapan bir profesyonel olarak görmek son derece yanlıştır. Okullardaki öğretmenlerin, sadece ders sayıları toplayıp çıkararak elde edilen nicel sonuçlarla değerlendirilmesinin, sakıncalar ve sıkıntılar doğuracağı tartışmasızdır.

 

Öğretmen görev yapacağı okula, adil olmadığını düşündüğü bir yapıyla getirilirse; ne tüm zamanını öğretmenlik mesleğine, ne tüm enerjisini verimliliğe, ne de niteliklerini kaliteli eğitime dönüştüremeyecektir.

 

 

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?

 

 

Yöneticiler Ne İş Yapar?

        

 “Yönetim” ve “yönetici” kavramları yaşamımızdaki birçok olgu ve olayda karşımıza çıkmaktadır. Eğitimi tartıştığımız bu sayfada hiç kuşku yok ki eğitim yönetimi ve eğitim yöneticileri temel konumuz olacaktır.

 

         William Glasser, “Okulda Kaliteli Eğitim” kitabında söyle yazmıştı: “Tüm yöneticiler devamsızlık ve düşük üretkenlikle başa çıkmak zorundadır ama öğretmenler aynı zamanda yönettikleri ve yönetildikleri kişilerin huzur bozucu olanlarıyla da başa çıkmalıdır…”

 

“Yöneticiler ne iş yapar?” diye şöyle bir etrafımıza baktığımızda gözlemlerimize göre oluşan ilk yanıt; “çekip – çevirme” ve “idare etmek” olduğudur… Kaldı ki bu çekip çevirme ve idare etme işinin ne kadar iyi ve doğru biçimde yapıldığı da başka bir tartışma konusudur…

 

Yönetim bilimi; planlama, organize etme, koordinasyonu sağlama ve denetlemeyi içerse de Glasser’in de dikkat çektiği gibi eğitim yönetiminde huzur bozucu kişilerle başa çıkma yollarını içermesi gerekliliği kaçınılmazdır. O halde esas sorulması gereken soru şu galiba; “Yöneticiler huzur bozucu kişiler mi kaşımıza çıkartıyor?” Sahi… Yöneticiler ne iş yapar?

 

 

 

 

GÜLMECE

 

Sınavı Geçmek

 

         Kadın, dört yaşındaki kızını yürüyüşe çıkarmıştı. Küçük kız yerden bir şey aldı ve ağzına götürdü. Anne zamanında davrandı, onu elinden aldı ve bunu bir daha yapmamasını söyledi.

-      “Niye?” diye sordu küçük kız. Anne açıkladı:

-      “Çünkü o yerdeydi. Nereden geldiğini bilmiyorsun. Kirli ve muhtemelen mikroplu da...”

Küçük kız hayranlıkla annesine baktı.

-      “Bu kadar çok şeyi nasıl biliyorsun anne? Çok akıllısın.”

Anne bunu da kızına bir ders fırsatı bildi ve devam etti:

-      “Bütün anneler bunları bilir. Bunlar annelik sınavında vardır. Bilemezsen anne olmana izin vermezler.”

Birkaç dakika öyle sessizce yürüdüler. Belli ki küçük kız annesinin söylediklerini düşünüyordu. “Anladııııım!” diye gülümsedi birden,

-      Sınavı geçemezsen baba olursun”.

Anne bu ilginç yoruma şaşkın ama mutlu oldu,

-      “Kesinlikle” dedi…

 

 

 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

Çalışılan Okul Türünün Farklılığı

 

         Öğretmenlerin mesleki mutluluğu ve çalışma ortamı huzuru onların kaliteli eğitim yapmaları açısından son derece önemlidir. Bu kapsamda birçok bilimsel araştırmaya literatürde rastlayabiliriz…

        

         Yrd. Doç. Dr. Fatih Töremen tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada öğretmenlerin aşağıda belirtilen konulardaki görüşleri; kıdem, yaş, cinsiyet, alan vb. değişkenlerde farklılık göstermezken, çalıştığı okul türü değişkenine göre farklılık göstermektedir.

 

·        Öğretmenlerin, öğretmenlik mesleğinin yasal çerçeve ile sınırlı olmaması,

·        Eleştirileri dinleme, ciddi almaya ve kendini geliştirme uğraşlarına katılma,

·        Kendini bireysel araştırmalarla geliştirmesi,

·        Okul başarısının, öğretmenlerin işbirliği ile sağlanmasını düşünme,

·        Eğitimin kalitesini iyileştirme konusunda risk alma,

·        Bildiğimi paylaşma ve diğer öğretmenlerden yararlanma,

·        Sık sık diğer meslektaşları ile görüşme,

·        Okulunda eğitimle ilgili sorumluluk alma,

 

Bu araştırma, “Öğretmenlerin Yer Değiştirme Tüzüğü” tartışmalarını yaşandığı bu günlerde önemli bir sonucu gözler önüne seriyor.

 

Yukarıdaki bulgulardan da görüleceği gibi öğretmen; görev yaptığı okul türünü kendi seçer ya da adilane bir uygulamayla orada görev alacağını içselleştirirse daha kaliteli bir eğitim için çaba sarf edecektir. Aksi durumda, eğitim kalitesinin de düşeceği bilimsel araştırmalarla da ortaya konmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1610 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler