1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. 'ÖĞRETMEN YARDIMCISI İSTİHDAMI GAYRI YASAL'
'ÖĞRETMEN YARDIMCISI İSTİHDAMI GAYRI YASAL'

'ÖĞRETMEN YARDIMCISI İSTİHDAMI GAYRI YASAL'

Ombudsman Emine Dizdarlı, okul öncesi eğitim için 38 okulda, Okul Aile Birliği ya da Okul İdaresi tarafından 65 öğretmen yardımcısının istihdam edilmesini ‘GAYRI YASAL’ buldu, bu konuda Eğitim Bakanlığı’nı göreve davet etti.

A+A-

Ombudsman Emine Dizdarlı,  okul öncesi eğitim için 38 okulda okul aile birliği ya da okul idaresi tarafından 65 öğretmen yardımcısının istihdam edilmesini ‘GAYRI YASAL’ buldu, bu konuda Eğitim Bakanlığı’nı göreve davet etti.

Dizdarlı, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ivedilikle öğretmen yardımcıları istihdam edilmesi ve yasal mevzuat yerine getirilene kadar da yeni oluşumlara fırsat verilmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

Okula gelir sağlamak adına Okul Aile Birlikleri veya İdarelerinin, Anayasa’ya aykırı olarak okul ücreti aldığını, yaş grubu dışında öğrenci kayıt etme gibi yasal olmayan işlemlere imza attıklarını kaydeden Dizdarlı, kendi bütçesini yaratan okulların, denetim dışı kazanç elde ettiklerine dikkat çekti.

Dizdarlı, “Öğretmenler Yasası’nda öngörülen 100 Öğretmen Yardımcısı Kadrosu’nu yasal yollarla doldurarak halen Okul Öncesi Eğitim almayan 4 yaş çağ nüfusunun %44’üne eşitlik ilkesine uygun olarak öğrenim ve eğitim hakkı tanıması gerekmektedir” dedi.

Devlet okullarında ve özel okullarda verilen hizmetin farklı oluşu nedeniyle velilerin özel okullara yönlendirildiğini de dile getiren Dizdarlı, bu durumun eğitimde fırsat eşitsizliğini doğurduğunu belirtti.

Dizdarlı, KTÖS Genel Sekreteri Sayın Şener Elcil'in yaptığı başvuruyu değerlendirdi, rapor yayımladı.

Rapor…

İşte Dizdarlı’nın konuyla ilgili raporu:
“ Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) adına Dairemize başvuruda bulunan KTÖS Genel Sekreteri Sayın Şener Elcil, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın Okul Öncesi Eğitim için okul ve sınıflara yasadışı olarak öğretmen yardımcıları istihdam edilmesine ve eğitimde eşitlik ilkesine aykırı olarak eşit öğrenim hakkının ihlal edilmesine göz yumduğunu iddia ederek bu konunun araştırılmasını talep etmiştir.
 Yapılan başvuru üzerine yukarıdaki paragrafta bahsi geçen konular, 38/1996 sayılı Yüksek Yönetim Denetçisi (Ombudsman) Yasası kuralları çerçevesinde incelenmiş ve ekte sunulan rapor hazırlanmıştır.
 17/1986 sayılı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim Yasası’nın 25’inci maddesi Okul Öncesi Eğitim’in kapsamını düzenlemektedir. Söz konusu madde tahtında Okul Öncesi Eğitim, ilköğretim yaşına gelmemiş çocukların eğitimini kapsamaktadır. Devlet eliyle yürütülecek Okul Öncesi Eğitim bir veya iki yıl süreli olup, okul öncesi eğitim çağ nüfusunun tümünü kapsayacak şekilde bir programa bağlı olarak yaygınlaştırılmasını öngörmektedir.
 Okul Öncesi Eğitim kurumlarına atanacak Öğretmen Yardımcılarına ilişkin kurallar 25/1985 sayılı Öğretmenler Yasası’nın 41’inci maddesinin A, B,C,Ç, ve D fıkraları tahtında düzenlenmektedir. Bu madde tahtında Okul Öncesi Eğitim kurumlarına veya bu yaş grubuna ait sınıfları içeren eğitim kurumlarına Öğretmen Yardımcısı olarak atanacak kişilerin belirlenen özel nitelikleri taşımaları koşuldur. Bu niteliklere göre, Öğretmen Yardımcısı olarak atanacak kişilerin lise sonrası, iki yıllık Okul Öncesi Eğitimi veren bir okuldan veya Meslek Liseleri’nin Çocuk Eğitimi ve Gelişimi alanı veya bölümü ile ilgili meslek dalından mezun olmaları gerekmektedir. Öğretmen Yardımcıları, Öğretmenler Yasası ve yürürlükteki diğer yasalardaki kurallara bağlı kalmak koşuluyla, görevli olduğu okul müdürünün veya sorumlu öğretmenin, denetim ve gözetiminde ve yönergelerine uygun olarak görevlerini yürütmekle yükümlüdürler. Öğretmen Yardımcıları da kamu görevlileri çalışma saatlerine bağlı olarak çalışırlar. Öğretmen Yardımcıları’nın, eğitim ve öğretim kurum ve kuruluşlarına dağılımı Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yerine getirilir.  Okul Öncesi Eğitim Kurumları’nda her okulda bir Öğretmen Yardımcısı görevlendirmek esastır. Ancak olanaklar ölçüsünde öncelikle 4 yaş grubuna en az 16’şar öğrencisi bulunan en çok iki şubeye bir Öğretmen Yardımcısı verilecek şekilde düzenleme yapılması gerekmektedir. Öğretmen Yardımcıları’nın atanmaları, onaylanmaları, sürekli ve emeklilik hakkı kazandıran kadrolara yerleştirilmeleri, yer değiştirmeleri, görevden çekilmiş sayılma, görevden uzaklaştırılma veya göreve son verme dahil tüm disiplin işlemleri, ödev ve sorumlulukları, genel hakları ve yasakları bakımından Kamu Görevlileri Yasası’nın ilgili hükümlerine tabidirler. Bu işlemler 7/1979 sayılı Kamu Görevlileri Yasası ve Kamu Hizmeti Komisyonu ve Dairesi (Kuruluş, Görev ve Çalışma Esasları) Yasası kuralları çerçevesinde, Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yerine getirilir.
 

Okul Aile Birlikleri...

"Okul Aile Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü’nün amacı, Okul Aile Birlikleri’nin ya da Federasyonları’nın amaçları, oluşumu, çalışma esasları ve yetkilerine ilişkin kuralları düzenlemektedir.
 Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu, amaçları doğrultusunda etkinliklerde bulunmaya ve Okul Aile Birliği Genel Kurulu adına, toplumsal dayanışma ve yardımlaşma ilkeleri çerçevesinde, her türlü zorlayıcılıktan uzak kalmak koşuluyla, bağış kabul etmeye ve gelir getirici veya okul çevresine yönelik amaçlarına uygun diğer sosyal faaliyetlerde bulunmaya yetkilidir. Okul Aile Birliği Yönetim Kurulu ve/veya Federasyonların Yönetim Kurulu yetkileri ve/veya amaçları dışında faaliyette bulunamaz. Söz konusu Tüzüğün 13’üncü maddesi Yönetim Kurulu’nun görevlerinin ne olduğunu açıkça belirtmektedir. Yönetim Kurulu’nun görevleri arasında Öğretmen ve/veya Öğretmen Yardımcısı istihdam etmek yoktur. Yaptığımız soruşturma neticesinde İlköğretim Dairesi’ne bağlı okullarda Öğretmen Yardımcılarının Okul Aile Birlikleri ve/veya Okul İdareleri tarafından istihdam edildikleri anlaşılmıştır.
 Özellikle 4 yaş grubu öğrenci kabul eden okullarda, çocukların öz bakımı ile yakından ilgilenen Öğretmen Yardımcıları olmadan eğitimin yapılmasının imkansız olduğu ve/veya imkansız hale gelebileceği aşikardır."

"Eğitim Bakanlığı Öğretmenler Yasası'na  aykırı hareket ediyor"

"KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Öğretmen Yardımcılarının Okul Aile Birlikleri ve/veya Okul İdaresi tarafından istihdam edilmesine göz yummakla ve/veya izin vermekle Okul Aile Birliği ve Federasyonlar Tüzüğü’nün Okul Aile Birlikleri Yönetim Kurulları’nın görevini düzenleyen 13’üncü maddesine, Okul Aile Birlikleri’nin kuruluş amacını düzenleyen 17/1986 sayılı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Milli Eğitim Yasası’nın 51’inci maddesinin 1’inci fıkrasının A bendine ve 25/1985 sayılı Öğretmenler Yasası’nın 22’nci maddesine aykırı hareket etmektedir.
 Bazı Okul Aile Birliklerinin İlköğretim Dairesi’nin adını kullanarak okulların kendi inisiyatifleri doğrultusunda sözleşmeler hazırlayarak Öğretmen Yardımcısı ihtiyaçları için münhal ilan ettikleri ve kendilerini Kamu Hizmeti Komisyonu’nun yerine koydukları tespit edilmiştir. Bu durum,  KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından görmezden gelinmiştir. Bununla birlikte, söz konusu ilanlar belirli gazetelerde yayınlanmasına rağmen KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın Öğretmen Yardımcılarının istihdamı esnasında Okul İdarelerinin dikkat etmesi gereken hususları içeren bir Genelge yayınladığı ve tüm okullara dağıtımını yaptığı saptanmıştır. Bu şekilde ne yazık ki, ilgili Bakanlık yapılan yasadışılığı desteklemiştir. KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, 2014 yılı içerisinde Lefkoşa Vakıf Anaokulu’nda Öğretmen Yardımcılarının istihdamına ilişkin olumsuz görüş bildirmesine rağmen bugün hala daha 4 yaş çağ grubuna eğitim veren okullarda öğretmen yardımcılarının gayrı yasal bir şekilde istihdam edilmesine müsaade etmektedir.
Okulların kendi öğretmen yardımcılarını istihdam etme yolunu seçmesi ve KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın bu gayrı yasallığa göz yumması neticesinde Okul Aile Birliklerini ve/veya Okul İdarelerini Öğretmen Yardımcılarının işvereni konumuna getirmektedir. Bu yolla Okul Aile Birlikleri okulların içişlerine karışma hakkını elde ettiği, okul idaresinin de Öğretmen Yardımcılarını kontrol altında tutmaya çalıştığı izlenimi edinilmiştir."
 

“Veliler özel okullara yönlendiriliyor”


 “KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından yayınlanan 2015-2016 Eğitim - Öğretim Yılı’na ilişkin istatistikler dikkate alındığında, 4 yaş grubunda toplam 2,201 (iki bin iki yüz bir) öğrencinin okula gittiği tespit edilmiştir. 4 yaş gurubunda 1,157 (bin yüz elli yedi) öğrenci kamu okullarına giderken, 1,044 (bin kırk dört) öğrencinin özel okullara gittiği saptanmıştır. Bu bağlamda, özel okullara giden 4 yaş grubunun genele oranının %47,43 iken, kamu okullarına gidenlerin oranının %52,57 olduğu belirlenmiştir. Söz konusu istatistikler incelendiğinde, kamu okullarında 4 yaş grubunda eğitim gören 1,157 öğrenci için 66 şube ve 64 öğretmen mevcutken, özel okullarda 1,044 öğrenci için 78 şube ve 109 öğretmenin görev yaptığı kaydedilmiştir. Bir başka değişle, özel okullarda bir şubede ortalama 13 öğrenci mevcutken, kamu okullarında bu rakamın 17 kişi olduğu, özel okullarda 9 öğrenci için 1 öğretmen görev yaparken kamu okullarında 18 öğrenci için 1 öğretmen görev yapmaktadır.
 Devlet Okullarında ve Özel Okullarda verilen hizmetin ve/veya hizmet kalitesinin farklı oluşu velileri özel okullara yönlendirmektedir. 4 yaşından itibaren çocuğunun daha iyi koşullarda eğitim almasını arzulayan velinin, daha iyi olanakları olan özel okulları tercih ettiği görülmektedir. Bu durum, dolayısıyla, eğitimde fırsat eşitsizliğini doğurmaktadır. Bununla birlikte, 2011 yılında yapılan nüfus sayımında 4 yaş nüfusu 3926 olarak belirlenmiştir. Bu rakam dikkate alındığında, 4 yaş çağ nüfusunun yaklaşık %44 kadarının okula gitmediği ve eğitim-öğretim fırsatlarından yararlanmadığı görülmektedir.
 

“Anayasal bir hak olan ücretsiz eğitim hakkının ihlal edilmesine neden olunmaktadır”
 

“ Dört yaş grubunda eğitim veren okullarda Öğretmen Yardımcılarının istihdam edilmemesi nedeni ile bu okulların eğitim veremeyecek duruma geldikleri, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı tarafından mevzuata uygun istihdam yapılmaması ve/veya bu konuda herhangi bir adım atılmaması neticesinde Okul Aile Birliklerinin ve/veya Okul İdarelerinin bu istihdamları yapmak zorunda kaldığı Okul İdareleri tarafından dile getirilmektedir. Dolayısıyla, istihdam yapan okul, eğitim yılı süresi içerisinde Öğretmen Yardımcılarına maaş ödeyebilmek adına ekonomik dar boğaza girmekte, okul için ayrılan bütçede istihdamlar hesaplanmadığından, Öğretmen Yardımcılarının maaşları için bağış adı altında öğrencilerden aidat toplanmasına ve Anayasal bir hak olan ücretsiz eğitim hakkının ihlal edilmesine neden olunmaktadır.”
 

“Denetim dışı kazanç”

 

“Kendi bütçesini yaratan okullar, denetim dışı kazanç elde etmekte, elde ettikleri kazancı diledikleri gibi kullanmakta ve özerkliklerini ilan etmektedirler. Okula gelir sağlamak adına Okul Aile Birlikleri ve/veya Okul İdareleri, Anayasa’ya aykırı olarak okul ücreti almakta, yaş grubu dışında öğrenci kayıt etme gibi yasal olmayan işlemlere imza atmaktadırlar.

KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Öğretmen Yardımcısı istihdam etmek ve maaşını ödeyebilmek için okulları kendi paralarını kazanma yoluna sevk etmekte ve bu sebeple mevzuata aykırı işlemler yapılmasına göz yummakta, ayrıca okullara kaynak sağlayamadığından denetim mekanizmasını düzgün çalıştıramamaktadır.Aynı şekilde Okul İdaresi tarafından yapılan istihdamlarda, işveren konumunda olması neticesinde idare, Öğretmen Yardımcılarını tahakküm altında tutmaya çalışmakta ve onlara ödev, yetki ve sorumlulukları haricinde görevler yüklemektedir.”
 

“38 okulda 65 Öğretmen Yardımcısı asgari ücretin altında çalıştırılıyor”
 

 “Yapılan araştırmada, 38 okulda 65 Öğretmen Yardımcısı’nın asgari ücretin altında çalıştırılmakta olduğu tespit edilmiştir. Değiştirilmiş Şekliyle 22/1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası’nın 5’nci maddesinde bir işverenin veya işveren vekilinin, saptanan ve ilan olunan asgari ücretlerden daha az bir ücret ödeyemeyeceği açıkça belirtilmektedir. 1 Şubat 2017 tarihi itibarıyla Asgari ücret brüt 2,020 TL (iki bin yirmi), net 1,757 TL (bin yedi yüze elli yedi) olarak belirlenmiştir. Asgari Ücret’in ne olduğu 22/1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası’nın 2’nci maddesinde tefsir edilmektedir. Asgari Ücret, işçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçi ile eşinin ve bir veya iki çocuğunun yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş düzeyde sağlık servisi, eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinimlerini geçerli fiyatlar üzerinde karşılamaya yetecek miktarda olmak üzere saptanan ücreti anlatmaktadır. Bu tefsir ışığında, kamu okulları 22/1975 sayılı Asgari Ücretler Yasası’na aykırı hareket etmektedirler. Ayrıca, KKTC Anayasası’nın 52’nci maddesi tahtında Devlet, çalışanların, yaptıkları işe uygun ve insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi sağlamalarına elverişli, adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli önlemleri alması gerekmektedir. KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve/veya Okul Aile Birlikleri ve/veya Okul İdareleri ücrette adalet sağlanması ilkesini düzenleyen KKTC Anayasası’nın 52’nci maddesine de aykırı hareket etmektedirler.
 

“65 Öğretmen Yardımcısı sosyal güvenlik haklarından yoksun çalıştırılıyor”


 “Söz konusu 65 Öğretmen Yardımcısı’nın sosyal güvenlik haklarından yoksun çalıştırılmaları nedeniyle, 73/2007 sayılı Sosyal Güvenlik Yasası uyarınca faydalanmaları gereken haklardan da faydalanamadıkları da ayrıca tespit edilmiştir. KKTC Anayasası’nın 55’inci maddesi, herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu belirtmekle beraber Kamu okulları, Öğretmen Yardımcılarını sosyal güvenlikten yoksun çalıştırarak Anayasa’nın ilgili hükümlerinin ihlal edilmesine neden olmaktadır.
Sosyal Sigorta yatırımları yapılan 38 Öğretmen Yardımcısı’nın ise işvereni, yasal zeminden yoksun olarak, Okul Aile Birlikleri olarak görülmektedir. Halbuki 17/1986 sayılı Milli Eğitim Yasası’nın 51(4) ve 70. maddeleri uyarınca düzenlenen Okul Aile Birlikleri ve Federasyonları Tüzüğü, Okul Aile Birliklerine istihdam yetkisi vermemektedir. KKTC Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Dairemize bildirdiği görüşünde, Okul Aile Birliklerinin işveren olmasının yasal olup olmadığına bakılmaksızın kayıt dışılığı ve mağduriyeti önlemek adına, Sosyal Sigorta Dairesi’ne Öğretmen Yardımcıları kaydedildiğini, kayıt yapmak için KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’ndan herhangi bir Onay Belgesi talep etmediklerini, kayıt yapmak için sadece Gelir ve Vergi Dairesi’nde kayıtların mevcut olup olmadığına baktıklarını belirtmiştir.Kayıt dışılığın ve sosyal güvenlikten yoksun çalıştırılan birçok işçinin ülkemizde mevcut olduğu bilinen bir gerçektir. Bu durumda, işçi çalıştırdığı gerekçesiyle, sosyal güvenlik yatırımı yapmak isteyen işverenin,  işveren olabilecek yasal statüsüne haiz olup olmadığı detaylı olarak araştırılmamaktadır.”

“ Bakanlık, gayrı yasallığa göz yummamalı”

“Sonuç olarak, KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Daire’nin Öğretmen Yardımcılarının istihdamı konusuna hassasiyetle yaklaşması, yapılan gayrı yasallığa göz yummayıp gerekli tedbirleri alması, öğretmen yardımcılarının yokluğunda eğitimin zorlaşacağı okullara yasada öngörülen şeklide Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı ve Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından ivedilikle öğretmen yardımcıları istihdam edilmesi ve yasal mevzuat yerine getirilene kadar yeni oluşumlara fırsat verilmemesi gerekmektedir. Aksi halde, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı okullardaki denetimini iyice kaybetme noktasına gelecektir.
 Okul Aile Birliği ve/veya Okul İdaresinin Öğretmen Yardımcılarının istihdamını gerçekleştirmesi 25/1985 sayılı Öğretmenler Yasası’na aykırı olup Bakanlığın da bu gayrı yasallığa göz yumması kesinlikle kabul edilemez. Bu çerçevede KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın ivedilikle bu tür istihdamları engellemesi ve 25/1985 sayılı Öğretmenler Yasası’na uygun Öğretmen Yardımcıları istihdam edilmesi hususunda sorumluluğunu yerine getirerek gayrı yasallığa son vermesi ve yasal mevzuat yerine getirilene kadar yeni istihdamların yapılmasını engelleyecek girişimlerde bulunması gerekmektedir. KKTC Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın 25/1985 sayılı Öğretmenler Yasası’nda öngörülen 100 Öğretmen Yardımcısı Kadrosu’nu yasal yollarla doldurarak halen Okul Öncesi Eğitim almayan 4 yaş çağ nüfusunun %44’üne eşitlik ilkesine uygun olarak öğrenim ve eğitim hakkı tanıması gerekmektedir.”

Bu haber toplam 2892 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler