1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Öğrenmemizin Önündeki Engel Ne?
Öğrenmemizin Önündeki Engel Ne?

Öğrenmemizin Önündeki Engel Ne?

Kamu Hizmetleri Komisyonu tarafında geçtiğimiz Cumartesi günü alt düzey, orta düzey ve üst düzey olmak üzere üç düzeyde gerçekleştirilen sınavlara toplam 913 kişi katılırken, sadece 307 kişi başarı sınırını aşabildi. Başka bir ifadeyle “Kamu Yeterli

A+A-

 

 

         Kamu Hizmetleri Komisyonu tarafında geçtiğimiz Cumartesi günü alt düzey, orta düzey ve üst düzey olmak üzere üç düzeyde gerçekleştirilen sınavlara toplam 913 kişi katılırken, sadece 307 kişi başarı sınırını aşabildi. Başka bir ifadeyle “Kamu Yeterlilik Sınavları”nda genel başarı oranı %33,63 oldu. Bu sonuçlardan ve sınavın adından yola çıkarsak genel olarak iş yapabilmek için “yeterli değiliz” dememiz gerekiyor.

        

         Bu sınavlarda mı bir sorun var, yoksa sınava girenlerde mi? Kamuda iş yapabilmek için geçekten yeterliliğimiz mi yok, yoksa sınavlarda yanlış şeyleri mi soruyoruz?  Bu sorulara verilecek yanıtlar hangisi olursa olsun esas olan şu: Ya iş yapmak için gerçekten öğrenmemiz gerekenleri öğrenmiyoruz ya da öğrendiklerimizi iş yaparken ihtiyaç duyduğumuz şeyler değil… Hiç kuşku yok ki, “Kamu Yeterlilik Sınavları” sonuçları öğrenme düzeyimizi ya da toplumsal olarak bilgi donanımızı belirleyemez. Ancak toplumsal olarak nitelikli bir öğrenme yaşadığımızı söylemek de pek mümkün değil gibi…

 

         Peki, ama toplumsal olarak öğrenmemizin önündeki engel ne? Kanımca bu sorunun yanıtı,  aşağıdaki ikilemlerin hangi tarafını tercih ettiğinizde saklı…

 

·        Okullar öğrencileri gelecek için gerekli bilgiyle mi yüklemeli, yoksa okulda verilen bilgilerin yaşam boyu yetmeyeceğini kabul ederek öğrenmeyi mi öğretmeli?

 

·        Dersler ansiklopedik bilgileri mi yüklemeli yoksa konuları ve olayları derinliğine anlamayı, eleştirel düşünmeyi mi esas almalı?

 

·        Bilgi kesin ve değişmeyen değerler midir, yoksa bireye göre anlam kazanan geçici bir birikim midir?

 

·        Eğitim, sadece sözel ve sayısal zekayı geliştirme midir? Tüm zeka alanlarını, kişilik gelişimini ve düşünmeyi de içine alan çok yönlü zihinsel gelişmeyi mi hedeflemelidir?

 

·        Öğrenme, öğrencinin dışında gerçekleşen ve kitaptakilerin öğretmen tarafından öğrenciye yüklenmesi ile mi, formal disiplinlerin ışığında etkileşim ile mi elde edilir?

 

·        Okul, insanlardan bazılarını bazı pozisyonlara hazırlamak için mi vardır?  Herkesi ulaşabileceği en üst noktaya çıkarmak için mi?

 

·        Okulların görevi insanları belli kriterlere göre seçip üst eğitim kurumlarına aktarmak mıdır? Her insana sahip olduğu yetenek ve ilgileri doğrultusunda eğitim vermek midir?

 

Bütün bunların özeti: Öğrencinin her şeyi siyah-beyaz olarak gördüğü ve tek bir doğru cevap olduğunu düşündüğü noktadan kendi duygu, tutum ve değerlerini geliştirip, düşünmeyi öğrendiği bir noktaya geldiğimizde öğrenmemizin önündeki en büyük engeli kaldırmış olacağız…

 

BİLİYOR MUYDUNUZ?

 

 

Son Öneriler

 

         2012 – LYS’ye göre tercihleri için son haftadayız… Şüphesiz ki tercih yapacak her öğrenci bu haftanın mesleğini, yaşam biçimini kısacası geleceğini etkileyecek en önemli zaman dilimi olduğunun farkındadır. İşte siz son öneriler: Öncelikle hayatta ne yapmak istediğinize odaklanın ve yapmayı düşündüğünüz mesleğin uzmanlarıyla görüşme olanağı bulmaya çalışın. Ailenizin ve rehber öğretmenlerinin görüşlerini alanızı ama son karar mutlaka sizin olsun…

 

Eğitim alacağınız bölümdeki kadronun zenginliğine dikkat edin. Çünkü üniversite yıllarında birinci dereceden bilgi kaynakları bu akademisyenler olacak. Bu bağlamda eğitim ajanslarına düşen bir haberi sizinle paylaşayım: Dünya genelinde 8 kurumca  yapılan ”Dünya Üniversiteler Sıralaması”nın son bir yıllık raporuna göre, tüm  sıralamaların en az birinde ilk 500’e giren Türk üniversiteleri; İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, ODTÜ, Hacettepe Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İTÜ, Boğaziçi Üniversitesi ve Sabancı  üniversiteleri oldu.”

 

Unutmayın, öğrenim alacağınız üniversite size sadece yapacağınız meslekle ilgili bilgi değil, geleceğinizi nasıl kurgulayacağınızı da öğretecek. Bu yüzden kendinizi özgür, mutlu ve özel hissedeceğinizi düşündüğünüz bir üniversite seçmeye özen gösterin.

 

        

GÜLMECE

 

Bu Kadar Fark İçin…

 

İki tavuk birlikte otlanmaktadır. Tavuklarda güngörmüş, gelişmiş, iri olan hemen söze girer:

- “Ben senden değerliyim. Cinsim bulunmaz. Çünkü yumurtalarım seninkilerden iki kat daha büyük.”

Daha genç olan diğer tavuk, biraz da şaşkın bir ifadeyle yanıt verir:

-  “Ne önemi var ki bunların”  

Gururuna yediremeyen iri tavuktan hemen karşılık gelir:

- “Ama benim yumurtalarımın tanesi 95 kuruş, seninkiler ise 90 kuruşa satılıyor.”

Bizim genç tavuk tereddüt etmeden:

- “Bu kadar fark için o kadar zorlanmaya değmez...”

 

 

 

AKLINIZDA BULUNSUN

 

 

Geleceği Görebilme

 

Geleceği görmedeki başarısızlık, birçok nedene bağlı olabilir. Ancak bu başarısızlığın başlangıç noktası her zaman vizyonsuzluktur. Güçlü bir stratejik vizyon, başarılı olmanın en etkili unsurudur.

 

Vizyon, gelecekte ulaşmayı çok istediğimiz bir durumun ya da varmak istediğimiz noktanın şimdiden görülmesidir. Çoğu zaman “olumlu düşünme” veya canımızın çektiği gibi davranma gibi algılansa da vizyon böyle bir şey değildir. Vizyon, bu kavramlara göre çok daha verimli ve somuttur. Vizyon, bireylerin amaçları doğrultusunda en önemli konulara odaklanmasını ve varılmak istenen noktaya doğru yönelmesini sağlayan en önemli araçtır. Dokunulmaz, görülmez; ancak varlığı hissedilir, iletilir, kendini gösterir ve paylaşılır.

 

Vizyon üç temel öğeden oluşur; amaç, değerler ve imaj… Amaç, varoluş nedeni; değerler, her türlü sorunun karşısında bireylerin hedefe odaklanması; imaj ise zihnimizde yarattığımız ve gelecekte en çok istediğimiz durumun, amaçlarımızın ve değerlerimizin yerine geldiğinde neler olacağın görüntüsüdür.

 

Bilim insanlarına göre kendi vizyonunuzu geliştirme ya da nasıl bir vizyona sahip olduğunuzu anlayabilme, aşağıdaki sorulara vereceğiniz yanıtlarla ortaya çıkmaktadır. O halde şimdi derin bir nefes alın, aşağıdaki sorulara samimi yanıtlar verin ve kendi vizyonunuzu orta koyun…

1.    Benim istediğim gelecek nedir?

2.    Bu geleceğe ulaşmak için kendimi nasıl yönetmeliyim?

3.    Bu gelecek için yapmam gereken temel şeyler nedir?

4.    Gelecekte toplum içinde taşımak istediğim bireysel rolüm nedir?

5.    Beş yıl sonra ne yapıyor olacağım?

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 861 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler