1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Öğrencilerin Sınavı, Öğretmenlerin Sınavı
Öğrencilerin Sınavı, Öğretmenlerin Sınavı

Öğrencilerin Sınavı, Öğretmenlerin Sınavı

Geçtiğimiz Cumartesi günü birbirine nazire yaparcasına iki sınav yaşadı eğitim sistemimiz… Biri kolejlerde okumak isteyen öğrencilere, diğeri okul müdür ve müdür muavini olmak isteyen öğretmenlere… Her iki sınav da yaklaşık aynı saatlerde

A+A-

 

        

Geçtiğimiz Cumartesi günü birbirine nazire yaparcasına iki sınav yaşadı eğitim sistemimiz… Biri kolejlerde okumak isteyen öğrencilere, diğeri okul müdür ve müdür muavini olmak isteyen öğretmenlere…

 

Her iki sınav da yaklaşık aynı saatlerde tamamlandı… İşte o anlardan sonra da telefonum susmak bilmedi. Elektronik posta adresim gelen mesaj ve şikayetlerle doldu… Bütün bunlar eğitim sistemimizin düzeyi (ya da düzeysizliği) hakkında ipuçları veriyor…

 

 

Kolej Giriş Sınavı

         

Kolej giriş sınavlarında yaşananlar geçmiş yıllarda yaşananlardan farksız… Yine sınav öncesinde tedirgin minik bedenler… Yaşadıkları stres ve kaygı düzeylerinden dolayı kendini ifade etme zorluğu yaşayan çocuklarımız sınav salonlarının kapılarından içeri dizleri titreyerek girdiler… Bu çocuklar gelecekte nasıl bir öğretim programı ve hangi amaca yönelik bir okulda okuyacakları henüz kesinlik kazanmayan bir okula girmek için yarışmak ve en önde gelmek zorundalar… Eğer bu sınavı kazanır ve kolejde okumaya başlarlarsa, gelecekte nasıl bir programla karşılaşacaklarını bilmiyorlar. Çünkü Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Kemal Dürüst, kolejlerin sadece GCE-A Level programları veren okullara dönüştüreceğini söylemişti yakın geçmişte… Hem de birkaç kez… Bana yöneltilen sorulardan anlıyorum ki; Sınavda ter döken 11 yaşındaki çocuklar, bu programın ne olduğunu (ya da ne olacağını) bilmiyorlar. Anne-babalar bu programların içeriğinden, hangi amaca yönelik olduğundan haberdar değiller…

 

         Öte yandan “yaklaşık 3500 olan çağ nüfusunda sadece 325 öğrencinin eğitim alabileceği bir yapı, kabul edilebilir mi?”  sorusu anne-babaları isyan ettiriyor… Bir kuşağın sadece %10’na iyi eğitim veren bir yapıya “eğitim” denilebilir mi? geride kalan %90’a “ne halin varsa gör”, “siz başarısızsınız”, “ne yapalım, daha çok özel ders alsaydınız” anlayışları ile bakılabilir mi? Ve bütün bunlara “eğitim” denilebilir mi?

        

        

Müdür ve Müdür Muavinliği Sınavı

 

Yukarıdaki anlayış, okullara müdür ve müdür muavinlerini seçerken de kendini gösteriyor… Kamu Hizmeti Komisyonu tarafından yapılan GOÖ ve MTÖ okulları için müdür ve müdür muavinliği sınavında, öncesinde ve hatta sonrasında da yaşananlarla ilgili şikayetler hat safhada…

 

Sınav öncesi bazı adaylara duyurulan, bazı adaylara duyurulmayan, para karşılığında verilen sınav içerikli kurslar yapılıyor. Dahası bu kurslar okullarda gerçekleşiyor. Böyle bir uygulama kabul edilebilir mi?

 

Sınav sorularının sızdırıldığı iddiaları dolaşıyor (gerçi hemen her sınavda, çoğu iddiadan öteye gitmeyen bu şikayetler oluyor ama yine de bu konuda kamu oyuna güven verilmeli)…

 

Ve belki de sadece bir teknik hata sonucu da olsa, kafaları karıştıran bir uygulama yaşandı. Müdürlük sınav sonuçları için açıklanan ilk listede, ilk iki adaya bölge puanı verildi. Daha sonra yeni bir liste açıklandı ve bu puanların silindiği belirlendi. Bu da birçok adayın kafasını karıştırdı… Kamuoyu bu konuda da tatmin edici yanıtlar bekliyor.

 

Sayın Çetin Uğural’ın başkanlığında Kamu Hizmetleri Komisyonu, geçmişe oranla ciddi bir güvenirlik kazanmıştı. Umarım bu güvenirlik yitirilmez…

 

 

OKUMUŞ MUYDUNUZ?

                                              

“Doğru yolda olsan bile orada oturup kalırsan, ezilirsin.”

Will Rogers

 

 

 

ANLAYANA

 

 

Dostluk

İki dost Afrika ormanlarında bir gezintiye çıkar. Birden ağaçların arasından bir aslan çıkaverir. İki dost korku içinde kaçmaya başlarlar, aslanda peşlerinden kovalamaya... İki dosttan biri kaçarken bir taraftan sırt çantasını çıkarırken, diğer taraftan soyunup, üzerindeki ağırlıkları atmaya başlar. Bunun gören dostu nefes nefese kendisine sorar:

-      “Sen ne yapıyorsun. Onları çıkarınca aslandan daha mı hızlı koşacağını sanıyorsun?"

Önde olan arkasını dönüp bağırır:

-      "Senden daha hızlı koşşam yeter!"

 

 

 

BURAYA DİKKAT

 

 

“GCE – A Level” Gerçekleri

 

 Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Kemal Dürüst; KKTC’deki kolejlerin kapatıldığı 2005–2010 dönemlerini kapsayan sürede, öğrencilerin Güney Kıbrıs’taki kolejleri tercih etmek zorunda bırakıldığını belirterek, “hükümet olarak hiçbir zaman çocuklarımızın Güney Kıbrıs’taki kolejlerde eğitim görmelerini yasaklamadık. Ancak kimse bizden Güney Kıbrıs’taki okulları teşvik etmemizi de beklemesin” dedi.

TC Yüksek Öğrenim Kurumu’ndan (YÖK) Güney Kıbrıs’taki kolejlerde eğitim gören KKTC vatandaşı gençlerimize onay geldiği duyuruldu. Duyuruldu duyurulmasına da kafalar daha da karıştı… Çünkü bu duyuru da dezenformasyon var.

 

Ne Güney Kıbrıs’taki kolejlerde eğitim gören tüm KKTC’li öğrenciler Türkiye üniversiteleri için kayıt hakkı elde etti, ne de 2005-2010 yılları arasında ülkemizdeki kolejler kapatıldı. Peki olan ne? Olan şu;

 

TC Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK), Türkiye’deki üniversitelere GCE-A Level ve benzeri uluslararası ölçme-değerlendirme sonuçlarına göre yerleştirmede başvuracak adaylarda aranan özelliklere şu maddeyi de ekledi (www.gov.tr. Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar, B- Madde 6):

 

·        KKTC uyruklu olup 2005-2010 tarihleri arasında diğer ülkelerdeki kolej ve liselerde eğitim alarak GCE AL sınav sonuçlarına sahip olanlar…

 

Hukukçu değilim ama benim bu karar maddesinden anladığım; 2005-2010 tarihleri arasında KKTC’nin dışında (Güney Kıbrıs, İngiltere, vb. ) eğitim alıp GCE- A Level sonuçlarına sahip olanlar başvurabilecekler. Yani bu tarihlerin dışında KKTC’nin dışında eğitim alanlar kapsam dışında… Yani Güney Kıbrıs’ta kolejlere şu anda okumakta olan ya da gelecek yıllarda okuyacak öğrenciler TC üniversitelerine GCE-A Level sonuçları ile kayıt yaptıramayacaklar… Zaten “kimse bizden Güney Kıbrıs’taki okulları teşvik etmemizi de beklemesin” açıklamasından da anlaşılacağı gibi Güney Kıbrıs’ta okuyan çocuklarımızın Türkiye’deki üniversitelerde kayıt hakkı elde etmesi istenmiyor…

 

Öte yandan 2005-2010 yıllarında ülkemizdeki kolejler kapatılmadı… Tam tersi, GCE-A Level programları ilk kez bu yıllar arasında eğitim sistemimize entegre edildi. 2008 yılında Lefkoşa TMK’da da başlatılan programın hemen ardından özel okullarda da GCE-A Level programına onayı verildi. Geçtiğimiz öğretim yılında KKTC’li öğrencilerin elde ettiği birçok alandaki GCE-A Level Dünya Birincilikleri, o dönemde başlatılan programın sonuçlarıdır…

 

   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 804 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler