1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Öfkelenmekle 'acımak' arasında bir yerde...
Öfkelenmekle acımak arasında bir yerde...

Öfkelenmekle 'acımak' arasında bir yerde...

Öfkelensek de üzülüyoruz aynı zamanda; ülkeyi yönetmek üzere endam gösteren ve her gün kendilerini savunmak, izah etmek adına dil dökenler için... Kolay değil.... Seçmenin önüne bir program koyuyorsunuz, söz veriyorsunuz ve sonra “tam tersini̶

A+A-

 

 

Öfkelensek de üzülüyoruz aynı zamanda; ülkeyi yönetmek üzere endam gösteren ve her gün kendilerini savunmak, izah etmek adına dil dökenler için...

Kolay değil....

Seçmenin önüne bir program koyuyorsunuz, söz veriyorsunuz ve sonra “tam tersini” yapıyorsunuz.

Mahcupsunuz...

Yine yüz yüze geliyorsunuz bu insanlarla...

Her birkaç ayda bir, Ankara yollarına düşmeniz gerekiyor ayrıca...

- “Evet efendim...

- “Pek tabii efendim...”

- “Ne kadar doğru söylediniz efendim...”

- “Mutlaka efendim...”

- “En erken zamanda efendim” sözleri dökülür dudaklarınızdan, insansanız da inanmasanız da...

 

* * *

Böylesi bir “zihniyet” içerisinde, ellerini uzatmış ve kollarını da kaptırmışken, ne kadar “razı” olsalar da, “eziktir” mutlaka duruşları...

Düşünsenize, özel şoförünüz, makamız, sekreteriniz var...

Kapınızı aşındıran insanlar...

El öpücüler, yağcılar...

Sizden beklentiler...

Ama hiçbir “projeniz” yok, geleceğe dair...

Hiçbir vizyonunuz yok...

Olsa da, “onay” almadan yaşam veremez, adım atamazsınız...

Başkalarının pişirip kurtardığını ve önünüze koyduğunu yerine getirmekten,

sonra da “savunmaktan” ve “sahiplenmekten” başka çareniz yok!..

Rica, minnet düzeninin, adı büyük, “iradesi” küçük kahramanlarısınız!..

Öfkelenseniz de üzülmez misiniz bu hallerine...

Hatta, acımaz mısınız...

Kolay iş değil, gerçekten de...

 


 

Bu kez 14 kilometre yürüdük

 

 

Dün geleneksel orkide yürüyüşümüzü yaptık yine, senede bir olsa da... Evet, kansere karşı yürüdük,  “tek yürek, tek amaç” diyerek.

     Kanser Araştırma Vakfı’nın yürüyüşüne bu kez, çok daha geniş bir kalabalık ilgi gösterdi.

Sekiz yüzden fazla insan vardı, genci yaşlısı yerlisi yabancısı...

Ve bu kez, yürüyüş parkuru değişti...

Son yıllarda, Kozanköy’den Karşıyaka’ya, dağı aşmayı denizle buluşmayı tam da alışmıştık ki!..

Arapköy, Çatalköy arasında yürüdük bu kez...

Beşparmaklar’ın içinde...

Ama tam 14 kilometre...

4 saat yürüdük ve nasıl başardık, nasıl tamamladık bu yürüşü, kas ve adalelerimizin ağrısı kaç gün sürecek, bizler de meraktayız doğrusu!..

Karşıyaka’ya doğru yürürken, büyüleyici bir deniz manzarası vardı... Arapköy’den Çatalköy’e giden yol, çam ormanları ve yaban bitkileri arasında nefisti ancak, denizin güzelliğini gölgeleyen, iğrenç de bir “betonlaşma” çıktı karşımıza...

Bunun adı “zenginlik”se, eksik olsun!..

Hele yarım kalmış yüzlerce “villa” yığınını görünce...

Yine de, her sene artarak süren duyarlılık, katılım ve insanların yol boyunca yaşadığı samimiyet, bize unutulmaz bir pazar yaşattı doğrusu...

Balonlar, hayatını kanserden kaybeden tüm dostlar için gökyüzüne bırakıldı...

Onların anısına...

Ve kansere karşı çok daha bilinçli olmak, çok daha sağlıklı yaşamak umuduna...

 

E.Tatar’a alkış

 

 

Maliye Bakanı Ersin Tatar, etkinliğe katılan tek siyasi figürdü sanırım... Ve bu kez “şike” yapmadan, dağ taş yürüdü, duyarlılık gösterdi, destek verdi.

Eleştirdiğimiz gibi, kutlamasını da bilmek gerek...

Alkışlar Ersin Tatar’a...

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1092 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler