1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. ÖDENEN VERGİLERİN KARŞILIĞI BU
ÖDENEN VERGİLERİN KARŞILIĞI BU

ÖDENEN VERGİLERİN KARŞILIĞI BU

Geçtiğimiz hafta 2011 Haziran ayına kadar olan vergi rakamlarını açıkladı, Maliye Bakanlığı. Rakamlara bakıldığında, konuyla ilgili akıl yürütmek için uzman olmaya gerek kalmıyor. Vergi mükelleflerinin yarısı vergi beyanında bile bulunmuyor. Beyanda bul

A+A-

 

 

Geçtiğimiz hafta 2011 Haziran ayına kadar olan vergi rakamlarını açıkladı, Maliye Bakanlığı.

Rakamlara bakıldığında, konuyla ilgili akıl yürütmek için uzman olmaya gerek kalmıyor.

Vergi mükelleflerinin yarısı vergi beyanında bile bulunmuyor. Beyanda bulunanların yarısı da zarar gösteriyor.

En başta da teşviklerle adaya gelen turizm işletmeleri zararda.

Yatak kapasitesi daha da artırılarak, yeni projeler hedeflenen sektörün büyük bir bölümü zararda olduğunu söylüyor.

Ya yalan bir beyan var ortada ve devlet kendi teşviklendirdiği projelerden alması gereken geliri alamadığı gibi vergi de toplayamıyor, ya da yanlış sektöre odaklanıp, mevcut kapasite doldurulamamasına rağmen, yenileriyle daha büyük bir zarar yaratıyor.

Vergi listelerinde dikkat çeken bir başka nokta da isimler, şirketler ve beyan edilen vergi rakamları arasındaki tutarsızlık.

Bunu da söylemek için vergi memuru olmaya gerek yok, sanırım.

Türkiye gazetelerinde haber, Türkiye’den para gönderilmesine ve bütçe denkleştirilmesi için yapılan bütün çalışmalara rağmen, hala bu ülkede vergi toplanmanın başarılamadığı yorumlarıyla birlikte verildi.

Dışarıdan bakıldığında böyle görülüyor.

Vergisini toplamaktan aciz bir devlet yapısı!

Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı son rakamlar %50 oranında vergi kaçağı olduğunu açıklıkla ortaya koyuyor.

Kayıt dışı ekonominin diğer bacaklarını da düşünerek, ekonominin nasıl bir noktada olduğuna ilişkin yorum yapmak için de uzman olmaya gerek yok.

Ama madalyonun bir yüzü daha var;

Bu devlet vergi toplayamadığı, açıkça hatırlı kişileri görmezden geldiği, sadece yakasına yapışabildiği küçük ve orta ölçekli esnaftan vergi çıkarmaya çalıştığı gibi, topladığı verginin karşılığını da kesinlikle ödemiyor.

En ufak bir yağmurda bu devletin yapması gereken alt yapı çalışmaları yapılmadığı, hatırlı kişilere olmadık inşaat izinleri verildiği için su baskınları yaşıyor, bu toplum.

Baskınlarla mücadeleyi kendisi veriyor.

En temel insan hakkı olan sağlıklı su ve gıda hakkını bu devlet hala sağlayamıyor.

Lağım suyu karışan şebeke suyu için önerilen çözüm, suyun klorlanması ya da kaynatılması. Bizzat sistemin yarattığı sağlık sorunları başta olmak üzere, yeterli sağlık hizmeti sunamıyor, bu devlet.

Eğitim her geçen gün daha kaotik bir ortama dönüşüyor.

Devletin sunması gereken en temel görevler yerine getirilmiyor.

Yani bugün 1 kuruş verenin de 1 milyon vergi ödeyenin de bu devletten aldığı hizmet ortada yok. TRT’nin tek kanallı olduğu dönemlerde vergi bilincini artırmak için yapılan reklamlardan hatırladığım klişeleşmiş bir slogan hala aklımda.

“Ödediğiniz vergiler yol, su, elektrik olarak size geri dönecek”

Sadece bu slogana bakalım. Bir de yollarımızın durumuna.

Kullandığımız suyun hacmi ve kalitesine.

Harcadığımız elektrik karşılığında ödediğimizle aldığımız hizmeti karşılaştıralım. Sanırım sadece bu bile, bu ülkenin yarısının neden vergi kaçırdığını açıklıyor.

Ve bugün içinde yaşadığımız durum da vergi toplamaktan, hizmet götürmekten aciz yapıların neden çalışmadığını gözler önüne seriyor.

 

 

 

 

Bu haber toplam 491 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler