1. YAZARLAR

  2. Sami Özuslu

  3. Nikos Eroğlu & Derviş Anastasiadis
Sami Özuslu

Sami Özuslu

Yazarın Tüm Yazıları >

Nikos Eroğlu & Derviş Anastasiadis

A+A-

Akdeniz’in Doğusu’nda beyaz dalgaların yaladığı Kıbrıs adasında aynı gün aynı hastanede iki doğum olmuş.
İkisi de nurtopu gibi oğlan…
Sağlıkları yerinde…
Çocuklar gürbüz, yanaklar pespembe.
Kilolar tamam.
Hastanenin doğum servisinden aynı saatlerde çıkan bebekler yatacıklarına yatırılmışlar.
Ailelerine teslim edilecekler artık…
Hemşirelerde, doktorlarda bir panik!
Hangisi hangisiydi acaba?
Bebekler doğum sonrası yıkanırken karıştırılmasın mı!
Ne yapalım, ne edelim diye düşünürken hastane ekibi, doğumhaneye giren tecrübeli ebe herkese “sus” işareti yapmış.
Sonra da el çabukluğuyla bebeklerden birini bir hemşirenin kucağına, diğerini diğer hemşirenin kucağına vermiş.
“Sen 201 numaralı odaya, sen de 302’ye git ve bebekleri ver” demiş.
Hemşireler çıkıp gitmiş, konu kapanmış.
201 numaralı odada bir sevinç!
Hemen bebeğe ismini vermişler bile…
Nikos!..
301’dekiler de ismi, önceden hazır etmişler belli…
Derviş!..
**
İnsanın elinde değil ya…
Ne anasını, babasını seçebiliyor insanoğlu dünyaya gelirken…
Ne dinini…
Ne dilini…
Ne ait olduğu etnik kökeni…
Ve ne de kendisine verilen ismi!..
Nikos da, Derviş de öyle…
Ama daha da ilginç yanı, Derviş ve Nikos o “sus” işaretinden de hiçbir zaman haberdar olamadılar.
Aslında hangisinin Derviş, hangisinin Nikos olduğunu ne onlar bilebildi ne de aileleri…
Hastaneden evlerine gittiler, biri Müslüman Cemaat kurallarına göre yetiştirildi, diğeri Ortodoks Kilisesi’ninkine göre…
Biri ana dil olarak Türkçeyi öğrendi, diğeri Rumcayı…
Böylece büyüdüler, geliştiler ve bugünlere kadar geldiler.
Sonra bir gün kader onları bir araya getirdi.
Hiçbir zaman doğum anında aynı mekanı paylaştıklarını bilmeyen Derviş ve Nikos, yetiştirildikleri Müslüman ve Ortodoks cemaatlerin temsilcisi olarak masaya oturdular.
Ve mavi dalgaların dövdüğü Kıbrıs adasında Türk-Rum uyuşmazlığında kimin haklı, kimin haksız olduğunu tartışıp durdular.
Birbirlerini suçladılar.
“Biz haklıyız” dediler.
“Siz kötüsünüz” dediler.
Birbirlerini yediler.
Ta ki o ana kadar…
O an…
Yaşlı ebe odaya girer.
Nikos ve Derviş kadının yüzüne bakarlar.
Ebe gözlerini açarak ikisine “sus” işareti yapar.
Ve sahne kararır.

Bu yazı toplam 1383 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar