1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. NİKOS ANASTASİADİS NE ÖNERİYOR?
NİKOS ANASTASİADİS NE ÖNERİYOR?

NİKOS ANASTASİADİS NE ÖNERİYOR?

Bilindiği gibi, Nikos Anastasiadis 2013 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en güçlü adayıdır. Seçimi kazanma ihtimali oldukça yüksek. Öyle anlaşılıyor ki, Anastasiadis’in seçimi kazanması halinde müzakere masası süratle yeniden kurulaca

A+A-

 

Bilindiği gibi, Nikos Anastasiadis 2013 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en güçlü adayıdır. Seçimi kazanma ihtimali oldukça yüksek. Öyle anlaşılıyor ki, Anastasiadis’in seçimi kazanması halinde müzakere masası süratle yeniden kurulacak. Bu yüzden, Anastasiadis’in nasıl bir yaklaşım sergileyeceği ve Kıbrıs Sorunu konusunda nasıl bir tavır takınacağı daha şimdiden merak konusudur.

Ben bu yazımda Nikos Anastasiadis’in ne düşündüğünü kendi ağzından aktarmak istiyorum. Birkaç ay önce Kıbrıs Rum basınında yer alan bir makalesini Türkçeleştirerek olduğu gibi aktarıyorum:

“Ulusal Konsey’de uzmanlardan oluşacak bir alt-komite oluşturmalı. Bu komite, Ulusal Konsey’in 1989 yılında oybirliği ile onayladığı Çözüm Önerilerini gözden geçirerek güncelleştirmeli. Bunu yaparken aşağıdaki noktaları dikkate almalı:

1)   Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB üyesi olduğunu ve bundan kaynaklanan yeni verileri

2)   O tarihten günümüze kadar Güvenlik Kurulu’nun veya BM’nin aldığı kararları

3)   Avrupa Mahkemelerinin (AİHM-AKM) aldığı bütün kararları

4)   1989’dan sonra Ulusal Konsey’in oybirliği ile aldığı kararları

5)   8 Temmuz 2006 tarihli Papdopoullos-Talat  anlaşmasını

6)   Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’nde doğal gaz bulunmasıyla ortaya çıkan yeni jeo-stratejik durumu

7)   Avrupa’da ve dünyada şekillenmekte olan ortamı.

Alt Komite, her konuda çeşitli ve alternatif öneriler hazırlarken aşağıdaki konulara ağırlık vermeli: Kıbrıs Cumhuriyeti’nin federal devlete dönüştürülmesi esasları ve devletin aşağıdaki yetkilerinin garanti altına alınması:

a)   Tek uluslar arası kişilik, tek egemenlik ve tek yurttaşlık

b)   Çözümün yaşayabilir ve sürekli olması

c)   Toprak, halk (nüfus) ve ekonomik birlik ve bütünlüğün sağlanması

d)   Savunma ve Güvenlik, aynı zamanda Limanların, hava alanlarının ve Federal devletin sınırlarının korunması

e)   Ülkenin, AB, BM ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil yetkisi sadece federal devlete ait olmalı ve bu kuruluşlara etkin bir şekilde katılmalı

f)     Merkezi Devletin organlarının ve kurumlarının demokratik işleyişinin ve demokrasinin garanti altına alınması. Bütün yurttaşların insan haklarının güvence altına alınması

g)   Doğal zenginliklerin ve deniz yataklarının değerlendirme ve kullanımı sadece federal devlete ait olmalı

h)   Federal Devletin güçlü bir yapıya kavuşması için mutlak surette gerekli görülen diğer yetkiler.

Aşırı yetkilerin Merkezi devlette toplanmasının ciddi sorunlara yol açacağını düşünüyoruz. Devlet yapısını güçlendirmek yerine, gerilim, açmaz ve işlevsizlik tehlikelerini arttıracak. Bu da devletin yaşamını ve sürdürülebilir olmasını tehlikeye atacak. Böyle bir gelişme yurttaşların gündelik yaşamına ve refahına olumsuz yönde yansıyacak ve ayrılma eğilimleri içinde olan veya iki-devletliliği savunan güçleri güçlendirecek.

Bütün bu nedenlerden ötürü eyaletlere geniş yetkiler verilmesini öneriyoruz.

Merkezi hükümetin yetkileri ve yapısı elbette son derece önemlidir, özellikle de nasıl seçileceği… Hiç kuşkusuz merkezi hükümetin seçilmesine bütün halkın katılması veya seçilmiş temsilcilerinin katılımı iki toplum arasındaki ilişkileri güçlendirecek, halkın birliğini sağlayan bağları kuvvetlendirecektir. Bununla birlikte, Merkezi Devletin yönetim biçimine dair daha çok araştırma yapmak, çeşitli ve alternatif öneriler hazırlamak şarttır; iki toplumda da siyasi liderliğin ve halkın dile getirdiği endişeleri aşmak için bu önemlidir.

Özetle, merkezi devlete aşırı yetkiler vermek veya yönetimin başındakilere aşırı yetkiler vermek kanaatimizce olası bir çözümün reddedilmesine veya kurulacak devletin süratle  çökmesine yol açacak ki, böyle bir gelişme büyük felaketlere neden olur…”

         Buraya kadar aktardıklarımız Nikos Anastasiadis’in kaleminden çıktı.  Bu yazısında yer almayan ama sık sık dillendirdiği bir diğer önerisi “Genişletilmiş Müzakereler” önerisidir. Anastasiadis bu önerisini 1972-74 yılları arasında yapılan müzakerelere benzetiyor. Liderlerin atayacağı ve müzakere masasında iki toplumu temsil edecek olan görüşmeciler, Garantör ülke olarak Türkiye ve Yunanistan’ın temsilcileri, ayrıca BM ve AB temsilcilerinin katılacağı müzakerelere “Genişletilmiş Müzakereler” diyor.

Kamuoyunda pek dillendirmese de Nikos Anastasiadis’in Federal Kıbrıs Devleti’nin NATO üyesi olmasına sıcak baktığını belirtelim. Bunu özellikle “Garantiler” konusunda yaşanan çıkmazı aşmak için önemsiyor.

         Yazıyı bitirirken bir noktaya dikkat çekmekte yarar var. Anastasiadis bu görüşlerini DİKO veya başka bir parti ile işbirliği yapmadan önce kaleme almıştı. Şimdi DİKO ile işbirliği yapacağı kesinleşmiş gibidir. Ayrıca, Avrupa Partisi ile de pazarlık masasına oturması bekleniyor. Seçim ittifakları tam olarak netleştikten sonra Kıbrıs Sorunu konusunda nasıl bir metinle ortaya çıkacağını hep beraber izleyeceğiz.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1322 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler