1. HABERLER

  2. DERGİLER

  3. Nicole Manufacturing, tekstil ihracatında istikrarlı
Nicole Manufacturing, tekstil ihracatında istikrarlı

Nicole Manufacturing, tekstil ihracatında istikrarlı

Tekstil sektöründe, Nicole Manufacturing adı altında, yıllardır yurt dışına ihracat yapan Ali Gavani, üretim alanının kapılarını ‘adres kıbrıs’ için açtı...

A+A-

Fehime ALASYA

Nicole Manufacturing adı altında yurt dışında birçok ülkeye tekstil ihracatı yapan Ali Gavani, üretim alanının kapılarını ‘adres kıbrıs’ için açtı.

Pozitif kişiliği, olumlu yaklaşımlarıyla keyifli bir röportajın mimarı olan Gavani, her şeye rağmen üretmenin önemine vurgu yaptı.

İnsanoğlunun, hayatın her alanında üretim içinde olması gerektiğini anlatan Gavani, iş yerinden, evinin bahçesine kadar, birçok noktada ürettiğini belirtti.

n1-022.jpg

“Evimin bahçesinde her zaman tadilat, tamirat var, bahçeme mevsim yeşilliklerini ekiyorum, iş yerimde de boş durmuyorum, sürekli iş yaratma çabasıyla çalışıyorum. Sıkıntıların arkasına sığınıp yakınmıyorum” diyen Gavani, ‘üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur’ felsefesini aklından çıkarmıyor…

“İNGİLTERE ÜZERİNDEN TÜM DÜNYAYA ÜRÜN YOLLUYORUZ”

İş yerinizi, Nicole Manufacturing’i biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

Burayı 1999 yılında, tamamen ihracata yönelik kurduk. O dönem de ülkede konfeksiyonun düşüşe geçtiği bir dönemdi ama yurt dışında üst düzey müşterilerimizin teşviki ile bu işe başladık. Terzilik aynı zamanda baba mesleğimdir de, onun da aşinalığından yararlanarak bu yola çıktık. Genelde burada bayan dış giyim yapılıyor. Bunun yanında iç piyasaya farklı ürünler de yapılıyor. Talebe göre üretim çeşitleri iç piyasaya da yapıyoruz. Fakat çalışmalarımızın çoğu genel olarak ihracat üzerine. İngiltere üzerinden tüm dünyaya ürün yolluyoruz. Avrupa, Afrika, Güney Amerika'ya kadar ürünlerimiz gidiyor. Bu bağlantıların tümü kişisel ilişkilerimden dolayı doğdu ve gelişti.

n4-004.jpg

“SIKINTILARIN ARKASINA SAKLANMIYORUM”

Üretimde karşılaştığınız sıkıntılar neler?

Olaylara pozitif bakan biriyim. Sıkıntılarımız var tabii ama bunların arkasına saklanmıyorum. Tanınmamış bir ülke olmamızın getirdiği çok büyük sıkıntılar var ama aşılabilen sorunlardır, ambargo dediler ama neyin ambargosu... Bu sektörde istenilen kalitede ürün gönderiyorsak, ticaretin dili dini ırkı yoktur, iş yapıyoruz. Bu kaliteyi yakalamamız için kalifiye eleman gereklidir. Eleman yetişmiyor. Meslek okullarımız var ancak birçoğu eğitimden sonra uygulamaya girmiyor. Devlette iş bulanlar sektörden kopuyor ve birçoğu da böyle. Çıraklık yasasına bağlı olarak çocuk yetiştirelim, hem onlar kazansın hem biz eleman kazanalım diye çalışma bakanlığına teklifte bulunduk. Eleman yetiştirme yapısı oluşması lazım, bunlar da devlet eliyle, yasal bir düzenleme ile olabilir. Teşvikle kendi çocuklarımızı kazanmalıyız. 100'ün üzerinde elemanımız var, 40’ı KKTC vatandaşıdır.

Hammaddelerimizde önceliğimiz iç piyasa, olmazsa İngiltere, yurt dışı. Döviz ile olan satışlarımız nedeniyle, ham madde girdilerimiz de kısa vadede birbirini dengeler. Uzun vadede bu bizim zararımıza olur.”

n2-018.jpg

“İNSAN HAKLARINA UYGUN ÇALIŞIYORUZ”

İşleyişinizle ilgili neler söyleyebiliriz?

Çalışmalarımız tamamen Avrupa standartlarındadır. Gerek fabrikamızın yapısı gerekse çalışma düzenimiz, personelin maaş bordrosuna kadar alıp denetleniyor. Bu bağlamda tamamen insan haklarına uygun çalışıyoruz. Sabah yedi buçukta iş başı yapıyoruz, saat 10’da 15 dakikalık bir  ‘tea time’ molamız var, akabinde öğlen 13.00’te ara verip 13.30’da iş başı yapıyoruz, saat 4’te ise paydos ediyoruz, iş yoğunsa 6’ya kadar çalışıyoruz. Kuruluşumuzdan beri yanımızda olan çalışanlar var. Bizim ailece günde 16 saat çalıştığımızı biliyorum, karşılığını alıyorsak çalışmaya devam ediyoruz. Karşılığını alıyor, çalışanlara da emeğinin hakkını veriyorsanız işler yürüyor.”

n3-009.jpg

“BÜROKRASİ BEZDİRDİ”

Yurt dışındaki işlerin takibinde güçlük çekiyor musunuz? Sektördeki farklı sıkıntılar neler?

“Girdi maliyetleri çok yüksek, bunların bir şekilde düşürülmesi gerek. Teşvik ve destekler de çok önemli ama zamanında olmalı, siyasi durumlardan ötürü gecikmeler bizleri yıpratıyor. Biz her şeye rağmen üretimdeyiz. Umarım bir an önce bu durumlar düzelir.

İngiltere'deki işimi küçük bir iletişim aracı (komuta) ile idare ediyorum ama buradaki bürokrasi işlerime adeta on kişi bile yetmiyor. Bürokrasi çok fazla, zaman kaybı, ‘üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur’ sözünü her zaman hatırlıyor ve hayatımın her alanında uyguluyorum.

Sohbet ortamlarında da başka insanları sorguluyorum. Bahçeli evde oturan birine soruyorum, evinde maydanoz, golyandro, marul, çiçek var mı diye soruyorum, yok diyorlar veya en iyi ihtimalle sadece çiçek var diyorlar. Bende hepsinden var. Yaşamımızın her alanında üretim olmalı.

Pozitif bakış açısıyla her sıkıntıya göğüs germeyi çok seviyorum. Neler yapmışım diye bakınca, ‘hiçbir şey yapmadıysam üç oğlumu yetiştirdim, torunlarımla ilgileniyorum...’ diyorum… İki oğlum da benimle bu sektörde çalışıyor. Evimin bahçesi, tamiratı-tadilatıyla uğraşmayı çok seviyorum. Torunlarımla vakit geçiriyorum.”

Bu haber toplam 1972 defa okunmuştur
Adres Kıbrıs 411 Sayısı ISSN 2672-7560

Adres Kıbrıs 411 Sayısı ISSN 2672-7560

Önceki ve Sonraki Haberler