1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. Neşe Yaşın Londra’da şiir dinletisi sundu…
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

Neşe Yaşın Londra’da şiir dinletisi sundu…

A+A-

 

Geceye Kıbrıslı Sanatçılar Platformu ve Kıbrıs Türk Demokrasi Derneği tarafından düzenlenen geceye katılanlar arasında çok sayıda Kıbrıslırum da vardı.
Şiirleri çeşitli dillere çevrilen Kıbrıs’ın en ünlü şairlerinden Neşe Yaşın 10 Aralık Perşembe gecesi şiirli, sohbetli muazzam bir gece sundu.

Londra’da faal olan Kıbrıslı Sanatçılar Platformu ve Kıbrıs Türk Demokrasi Derneği tarafından düzenlenen geceye katılanlar arasında çok sayıda Kıbrıslırum da vardı. Açılış konuşmalarını yapan iki dernek temsilcisi Ertanç Hidayettin ve Ferdi Sedat her iki toplumu da kucaklayan bu tür etkinlikleri organize etmekten duydukları memnuniyeti dile getirdiler ve sanat ve sanatçıların Kıbrıs’ta barış sürecine çok büyük katkılar yaptıklarının altını çizdiler. Aynı gayretin İngiltere’de yaşayan Kıbrıslılar tarafından da gösterilmesi için ciddi çalışmaların yapılması gerektiğini söylediler.

Neşe Yaşın şiirlerini Türkçe ve İngilizce seslendirdi. Eski ve yeni şiirlerinden oluşturduğu repertuar oldukça zengindi. Çok sıcak bir ortamda geçen gecede sadece şiirler okunmadı. Anılar cirit attı. Neşe Yaşın ünlü şair babası Özker Yaşın’ın milliyetçi çizgisine ters düştüğü için onunla aralarında geçen ilginç anılarını da anlattı. Etkinliğin sonunda hep birlikte Neşe Yaşın’ın ünlü ‘Yurdunu Sevmeliymiş İnsan’ şiirinin Rumca ve Türkçe şarkısı okundu ve duygusal anlar yaşandı.

Toplantıya katılanlar bu tür etkinlikleri daha sık görmek istediklerini belirttiler. Özellikleri genç Kıbrıslıların bu tür etkinliklere katılmalarını sağlamak için çalışma yapılmasının önemi vurgulandı. Etkinliğe katılan Nafiya Horozuğlu bu konuda umut vadeden çalışmalar yaptıklarını belirterek katılımcıları sevindirdi.
(NORTH CYPRUS UK – 15.12.2015)

-----------------------------------------------------

“Neşe Yaşın'la geçmişe yolculuk…”

Ertanç HİDAYETTİN

Geçtiğimiz hafta Londra’da önemli bir etkinlik vardı.
Neşe Yaşın bizlerleydi. Şiirlerini okudu, sohbet ettik. O en çok iz bırakan şiirler arasında olan “yurdunu sevmeliymiş insan” şiirini şarkı olarak söyledik.
Türkçe ve Rumca.
Yıllar öncesine götürdü bizi bu etkinlik.
Camden Kıbrıslılar sanat etkinliği çerçevesinde düzenlenen etkinliklerde buldum kendimi.
Jazz Cafe’de. Hani Yeni Türkünün konser verdiği etkinlikte. O yıl Jazz Cafede bulunan bazı çehreler Cuma akşamı da bizlerleydi.
Biraz yorgun, biraz yaşlanmış, ama hala kararlı, hala yüreği barış sevdasıyla çarpan yorgun demokratlar.
1991 yılındaki gecede ünlü Kıbrıslırum müzisyen Marios Tokas bu şiirin bestesini okumuştu. O piyano çalarken Neşe yanında oturmuştu.
Marios Tokas 7 yıl önce kansere yenik düştü.
Cuma gecesi o şarkıyı okurken onu da anmış olduk.
Ne acıdır ki Kıbrıs’ta çeşit engellere rağmen iki toplumlu sanatsal buluşmalar sıklıkla yapılırken biz İngiltere’de ancak 25 yıl sonra bu tür bir etkinlik organize edebiliyoruz.
İki toplumlu buluşmalar olmuyor değil. Ama ancak eskiyi konuşmak, demokrasi şehitlerini anmak için.
Bunlar da çok önemli. Ama ileriye dönük, çözüme katkı amacıyla buluşmamız daha önemli değil mi?
Özellikle Kıbrısımızın her tarafının savaş gemileri ile çevrili olduğu bu kritik günlerde.
Dünyanın her yanında yaşayan Kıbrıslılar olarak daha sıklıkla, daha acilen biraraya gelmemiz gerekmez mi?
Neşe Yaşın Kıbrıs’ın cesur yüreklerinden. Özellikle Kıbrıs gibi erkek egemen bir ülkede sergilediği cesur duruşu takdir edilmeli.

Aşağılandı, tehdit edildi, dışlandı, ama yılmadı. Barış arzusunu hiçbir zaman söndüremediler.
Geçen haftaki gece esnasında geçtiğimiz yıllarda vijdani ret neferlerine karşı desteği yüzünden karşılaştığı çirkin saldırıları, tehditleri, sözde gizli polis tarafından takip edilmesini anlattı bize. Utandık.
Zaman zaman gizli polis takipleri sırasında yaşadığı trajikomik olaylara güldük. Şimdi güldüğünü ama o zamanlar çok büyük bir stres altında olduğunu söyledi bize. Olmaz mı?
Aşırı çizgideki bir gazete ile yaşadıklarını anlattı. Tahmin etmediğimiz kişilerin onu gazeteyi dava etme kararından vazgeçirmek için yaptıkları çabaları tiksinti ile öğrendik.
İlk kez ünlü şair babası Özker Yaşın ile aralarındaki farklılıklar yüzünden yaşadıklarını kendi ağzından dinleme şansı yakaladık.
Babasının kızına olan gururunu takma isimle belirtebildiğini, ama sonradan kızının çizgisine epeyce yaklaştıını öğrendik.
Çok ilginç anekdotlar konuşuldu gecede. Örneğin babasının kitabevinde Derviş Ali Kavazoğlu, Denktaş ve babasının Özker Yaşın’ın buluşup şiddetli tartıştıklar yaptıklarını, Kavazoğlu aracılığı ile Nazım Hikmet’in kitaplarına gizlice nasıl ulaştıklarını öğrendik.
Kamil abimizden Kavazağlu ile Nazım Hikmet, Nazım Hikmet ve Nelson Mandela arasındaki temasları öğrendik. Tarihi nitelikte bilgiler bunlar.
Ve tabii gecede bol bol şiirlerini okudu Neşe. Türkçe ve İngilizce. Çok aşina olduğumuz şiirleri ile yeniden buluşturdu bizi.
Sonra, Kıbrıs’ta sanatçıların çözüme katkı yolunda yaptıkları girişimleri dinledik. Umutlandık.
Salonda bulunan bir gencimizin ileride bu tür etkinlikler yapma planı olduğunu öğrenerek sevindik. Ona yardımcı olma vaadinde bulunduk. Olacağız da.
Teşekkürler Neşe. Geceyi düzenleyen Kıbrıslı Sanatçılar Platformu ve Kıbrıs Türk Demokrasi Derneğine de teşekkürler.
Devam edeceğiz.
(KIBRIS POSTASI – Ertanç HİDAYETTİN – 14.12.2015)

Bu yazı toplam 1297 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar