1. YAZARLAR

  2. Sevgül Uludağ

  3. “Nerelerdeydin?”
Sevgül Uludağ

Sevgül Uludağ

0090 542853 8436/00357 99 966518
Yazarın Tüm Yazıları >

“Nerelerdeydin?”

A+A-

 “Kayıp” yakını ressam Tulla Liasi’nin “Kıbrıs’taki kayıplar”la ilgili resim sergisi Lahey’de açılıyor…

 

ser-001.jpg

“Kayıp” yakını ressam Tulla Liasi’nin “kayıp” kardeşinden hareketle Kıbrıs’taki “kayıplar”la ilgili resim sergisi Lahey’de açılıyor…

Karpaz köylerinden Aya Triada’dan (Sipahi) kardeşi Yannakis Savva Liasi, 1974’te “kayıp” edilmiş ve ondan geride kalanlar 2010 yılında Kayıplar Komitesi’nin yürüttüğü kazılarda Arapköy’de (Klepini) beş kişilik bir toplu mezarda bulunmuştu. 2014 yılında ise Yannakis Liasi’den geride kalanlar, Aya Triada’ya defnedilmişti… “Kayıp” Yannakis’in annesi ve babası, 1974’ten sonra köyleri Aya Triada’dan ayrılmayıp Karpaz’da yaşamaya devam etmişler ancak Tulla ve Yannakis’in annesi Marulla Savva Liasi, oğlu defnedildikten bir yıl sonra 2015’te  yaşamını yitirmiş ve oğlunun yanındaki bir mezara defnedilmişt… Yannakis’in kızkardeşi Tulla Liasi ise Hollanda’da yaşamını sürdürüyor… Tulla Liasi, son 38 senedir Hollanda’da bir ressam ve bir resim öğretmeni olarak hayatını sürdürüyor ve zaman zaman Kıbrıs’a gelerek köyünü ve babasını ziyaret ediyor.

“Kayıp” Yannakis Liasi’nin öyküsünü bu sayfalarda yayımlamıştık…

Tulla Liasi 2014 yılında Cyprus Mail gazetesine “Kardeşimin köyümüze defnedilecek olması büyük bir onurdur, askeri bir tören yapılmayacak olsa da…” demişti.

Tulla Liasi, “Kardeşim kayıp olalı aradan tam kırk yıl geçti… Şimdi geri dönüyor, ait olduğu yere geri dönüyor, çocukluk yıllarını geçirdiği, hiçbir kaygısı olmaksızın çocukken gülüp oynadığı yere geri dönüyor. Huzur içinde yatabileceği tek yer burasıdır, sonsuz bir huzur içinde olabileceği tek yer evidir…” diye konuşmuştu.

5 Mayıs 1953’te Aya Triada’da dünyaya gelen Yannakis Liasi, Yalusa (şimdiki adıyla Yeni Erenköy) lisesini bitirmiş, 1974’te Atina Üniversitesi’nde Ekonomi Bölümü birinci sınıf öğrencisiydi… Ailesinin onu sağ olarak gördüğü son tarih 11 Ağustos 1974’tü – Ayios Epiktitos’a (Çatalköy) gönderildiklerini söylemiş ancak ondan bir daha haber alınamamıştı…

Yannakis Liasi’nin cenaze töreni 12 Temmuz 2014 Cumartesi günü saat 11.00’de Aya Triada’daki kilisede yapılmış ve ardından köydeki Kıbrıslırum mezarlığına defnedilmişti.

“NERELERDEYDİN?”

Ressam Tulla Liasi’nin “Nerelerdeydin?” başlıklı Kıbrıslı “kayıplar”a adanmış resim sergisi Lahey’de 2 Haziran’da açılacak ve 11 Haziran’a kadar açık kalacak. Sergiyi Kıbrıs Cumhuriyeti İnsani İşler Komiseri Fotis Fotiu açacak. Tulla Liasi’nin sergiyi tanıtım broşüründe “Liasi’nin kardeşinin bir toplu mezarda 40 yıl bulunmasından sonra yaşadığı tarifsiz duygusal deneyimi, Kıbrıs’ta “kayıplar” konusunu ele alacak bir sanat projesi hakkında düşünceler geliştirmesine neden oldu. Bu sanat projesini geliştirerek sanatçı, trajik olaylara ve acı verici durumlara yalnızca estetik yöntemlerle yaklaşmak değil, aynı zamanda sanatın bu tür acı verici konuları ve insani duyguları ele almakta güçlü bir araç olduğunu, aynı zamanda tarih, bellek ve politika gibi konular üzerinde düşünmeye yol açacak bir araç olduğunu sergilemek istiyor” denildi.

1957 yılında Kıbrıs’ta dünyaya gelen Tulla Liasi, 1974’te adamızın bölünmesine yol açan savaş ardından 1975 yılında Aya Triada’daki evinden ayrılarak öğrenim görmeye gitti ve bir göçmen olarak yaşamını sürdürdü – önce Yunanistan’da, sonra da Hollanda’da… Hollanda’da Lahey’de Güzel Sanatlar Kraliyet Akademisi’nde eğitim gören  Tulla Liasi, daha sonra da Rotterdam’da masterini tamamladı ve çeşitli sergiler açtı. 2013 yılında “Paslanmış Kanıtlar”, 2015 yılında ise “Ev ve Kimlik” sergisini Hollanda’da açtı. “Paslanmış Kanıtlar”, Karpaz’da bir “enklav”da bulduğu eski, paslı, gündelik yaşamda kullanılan metal objeleri kullanarak foto kolajları yaptı. Bu sergide Karpaz’daki “enklav”da yaşayanların zorlu yaşamını yansıtmaya çalıştı.


BASINDAN GÜNCEL

 

"Barışı devlet değil,  halk yapacak"

Özde KAYA – Voice of the Island

Voice of the Island bu hafta da Larnaka’da yaşayan, Kıbrıslıtürk bir kardeşimizi ziyaret etti.
“Herkesle vedalaş, bir daha kuzeye gelemeyeceksin” uyarılarına rağmen, 2001 yılında tek başına geldiği Larnaka’da bugün dört çocuğu ve eşiyle birlikte mutlu bir yaşam süren Barış Göktaş’ın evinde konuk olduk.  Ailesine güzel bir gelecek sunmak için elinden geleni yapan Göktaş ile Larnaka’ya yerleşme sürecini, Larnaka’daki hayatını ve Kıbrıs sorununa bakış açısını konuştuk.

VOI: Kendinizden bahseder misiniz?
İsmim Barış Göktaş. 1977 yılında Serdarlı’da doğum. Bir süre kuzeyde iş hayatımı sürdürdükten sonra, 2000 yılında izinli olarak çalışmak için güneye geldim. 3 ay sonra ustam ile yemek yerken resmimi çektiler ve diğer kişilere kötü örnek olacağım gerekçesiyle iznimi kestiler. Nişanlı olduğum ve evlilik hazırlıkları yaptığım dönemde büyük zorluk içine düşmüştüm. Çok uğraştıysam da iznimi geri alamadım ve buraya kaçmak zorunda kaldım.

VOI: Larnaka’ya ne zaman yerleştiniz? Buraya yerleşirken ne tür zorluklarla karşılaştınız?
28 Ocak 2001 tarihinde arabamla güneye geçtim. Ailem ben Larnaka’ya gelirken “Herkesle vedalaş, bir daha kuzeye geri dönemeyeceksin” şeklinde beni uyarmıştı. Her şeye rağmen Larnaka’ya geldim.  Buraya gelmemden 1 ay sonra ev kiralayarak o zaman nişanlı olduğum eşimi de yanıma aldım. 2005 yılına kadar kuzeye gitmemiştim. Daha sonra Güney Kıbrıs’a kaçak olarak geçenlerin mahkemeye çıkmadan, 200TL karşılığında cezalarının silineceği bir yasa çıkmıştı. Cezamı ödeyerek özgürce kuzeye gidip gelmeye başladım. Şimdi arada bir köyüme, Serdarlı’ya gidiyorum. Ancak buradan başka yerde yaşamayı kesinlikle düşünmüyorum.  Burada çok mutluyum. Çocuklarım iyi eğitim alıyor, 3 lisan öğreniyorlar. Hiç kimseden en ufak bir kötülük görmedim. Burada birçok arkadaşım, güzel dostluklarım var. Beni buraya gelirken uyaran ailem, bizim burada iyi olduğumuzu görüyor… Onlar da bizi ziyaret etmek için sürekli Larnaka’ya geliyorlar.
Aileme güzel bir hayat sunmak için buraya yerleşmek yerinde bir karardı ancak tabii ki zorlukları da vardı. En büyük zorluk lisan problemiydi. Rumcamız olmadığı için zorluklar yaşadık ancak gördüğümüz yardımlarla bu sorunu aştık. Örneğin çocuklarımın doğumunda Rumcamız olmadığı için doktorlarla anlaşmamız mümkün değildi. Bizim için tercüman getiriyorlardı. Burada değer ve destek gördük. Her zorluğumuzda bir destekçimiz oldu.

VOI: Sizce Kıbrıs’ta nasıl bir çözüm olmalıdır? Kıbrıs sorununa bakış açınız nedir?
Bence Kıbrıs sorununun çözümü için önce halkın kaynaşması lazım. Bu barışı devlet değil, halk yapacaktır. Eğer büyüklerimiz halkın kaynaştığını görür ve olaysız bir birlikteliğe şahit olurlarsa anlaşma olacaktır. Ancak devletlerin birbiriyle olan ilişkilerine bakarsam ve açık söylemem gerekirse ben bir anlaşma görmüyorum.

VOI: Toplumlar arası ilişkiyi nasıl görüyorsunuz? Mevcut durumda yeterli temas sağlanıyor mu?
İki toplumun ilişkisini mükemmel olarak değerlendirebilirim. Burada yaşayan biri olarak söyleyebilirim ki; yüzlerce arkadaşım var, burada yaşayanlar kuzeye, kuzeyde yaşayan arkadaşlarım da güneye çok sık gidiyor. Hepsi de bir birleriyle güzel ilişkiler içinde…
Yeteri kadar temas olmadığını düşünüyorum. İki toplum arasında evlilikler olsun, çocuklar doğsun ve birlikte yaşamayı başarabileceğimiz bir ortam oluşsun.
İnsan bilmediği bir yerde özgür ve güvende hissedemez. Herkesin kendi çıkarlarını düşündüğü ve o doğrultuda hareket ettiği günümüzde, iki topluma da büyük görev düşüyor. Halk özgürlüğü için bir biriyle kaynaşmalıdır.

bb-019.jpg

(VOICE OF THE ISLAND – Özde KAYA – 14.4.2018)

 

Bu yazı toplam 723 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar