1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Nereden... Nereye...
Nereden... Nereye...

Nereden... Nereye...

CTP ile UBP hükümetleri karşılaştırması (3) Nereden... Nereye... 2009’da büyük vaatlerle işbaşına gelen UBP hükümetinin 2 yılda ülkede yarattığı tahribat giderek büyüyor. 2009’dan önceki dönemle şimdi yaşadığımız hükümet dönemini karşı

A+A-

 

 

CTP ile UBP hükümetleri karşılaştırması (3)

 

Nereden... Nereye...

 

2009’da büyük vaatlerle işbaşına gelen UBP hükümetinin 2 yılda ülkede yarattığı tahribat giderek büyüyor. 2009’dan önceki dönemle şimdi yaşadığımız hükümet dönemini karşılaştırarak veriler ortaya koyarak tartışma zamanının geldiğine inanıyorum.

Bu bağlamda geçtiğimiz hafta “zamlar” dün de “maaşlar” özelinde iki iktidar dönemindeki durumu ortaya koyarak tartışma zamanı yaratmaya çalıştım.

Bugün de aynı konuyu irdelemeye devam edeceğiz.

CTP’nin iktidar olduğu 2003 ile 2008 yılları Aralık ayları kıyaslaması yapıldığında dolar bazında rakamlar ortaya çıkıyor.

Gayri Safi Milli Hâsılanın 2003 yılında 1,2 milyar, 2008’de ise 3,9 milyara ulaştığını yani yüzde 208’lik artış gerçekleştiği, kişi başına düşen milli gelirin 2003 yılında 5 bin 949, 2008’e gelindiğinde ise 15 bin 984’e, yani yüzde 169’luk artış olduğu göz önüne almalıyız…

Aynı şekilde asgari ücretin 500 TL’den 1190 TL’ye ulaştığını, yüzde 138’lik artış gerçekleştiğini, hayat pahalılığının da 2003’ten 2008’e yüzde 71.18 artış gösterdiğini bir yere not etmeliyiz…

Örneğin öğretmen başlangıç maaşı 2003 Aralık ayında brüt olarak 1233 TL iken, 2008 Aralık ayında ise 2815 TL oldu.

Yani maaşlar dolar bazında yüzde 171, TL bazında ise yüzde 128 arttı.

Yine aynı dönemde (CTP iktidarı) bankalardaki 1.5 milyar dolarlık mevduatın, 5 milyar düzeyine ulaştı, üniversitelerdeki öğrenci sayısının 38 binden 48 bine çıktı, 78 bin elektrik sayacı sayısı 148 bine yükseldi.

 

* * *

 CTP-BG’nin hükümette olduğu dönemde demokratikleşme konusunda yaşanan gelişmelere ilişkin belli başlı örnekleri özetlemekte yarar vardır: 

·        a.Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasını önleyecek ve askeri yargıçların yerine sivil yargıçların atanmasını sağlayacak düzenlemeler yapıldı.

·        b.Gericiliğin, söz ve anlatım özgürlüğüne yaptığı saldırıların sembolü haline gelen “Nilgün Orhon Öğretmen”in görevden alınması olayında, öğretmenimizin görevine dönmesi sağlandı.

·        c.2002-2003 arasında sendikacılara açılan davalar düşürüldü.

·        d.Tüm sahillerimizi kapsayan askeri yasak bölge uygulaması değiştirildi.

·        e.Meclis’in önü toplantı ve gösterilere açıldı.

·        f.Lefkoşa’da kent içinde var olan, 1963-74 arasında inşa edilen eski barikatlar ve askeri düzenlemeler kaldırıldı.

 

Yukarıda belli başlı örnekleri sıralanan demokratikleşme hamlelerinin gerçekleştirilmesinden sonra, bugün, UBP iktidarının kararları ile Meclis önünün (ağır polisiye tedbirlerle) demokratik gösterilere kapatılması, sendikacıların ve göstericilerin tutuklanması ve haklarında davalar açılması vb. durumlar, CTP-BG’nin halka kazandırdığı demokratik değerlerin önemini açıkça gösteriyor…

CTP’ye yapılan en büyük eleştirilerden biri de “Polisi neden sivil otoriteye bağlamadınız” konusudur.

Eğri oturup, doğru konuşmak lazım!

Bu toplum CTP’ye polisi sivile bağlayacak kadar, yani tek başına Anayasa değiştirecek kadar güç vermiş midir?

Kısacası meclisin 3’te 2 çoğunluğunu gerektiren Anayasa değişikliği için CTP’nin meclisteki vekil sayısı yeterli miydi?..

Hayır!..

O zaman “polisi neden sivile bağlamadınız” eleştirisinin de gerçekçi bir zemini yoktur diyebiliriz.

 

* * * 

 CTP’nin hükümette olduğu dönemde polis alımlarında uygulanmaya başlatılan sınav usulü sivilleşme açısından son derece önemli bir gelişme oldu. 

Bugünkü UBP iktidarında hemen hemen her Bakanlar Kurulu toplantısından çıkan yeni yurttaşlıklar konusu da toplumu rahatsız eden gelişmeler arasındadır.

Tüm bu gelişmeleri takiben CTP iktidarı döneminde verilen KKTC vatandaşlığı sayısı da 80 civarındadır.

Bu rakamı da bir kenara not etmekte fayda vardır.

Yakın bir zamanda erken seçime gitmesi muhtemel görünen ülke, daha iyi yöneten kadrolara teslim edilmelidir...UBP’yi yaşadık ve gördük, beğenen yeniden oy verebilir. Ancak şikâyet ediyorsak, doğruyu bulmalıyız.

 

 


‘2006’da Kıbrıs daha ucuzdu’

 

Türkiye İzmir’den bir okuyucu YENİDÜZEN’in internet sitesinde CTP dönemi ile UBP dönemi arasındaki pahalılık farkını anlatan kısa bir yorum yazmış, ilginç saptamaları var, aynen aktarıyorum:

Banka emeklisi çiftiz. 2006 yılında Girne,Lefkoşa, Mağusa derken bir hafta Kıbrıs’ta tatil yaptık. Bellapais’ta büyülendik, Cengiz Topel ve Beşparmak’ta duygu sağanağındaydık. Taksiye bindik, kontörlü telefon hattı aldık, LEMAR mağazasına gidip alışveriş yaptık. Yanı sıra İzmir KİPA’dan ne alıyorsam her şey orada olduğu için fiyatlarını yazdım. Eve döndükten sonra KİPA’ya gidip karşılaştırdım. Sizde yüzde otuz daha ucuzdu!.. Taksi, telefon en az 5 kat ucuzdu.Elektrik, benzin, tüp gaz yarıdan fazla ucuzdu. Hanımla dedik ki kızı evlendirdikten sonra Kıbrıs’a yerleşirsek ev alırız iki maaşla yaşlılığımızı huzurla geçiririz. Düğüne 6 ay kala bugün geldiğimiz noktada tahminim bu gidişle önümüzdeki kışa fiyatlarda eşitleneceğiz. Dünyanın küçüldüğünü sanki sığınılacak bir köşe kalmadığını görmek kendimizi kurtarabilecek sıçan deliği kadar bile bir fırsatın kalmadığını bilmek ne kadar kötü. Eğer biran önce barış sağlanmazsa Kıbrıs üzerinde yaşayanların buradakilerden farkı kalmayacak...

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1309 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler