1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. “Nereden gelirse gelsin dinsel gericiliğe boyun eğmeyeceğiz”
“Nereden gelirse gelsin dinsel gericiliğe boyun eğmeyeceğiz”

“Nereden gelirse gelsin dinsel gericiliğe boyun eğmeyeceğiz”

13 örgütten yapılan ortak açıklamada, söz konusu yasanın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı, ayrımcı, insan hakları ve laikliğe aykırı olduğu savunuldu.

A+A-


Din İşleri Dairesi (Değişiklik) Yasası’nın Cumhurbaşkanı’nca imzalanmaması ve Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini savunan 13 sivil toplum örgütü, sendika ve siyasi parti, ülkede gericiliğe izin vermeyeceğini ve geri püskürteceğini bildirdi.

13 örgütten yapılan ortak açıklamada, söz konusu yasanın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı, ayrımcı, insan hakları ve laikliğe aykırı olduğu savunuldu.

Yasanın ağırlıklı olarak Sünni İslam Hanefi inancına yönelik olarak yapıldığı kaydedilen açıklamada, Anayasa'nın 8'inci maddesine göre “hiçbir kişi, aile, zümre veya sınıfa ayrıcalık tanınamayacağı” hatırlatıldı.

Türkiye'den din görevlilerinin getirilip ülkede maaşlı memuru olmasını düzenleyen maddenin Anayasa madde 120 ve 121’e aykırı olduğu belirtilen açıklamada, ayrıca yasada yer alan “Cami, cami avlusu ve müştemilatında ve kullanımındaki bütün alanlarda, bu Yasanın amaçları doğrultusunda her türlü faaliyetlerin yapılmasına izin vermek” ifadesiyle Kur’an kurslarının düzenlenmesinin mümkün olabileceği savunuldu.

Açıklamada, “Hâlihazırda yasa dışı olarak yürütülmekte olan çocuk haklarına da aykırı böylesi kurslara, o veya bu şekilde yasal zemin kazandırılması, ülkemize ve geleceğimize yapılacak en büyük kötülüktür” ifadelerine de yer verildi.

Açıklamada, Din İşleri Dairesi’nin, Yasanın çeşitli maddeleri ile adeta bir Bakanlık gibi genişletildiği ve devlet içinde devlet gibi çok geniş yetkilerle donatıldığı da iddia edildi.

Yasayla insan haklarına aykırı olarak; ülkedeki Alevi inancına, Hıristiyan dinine veya farklı inançlara mensup kişilerin yok sayıldığı ve açıkça ayrımcılığa uğrayıp ve dışlandığı da kaydedilen açıklamada, Cumhurbaşkanı’nın konuyu farklı ele alıp, “meseleyi aydınlığa kavuşturmak üzere Anayasa Mahkemesi'ne sunmak yerine, geldiği karanlığa” gönderdiği savunuldu.

Açıklamada şöyle denildi:

“Halkımızın geleceğini, insan haklarını, çocuk haklarını, laiklik prensibini, ülkeyi nasıl yönettiklerini gayet iyi bildiğimiz 26 kişinin vicdanına teslim etmiştir. Meclis'te 26 parmağın kaldırılmasıyla yasanın aynen veya değiştirilerek kabul edilmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın imzalamaktan başka seçeneği kalmayacaktır.

Dolayısıyla, dinsel gericiliğe çanak tutan, ülkemizi AKP'nin Türkiye'de yarattığı muhafazakâr baskı ortamına sürükleyecek olan böylesi bir yasanın vebali sadece Meclis'in ve işbirlikçi hükümetin değil Cumhurbaşkanı'nın da boynundadır.

Ancak mücadele bitmedi, bitmeyecek... Yasa ister Meclis'te olsun ister yürürlükte, bizler bu ülkenin aydınlık yarınları için, eşitlik, özgürlük ve insan hakları için mücadeleye devam edeceğiz.

Çocuklarımızı etkilemeye çalışan dinsel gericiliğe, kadınları baskı altına alan muhafazakârlığa, çok defa bu halka dayatılan acı reçetelere boyun eğmeyeceğiz. Bizleri, Türkiyeli-Kıbrıslı diye bölmeye çalışanlara inat toplumumuzun karakterinde olan, her dine ve inanca saygılı, hoşgörülü, halkların ve kültürlerin kardeşliği temelinde birbirimize kenetlenerek gericiliği geri püskürteceğiz.”

Açıklamada imzası olan kuruluşlar Baraka Kültür Merkezi, Bağımsızlık Yolu, TDP, Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, KTÖS, KTOEÖS, KOOP-SEN, BASIN-SEN, Doğu Güneydoğu Kültür Derneği, Boran Kültür Derneği, BKP, YKP, ÇAĞ-SEN olarak açıklandı.

 

foto arşiv

Bu haber toplam 733 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler