1. HABERLER

  2. ÖZEL HABER

  3. Nehirler tersine akmaz
Nehirler tersine akmaz

Nehirler tersine akmaz

Yeni geçiş noktalarının açılmasıKıbrıs’ı sonsuza kadar değiştirdi mi?

A+A-

kakouris.jpg
Yiorgos Kakouris
ykakouris@gmail.com
.

 

 

 

-----------------------
Yeni geçiş noktalarının açılması
Kıbrıs’ı sonsuza kadar değiştirdi mi?
-----------------------

 

“Kıbrıs Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde çözümsüzlüğün bir yan etkisi olarak Şubat ayında yaşanmış en son ve en ciddi kriz esnasında, Kıbrıs Cumhuriyeti yetkilileri kapalı kapılar ardında ilk kez bir karşı önlem olarak ara bölgedeki geçiş noktalarını tek taraflı olarak kapatma olasılığını görüştü.

Bu adım özellikle de hükümeti Avrupa Birliği ve serbest dolaşım ilkesine aykırı bir noktaya koyabileceği için çok uç noktada ve belki de uygulaması zor bir tedbir olacaktı. İşgalci bir ordunun insanların hareketlerini kısıtlamasını geçin, aynı şeyi demokratik şekilde seçilmiş hükümetin yapması söz konusu olmuştur.

Gündeme gelen ve aynı düzeyde aşırı ve muhtemelen uygulaması zor olacak bir diğer tedbir ise kuzeyde siyasi mevkide bulunan Kıbrıslı Türklerin pasaportlarını iptal etmek olmuştur.

Masaya getirilen diğer birçok olası tedbir olmuş ve günün sonunda önerilip uygulamaya konan tedbirler o kadar da dramatik olmamıştır. Ama bilin bakalım her iki toplumda da gündemde çok yer tutan hangi tedbir olmuştur?

Anastasiades tüm barikatların kapatılmasının kendisine önerildiğini ve bu fikir sahibinin kendisi olmadığını belirterek Kıbrıslı Rum siyasi parti liderlerine öneriden bahsetti, görüşmeler basına sızdı ve kıyamet koptu.
DISI ve AKEL bu düşünceyi anında devre dışı bıraktı. Hükümet sözcü vekilinin sözleri bir Kıbrıs Türk internet sitesi tarafından “sınır kapılarını kapatma konusunun görüşüldüğü” şeklinde yanlış aktarıldı ve hükümet sözcüsü vekili de konu kuzeyde daha fazla yayılmadan bir tekzip tweeti atmak zorunda kaldı.

İnsanlar geçiş yapmak istiyor

Acaba hükümet, geçişlerin kapatılması fikri için herhangi bir sorumluluk almadan önce bunun kabul görüp görmeyeceği konusunda kamuoyunu tartıştırma girişiminde mi bulundu?
Böyle bir şey ne ilk ne de son kez yaşanmıştır.
Anastasiadis’in ardından gelecekleri düşünmeden bir ay önce söylediği, “Kıbrıslı Türkler özerklik istiyorlarsa, kendi Münhasır Ekonomik Bölgesi ile kendilerini sınırlaması gerektiği”ne dair ifadelerini hatırlayın. O günden bugüne, neler öğrendik bir düşünün.

Yapılmak istenen ne olursa olsun, kamuoyunun tepkisi en azından her iki tarafta yaşayan toplumların bunu istemediğini ortaya koymuştur. Açık olan geçiş noktalarına karşı ideolojik bir antipati taşıyan Kıbrıslı Rumların ötesinde, birçok kişi de bunların varlığını umursamamaktadır. Kutsal yerleri ziyaret etmek, arkadaşlarla buluşmak, eğlenmek veya iş için Kıbrıslı Rumlar ülkelerinin her köşesine az çok serbestçe geçme fikrine alışmıştır.

Benzin ve ilaç: Gereklilik

Kuzeyde yaşanan döviz krizi de umursamaz ve idealist olma durumu arasındaki dengeyi değiştirmiştir. Kuzeyden benzin ve ilaç almak bir anda öylesine bir kolaylık olmaktan çıkmış ve birçok kişi için de bir gereklilik halini almıştır. Hükümet kuzeyden benzin almayı yasaklamanın zamanı gelmiş gibi davrandığında kamuoyu bu düşünceyi anında reddetmiş ve Ayios Dometios/Kermiya kontrol noktasındaki kuyruklar ikiye katlanmış ve böylelikle yetkililer geri çekilmişlerdir.

Görünüyor ki insanlar ilk adımı attığı zaman, büyük ihtimalle yaptıkları tercihi bir daha düşünmeyeceklerdir ve uygun şartlar olması durumunda da devlet bunu takip edecektir.

Her zaman olduğu gibi insanların günlük yaşam içerisinde deneyimledikleri ek değişimler ile algılarındaki küçük farklılıklar biraraya geldiğinde birkaç yıl hatta aylar önce tahayyül edilemeyen bir değişim meydana gelmiştir. Gerçek anlamda eylemleri ile geleceğin – federal veya bölünmüş- parametrelerini belirleyen, vatandaşların ta kendisidir. Bir diğer deyişle, Kıbrıslı toplumların, her iki tarafta bulunan ayrılıkçıların, uzun yıllardır toplumların birbirleriyle ticaret yapmasını engelleme girişimlerine nasıl tepki verdiğini gördük. Stigma ortadan kaldırıldı ve stigmalar bir kez ortadan kaldırıldığı zaman, daha zor geri gelir.

Kimse Derinya’yı durduramaz

Bu trend, birkaç hafta önce bazı milliyetçi grupların (isimleri popülizm ile yan yana konulmaya başlanan ve ELAM’ın net ve utanmaz popülizmi karşısında ilgili kalma konusunda zorluk yaşayan bazı küçük partiler dahil) Derinya geçiş noktasının açılmasını protesto etmek adına kapıda toplanmasıyla tamamen görünür hale gelmiştir.

Bazı basın kuruluşlarının bu toplanmayı kitlesel bir hareketmiş gibi gösterme çabalarına karşın sadece birkaç yüz adet insan protestoya katılmıştır. Birkaç yüz adet insanın en yoğun günde kontrol noktalarından bir saatte geçen insan sayısı olduğu düşünülürse mesaj apaçık ortada.

Daha da açık olan konu ise, Kıbrıs Oteller Birliği tarafından ayıp olarak nitelendirilebilen, turistlerin “onlara geçmişte söylediğimiz gibi tehlikeli bir durumun artık söz konusu olmadığını” kendilerinin de görebileceği açıklaması olmuştur.

Toplum yeniden birleşiyor

2003 yılında Rauf Denktaş pes ederek insanları bölünmeye alıştırma ve insanlara toplumlararası etkileşimin pek de değerli olmadığına ikna etme ümidiyle barikatları açmıştır. Rauf Denktaş kısmen başarılı olmuştur. Sonuç olarak günümüzde her iki tarafta da bazı insanlar, iş ve turizm amaçlı arada sırada biraraya gelmenin bu nesil açısından Kıbrıslıların en fazla yapabileceği şey olduğuna inanmaktadır. Fakat Denktaş toplumlar arasında daha fazla temas kurma isteğini ortadan kaldırmak ve sosyal dinamikleri yok etmek konusunda başarısız olmuştur. Korkusuzca veya kendi çıkarları dışında merhum Denktaş’a imrenen Kıbrıslı Rum siyasi elitleri içerisindeki kişiler de aynı sorunları yaşamaktadır.

Sürekli yapılan propagandalara karşın, insanlar yeni geçişlerin açılmasını talep ediyor. Ve artık hangi noktaların kendileri ve diğer toplum için faydalı olabileceğini de ortaya koyarak taleplerini yapıyorlar. Mağusa ve Derinya için de durum kendiliğinden böyle oldu. Athienou (Kiracıköy) sakinleri, Luricina’da yaşayanların Gaziler üzerinden Aglandjia (Eğlence) ile Larnaka’nın yeniden birleşmesinden faydalanacaklarını ortaya koymaktadırlar.

Daha da önemlisi, bir geçiş noktasının kapatılması için yapılacak herhangi bir girişimin insanlardan hemen bir tepki göreceği artık daha net şekilde görülmektedir. Eskiden Kıbrıs sorunu olarak adlandırdığımız konuda federal bir çözüme ulaşma olasılığı halen daha tehdit altında olsa da, bazı insanların istediğinin aksine aradaki duvarlar artık o kadar da kolay yerine geri konmayacaktır.

 

___________________________
 

Çeviren: Seda Argün

 

Bu haber toplam 1620 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler