1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Nefes alır, su içer gibi...
Nefes alır, su içer gibi...

Nefes alır, su içer gibi...

Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş CTP-BG heyetinin sendikalarını ziyaretinde şunları söylüyor; “Ülkenin CTP-BG’ye çok ihtiyacı var. CTP-BG’nin hükümet tecrübesi oldu, hataları yanında olumlu icraatları da oldu. Genç yönetimiyle bunların

A+A-

 

 

Kamu-Sen Başkanı Mehmet Özkardaş CTP-BG heyetinin sendikalarını ziyaretinde şunları söylüyor;

“Ülkenin CTP-BG’ye çok ihtiyacı var. CTP-BG’nin hükümet tecrübesi oldu, hataları yanında olumlu icraatları da oldu. Genç yönetimiyle bunların yani hatalarının telafisi de yapılır. CTP-BG çok çalışmalı ve bizi UBP’ye mahkum etmemeli.”

İyi söylüyor, güzel söylüyor da biraz da öngörülü olunsa bunları söylemeye gerek kalmazdı.

***

“Toparlanıyoruz” dedi Kudret Özersay, bir hareket başlattı, siyasi partiye de açık olduğunu söyledi. Daha önce de 1 Temmuz itibarıyle Cumhurbaşkanlığı Özel Temsilciliğini bırakacağını belirtmişti. Yani Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanı olacağı tarihte… Herkes Özersay’ın bu hareketinin Eroğlu destekli olduğunu söyledi ama Eroğlu yalanladı hatta, “arkasında kim var bilmiyorum” dedi. Kudret Özersay eğer arkasında birileri yoksa böyle bir hareketi neden başlattı? Arkasında Eroğlu yoksa siyasi partileşmeye kadar gidebilecek bir hareketi başlatmak için güvencesi ne? Artık Kıbrıs sorununun çözümünü özel temsilci olarak mümkün görmüyor mu? Böyle olduğu için “ben de siyasetin dişlilerine kapılıp gideyim” mi dedi?... Başka başka sorular daha var. Özersay, bu bilinmezlere açıklık getirir mi acaba?

***

İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu “ispatlayın, istifa ederim” dediğinde neden kimse bu söylemi ciddiye almadı? Üçüncü dünya ülkelerinde okuyan gençlerimizi Türkiye Eğitim Bakanına şikayet eden ve siyasi tehlike olarak gören, farklı düşüncelere sahip oldukları kaygısını! dile getiren Çavuşoğlu’nun bu mektubu ortaya çıktığında sözünü tutup neden istifa etmediğini kısıtlı bir sorgulama dışında kimse sorgulamadı.

Neden?

Çünkü siyasetin getirildiği durum bu…

Siyasetin yalancılık, sözünü tutmama, bal tut parmağını yala cinsinden bir meşguliyet olduğu öğretildi! vatandaşa…

O da bunu böyle kabullendi.

Ne sorguluyor, ne ayıplıyor artık…

Sıradan geliyor böyle şeyler, nefes alır gibi, su içer gibi.

***

Bu satırları yazarken karşımda iki Yakın Doğu öğrencisi oturuyor. Biri rehabilitasyon okuyor, diğeri beden eğitimi…

Batman’da bir gelecek kuracak rehabilitasyon okuyan kız öğrenci… Babasının işi nedeniyle sürekli gezdikleri Türkiye’de geleceğini Batman’da kurmaya karar verdi.

Neden Batman?

Rekabetin az olduğu Batman’da iş hayatı daha kazançlı olabilir…

Ailenin diğer fertlerinin de Batman’daki iş olanakları…

Karmaşıklıktan uzak daha rahat bir hayat…

Peki çatışmalar!

Belki uzak durur!

Diğer erkek öğrencinin önünde askerlik var. Yüksek lisans yapmayı düşünse de yine askerliği biran önce yapıp bitirmek istiyor.

Bir kısa dönem var önünde, bir de 12 aylık uzun dönem… Uzun dönemde 2-3 aydan sonra 2 bin 500 tl’lik maaş…

Rehber öğretmen olacak olsa 4 bin tl’den başlayacakmış biri, beden öğretmeni olsa 3 bin 500 tl’den başlayacakmış diğeri…

Onlar mı uçtu, biz mi çakıldık?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 849 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler