1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Nedir Bu FATİH Projesi?
Nedir Bu FATİH Projesi?

Nedir Bu FATİH Projesi?

Geçtiğimiz haftanın en çok konuşulan eğitim gündemlerinden biri Türkiye Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, “FATİH” projesinin kapsamında Türkiye’nin ardından KKTC’de de uygulanacağını duyurmasıydı… Kıbrıs Türk Eğitim Si

A+A-

        

 

Geçtiğimiz haftanın en çok konuşulan eğitim gündemlerinden biri Türkiye Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, “FATİH” projesinin kapsamında Türkiye’nin ardından KKTC’de de uygulanacağını duyurmasıydı…

 

Kıbrıs Türk Eğitim Sistemini ilgilendiren bir konuyu, Türkiye Eğitim Bakanı’nın duyuyor olması garipliği bir kenara, “FATİH” projesinin ne olduğu hakkında eğitim yöneticilerimiz pek fazla bilgi sahibi olmadığı da aşikar…

Öncelikle şunu söyleyeyim, dizi ve sinema filmleriyle son dönemlerde bir Osmanlı İmparatorluğu vurgusu yapılsa da, projenin adının FATİH olmasının, Fatih Sultan Mehmet’le bir ilgisi yok… “FATİH” aslında bir kısaltma; “Fırsatları Artırma Teknolojiyi İyileştirme Hareketi”... Vizyonu olan ve eğitim adına desteklenmesi gereken bir proje… Bu proje ile Türkiye’deki ortaöğretim, ilköğretim ve okulöncesindeki yaklaşık 40,000 okulun alt yapı ve donanımlarının; LCD Panel Etkileşimli Tahta (akıllı tahta), tablet bilgisayar ve hızlı internet ağ altyapısı olarak kurulmasını içeriyor…

2011-2015 yılları arasında gerçekleştirilmesi tasarlanan 5 yıllık bu projenin birinci yılında ortaöğretim okulları (liseler), ikinci yıl ilköğretim ikinci kademe (ortaokullar), üçüncü yıl ise ilköğretim birinci kademe (ilkokullar) ve okul öncesi kurumlarının, bilgisayar teknolojisi donanım ve yazılım altyapısının sağlanması planlanıyor. Her ne kadar öğrencilere “tablet bilgisayar” verilmesi olarak isimlendirilse de bu projenin 5 ana bileşeni var:

 

1. Donanım ve yazılım altyapısının sağlanması

2. Eğitsel e-içeriğin sağlanması ve yönetilmesi

3. Öğretim programlarında etkin bilgisayar teknolojisi kullanımı

4. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi

5. Bilinçli, güvenli, yönetilebilir ve ölçülebilir bilgisayar teknoloji kullanımının

Başka bir ifade ile aslında bu projenin genel içeriğinde; öğretim programı ve ders kitaplarının e-içerik ihtiyacı, öğretmen kılavuz kitaplarının güncellenmesi, öğretmenler için hizmet içi eğitimleri ile bilinçli, güvenli, yönetilebilir bilgisayar teknoloji ve internet kullanımı ihtiyaçlarının tamamlanması hedeflenmektedir.

         Hal böyle iken; bir an için bu projenin bir yerine biz de dahil olduk ve tüm öğrencilerimize de “tablet bilgisayarlar” verildiğini varsayalım… Tamam, da bunun bir anlamı yok ki… Çünkü tabletlerin varlığı şu soruların yanıtlarını vermeye yeterli olmayacaktır:

        

         Okullarımızda daha doğru düzgün masa, sandalye, kitaplık, dolap yokken, donanımsal ve yazılım altyapısını nasıl kuracağız?

        

         Öğretim programlarımın hangi anlayış ve içerikte olacağı tartışmalarını sürüp gitmekte iken, ders kitaplarımızı vaktinde okullarımıza ulaştırma sorunları yaşarken, bütün bu derslerin e-içeriğini nasıl hazırlayacağız? Türkiye eğitim sistemindeki ders içeriklerinin tamamını alacağımızı düşünsek bile; Kıbrıs Tarihi, Kıbrıs Coğrafyası, Kıbrıs Türk Edebiyatı, Sosyal Bilgiler, Hayat Bilgisi, İlköğretim Türkçe gibi bizim kültürümüze ait ders içerikleri bu uygulamaya nasıl entegre edilecek? Yoksa bu derslerden de mi vazgeçeceğiz?

 

         İhtiyaca hizmet etmeyen, verimsiz ve profesyonel anlayıştan uzak, hatalı uygulamaları ile kronikleşmiş hizmet içi eğitim yapılanmamızla bu programların e-içeriklerinin etkin olarak bilgisayar teknolojileri ile kullanım hizmet içi faaliyetlerini nasıl gerçekleştireceğiz?

 

Yaklaşık 15 yıldır bir türlü tamamlayamadığımız “eğitim portalı” örneği karşımızda dururken bütün bu uygulamaların bilinçli, güvenli, yönetilebilir ve ölçülebilir bilgisayar teknolojisi kapsamında olmasını nasıl sağlayacağız?

 

         Özetin özeti; tartışmasız FATİH projesi önemli bir proje, birçok anlamda örnek alınması yanları olan bir proje… Ancak bizim eğitim sistemimizin ihtiyacı, bu projenin bir ucuna yama olmak ya da bu projeden nemalanarak öğrencilerimize tablet bilgisayarlar dağıtmak değildir… Bizim eğitim sistemimizin ihtiyacı; kendi hedef ve yapılanmamızı dikkate alan, kendi ihtiyaçlarımızı içeren, Kıbrıs Türk Toplumu’nu bilgi toplumu haline getirebilecek bir eğitim sistemini yeniden yapılandıracak, bize ait top yekun bir projenin kendisidir…

 

 

ANLAYANA

 

 

Müziğe Yetenekli Kim var?

Okul müdürü, telaşlı vaziyette sınıfa girer ve hemen sorar;

-      Müziğe yetenekli kimler var?

 

Sınıf içerisinden dört öğrenci el kaldırır... Müdür;

-      Aferin... Siz dördünüz aşağıya inip piyanonun taşınmasına yardım edin...

 

 

 

 

 

OKUMUŞ MUYDUNUZ?

 

 

“Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu yaratmaktır.”

 

Peter Drucker

 

 

 

BURAYA DİKKAT   

 

 

SBS Yerine “Yönlendirme”

 

TBMM hafta sonu mesaisi de yaparak 4+4+4 tartışmalarına devam ediyor… Ak Parti hükümeti eğitimi tümden değiştirecek bu uygulamayı hayata geçirmede kararlı görünüyor. Ancak hem muhalefetin, hem sivil toplum örgütlerin hem de eğitim bilimcilerin eleştirileri oldukça etkili…

 

Bu nedenle TC Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer tasarıda yoğun eleştiri alan birçok uygulamayı tasarıdan çekmiş durumda. Örneğin, en çok eleştiri alan yanlardan biri olan ilk 4 yıllık eğitimden sonra “evde eğitim” uygulamasını geçtiğimiz haftalarda tasarıdan çekmişti… Geçtiğimiz günlerde de ilkokula başlama yaşını 5’e düşüren uygulamayı yasa tasarısından çıkarttı…

 

4+4+4 modeli Türkiye’de daha çok tartışılacağa benziyor ancak hem eğitim bilimcilerin sıklıkla dile getirdiği hem de geçen hafta yine bu köşede kısaca aktarmaya çalıştığım Dünya Bankası’nın Türkiye eğitim raporunda vurguladığı “SBS’yi kaldırın” uyarısı için adımlar atılmaya başlandı gibi…

 

Türkiye’de yayımlanan Vatan gazetesinin haberine göre TC Milli Eğitim Bakanlığı SBS’yi kaldırıp yerine bir “Yönlendirme Sistemi” getirme çalışmalarını başlattı… Yönlendirme sisteminde öğrenci tanıma testleri yanında , “ders notu”, “öğretmen görüşü”, “rehberlik yönlendirmesi”, “ailelerin görüşünün” öğrenci yönlendirilmesinde etkili olması sağlanacak… Ve bütün unsurlarla çocukların ortaöğretimde yerleşebilecekleri programlar belirlenecek…

 

Biz de ise 2007 ve 2008 yıllarında CTP iktidarı döneminde kurgulanmaya çalışılan yönlendirme sistemi, 2009 yılından itibaren terk edilmeye başlandı. Önce “Kolej Giriş Sıralama Sınavı”, sonra da SBS, eğitim sistemimize dahil edildi... Eğitim sistemimiz hemen her uygulamasını transfer ettiğimiz ve bu tarz sınavların uygulandığı son ülkelerden biri olan Türkiye’de de SBS tamamen eğitim sisteminden çıkartılırsa, biz bu köhnemiş yapıyı sürdürmekte ısrar edecek miyiz?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1379 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler