1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Neden ‘barış’
Neden ‘barış’

Neden ‘barış’

“Neden barış” diye soruyorsanız daha... En ‘gündemdeki’ yanıt, ortada: “Bu ada silahtan, cephaneden arındırılsın” diye!.. Güneydeki “patlama” ile umarım bir kez daha “patladı” beynimizde

A+A-

“Neden barış” diye soruyorsanız daha...

En ‘gündemdeki’ yanıt, ortada:

“Bu ada silahtan, cephaneden arındırılsın” diye!..

Güneydeki “patlama” ile umarım bir kez daha “patladı” beynimizdeki, “ateşkes” gerçeği...

Yetmez “ateşi kesmek”...

Üzerimizden atmak da gerekiyor “ateşi, barutu, ölümü...”

İhtimalini bile...

Yeniden savaşabilmenin...

 

***

“Kim istemez ki barışı” tekerlemesini duyar gibi oluyorum.

‘Aynası iştir kişinin” derler..

Lafa bakılmaz..

Eğer barış istiyorsanız, bunu bir yaşam modeline dönüştüreceksiniz.

Her an...

Her saniye...

Ağzınızdan çıkan her kelimede.

Ve her eyleminizde...

“Ne yaptınız barışma, birlikte yaşama kültürü adına”,  işte budur mesele!..

 

 


İstifa da varmış!

Ve demokrasi de...

 

“İstifa” da varmış!..

Yani ‘sorumluluk’ üstlenmek de...

Son bir hafta içerisinde, ikinci ‘demokrasi dersi’ bu, güneyden..

Öncelikle “ekonomik program”ın nasıl bir “demokratik katılımcılık”la yapıldığını gösterdiler bizlere...

Öyle seçimde başka havadan çalmak, koltuğa oturunca ‘bambaşka’ paketleri dayatma ile uygulamak değil..

“İthal” ekonomik programlara boyun eğmek, hiç değil!..

Güneyde hükümet ve muhalefet birlikte tartıştı, uzlaştı ‘ekonomik önlemler programı’nda...

Yetmedi, Meclis’e de sunacaklar...

‘Ekonomik Programı’ Meclis’te de onaylayacak, uygulamaya öyle başlayacaklar!..

 

***

Larnaka yakınlarındaki askeri bölgede meydana gelen patlama sonrası, daha birkaç saat geçmeden önce ‘komutan’ istifa etti, ardından ‘savunma’ bakanı!..

Akıllarına gelmedi ki, “Türkler patlattı” demek (!)

Hani biz, Güzelyurt’u seller götürürken söylemiştik ya, “Rumlar kapağı açtı!..”

Bizimkiler kadar açıkgöz değillermiş demek !..

 


 

Özür ve teşekkür borcu

 

Eğer toplumu ikna ederseniz, olur...

Bu ülke insanı fedakarlık yapar.

Yeter ki “karşılığını göreceğini” bilsin.

Anımsayınız, beş altı sene önce, ha bire elektrik kesintisi, durmaksızın karanlık.

Tam bir ‘azap’tı hayat.

Sonra herkes, maaşından katkı koydu, kendi elektrik santrallerimizi kurduk...

O günlerde ‘dalga geçenler’, bugün, Kıbrıs’ın güneyine “elektrik verme” önerisi yapıyorlar...

Bırakınız geçmiş hükümeti, bakanı, özelleştirmeye çalıştıkları KIB-TEK çalışanlarını...

En azından halka teşekkür etselerdi, katkıları için!...

Yıllarca, güneyden bedava aldıkları elektriği bu topluma parayla satan, topladıkları parayı da ‘partizanlığa’ harcayan zihniyet... Eğer bugün güneye “elektrik önerebiliyorsa...”

Hem özür borcu vardır.

Hem de teşekkür...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1020 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler