1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Nasıl bir parti?
Nasıl bir parti?

Nasıl bir parti?

İktidar partisi UBP kurultaya hazırlanıyor. Hazırlıklar sanki parti kurultayı için değil de devletin herhangi bir organı için yapılıyor. Her zaman olduğu gibi UBP yine devlet olanaklarını seferber etti kurultayına hazırlanıyor. UBP bir ideoloji partisi

A+A-

      

 

 

İktidar partisi UBP kurultaya hazırlanıyor. Hazırlıklar sanki parti kurultayı için değil de devletin herhangi bir organı için yapılıyor.

Her zaman olduğu gibi UBP yine devlet olanaklarını seferber etti kurultayına hazırlanıyor.

UBP bir ideoloji partisi değil, hiç olmadı. Her ne kadar da kendilerini “milliyetçi-muhafazakar” çizgide gösterseler bile, aslında UBP bir “çıkar birlikteliği”dir.

Ganimet döneminin ilk yıllarında kurulan UBP yıllarca ganimet dağıtarak ve elinde bulundurduğu devlet olanaklarını peşkeş çekerek örgütlendi.

Bu süreç 2000’li yılların başına kadar devam etti. Ganimet ve devlet olanakları azalınca UBP de iktidardan gitti.

Nisan 2009’da seçmenin, biraz da 5 yıllık iktidar döneminde yıpranan CTP-BG’yi cezalandırmak amacıyla yeniden iktidar olan UBP 3 yıldır hiçbirşey yapmadı.

3 yılın sonunda hatırı sayılır biçimde yıpranan UBP şimdilerde hem parti kurultayına, hem de kurultay ertesinde kaçınılmaz olacak erken seçime hazırlanmak amacıyla yeniden devlet olanaklarını dağıtmaya başladı.

Dağıtacak ganimet arazi kalmadığı için gençlere arsa dağıtıyor. Devlet kadrolarını şişirmekten ve Türkiye hükümetine verdiği “yeni isdihdam yapmayacağım, kadroları azaltmak amacıyla da emekliye çıkan her iki kişinin yerine yalnızca bir kişi alacağım” sözünü de unutarak yandaşları arka kapıdan devlet işine alıyorlar.

Bunu o denli abarttılar ki UBP genel sekreteri Hasipoğlu “elbette UBP’lileri alacağız” demekten çekinmiyor.

Sanki KKTC devleti yalnızca UBP’lilerindir. Bu ülkede yalnızca UBP’liler vergi verir, yalnız onlar devlete katkıda bulunur ve devlet yalnız onlar için vardır.

UBP genel başkanı Küçük de katıldığı iftar yemeklerinde yandaşlarına “merak etmeyin isdihdamlar devam edecek” müjdesi veriyor.

Gerçekten böyle birşey olabilir mi?

İktidar partisinin en tepesinde bulunan bunca yıllık siyasi deneyime sahip kişiler partizanlığı bu kadar hoyratça savunabilir mi?

UBP yapar.

UBP 35 yıla yaklaşan iktidar döneminde hep böyle yaptı.

Onun için UBP ideoloji partisi değil, çıkar partisidir.

Bunun en açık kanıtı da son günlerde yaşanan gelişmelerdir.

UBP’de bugünlerde Cumhurbaşkanı-Başbakan çatışması bütün şiddetiyle sürüyor. Eroğlu açık açık Küçük’ü eleştiriyor. Hatta kamuoyuna açık biçimde yerden yere vurmaktan çekinmiyor.

Son Türkiye’de yayınlanan Akşam gazetesine söyledikleri ne yenir, ne yutulur.

Ama Eroğlu’na yanıt Küçük’ten değil, UBP’nin ilçe başkanlarından geldi. Çoğunluğu Eroğlu döneminde ilçe başkanı olan bu kişiler Eroğlu’na “Sorumluluğumuz gereği UBP tabanını üzen ve rahatsız eden böylesi çıkışların, amacı ne olursa olsun, kimden ve hangi makamdan gelirse gelsin, ‘partimiz’ adına yanıtsız bırakılmayacağını kamuoyuna saygı ile duyururuz” diye çıkıştılar.

Bu gelişme bana geçmişte UBP’de yaşanan bir başka çatışmayı anımsattı.

Eroğlu-Denktaş çatışmasını.

Denktaş UBP’nin kurucusu ve doğal lideri olmasına karşın UBP örgütü bu çatışmada Eroğlu’nun yanında yer almıştı.

Çünkü dağıtılacak avantalar cumhurbaşkanlığının değil, başbakanlığın kontrolünde idi.

UBP de bir ideoloji partisi değil, bir çıkar partisi olduğu için avantalar kimdeyse onun yanında saf tutmakta yarar görmüştü.

Bugün yaşanan da aynısıdır.

UBP’de hiçbirşey değişmemiştir.

Dün Denktaş’a karşı Eroğlu’nun yanında yer alan çıkar çevreleri, bugün Eroğlu’na karşı Küçük’ün yanında saf tutmakta yarar umuyorlar.

UBP’de son günlerde yaşanan gelişmelere bir de bu pencereden bakmak gerekir.

Asıl bakılması gerekense parti ile devleti bu denli bütünleştirmekten ve tepe tepe kullanmaktan çekinmeyen bu kadrolara daha ne kadar tahammül edeceğimizdir.

40 yıldır devlet olanaklarını yağmalayan, bizim aklımızın köşesinden bile geçmeyen her türlü avantayı yandaşlarına dağıtarak yol yürümekten çekinmeyen bu kadrolara insanımız daha ne kadar tahammül gösterecek.

Bence asıl sorun budur.

UBP kurulduğu günden bu yana ganimet kültürü ile örgütlenmektedir. UBP’de hala aynı zihniyet devam ediyor. Değişme gibi bir eğilim de maalesef yoktur.

Bugün herkesin gözü önünde açık açık partizanlık yapılıyor. Dahası bunu inkar da etmiyorlar.

Çünkü UBP ideoloji partisi değil, çıkar partisidir.

     

 

 

 

       

Bu haber toplam 707 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler