1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. NARENCİYE ÜZERİNE BAZI ANALİZLER
NARENCİYE ÜZERİNE BAZI ANALİZLER

NARENCİYE ÜZERİNE BAZI ANALİZLER

2011 yılında narenciyenin ülke ekonomisine yarattığı en temel katma değerler aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi giderler ve gelirler bilgilerini içermektedir: GELİRLER İç piyasa satışlarından elde edilen gelir 15 000 000 TL Üsareden elde edi

A+A-

 

2011 yılında narenciyenin ülke ekonomisine yarattığı en temel katma değerler aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi giderler ve gelirler bilgilerini içermektedir:

GELİRLER

 

 

İç piyasa satışlarından elde edilen gelir

 

 15 000 000 TL

Üsareden elde edilen gelir

 

   2 500 000 TL

GİDERLER

 

 

Elektrik kurumuna yatırılan katma değer

 11 600 000 TL

 

Kimyevi gübre ve ilaç satışlarına

 16 500 000 TL

 

Kesim ekiplerine

 10 000 000 TL

 

Fabrikada çalışan işçiye ve katmanlarına

 12 000 000 TL

 

Dış piyasaya (karton, mum, vs)

 10 000 000 TL

 

Üreticiye net gelir

 10 000 000 TL

 

İhracatçılara

 22 400 000 TL

 

Kamyoncuya (nakliye)

   4 000 000 TL

 

Bankalara faiz gideri

   2 500 000 TL

 

Belediye tartı-gümrük-vergi vs

   1 500 000 TL

 

Mekanik işletmelere, traktörcü-makinist-ve yedek parça

   7 000 000 TL

 

 

107 500 000 TL

107 500 000 TL

 

Tablodan görüldüğü gibi narenciye üreticilerinin gelirlerdeki oranı %9 gibi oldukça düşük kalmaktadır. Bu da demektir ki narenciye üreticilerine, üretim ve satışların neticesinde ortaya çıkan gelirin dağıtımında yansıyan katma değer oldukça yetersiz kalmaktadır. Yukarıdaki tablodan görüldüğü üzere üreticinin payına düşen 10 000 000 TL’ye ilaveten doğrudan gelir desteği olarak ayrıca 5 500 000 TL ödenmektedir ki toplamda ulaşılan meblağ 15 500 000 TL olarak yine de oldukça düşüktür.

Bir karşılaştırmalı örnek olarak hemen hemen tamamı Türkiye’den gelen ihracatçıya düşen payın 22 400 000 TL olduğunu ve bu oranın toplamdaki payının %20 olduğunu düşünürsek-diğer bir deyişle de bu katma değerden üreticiye düşen payın 2 katı olmaktadır ihracatçının payı-, ayrıca ihracatçıya bu değerin üzerine ihracat teşvik primi olarak da verilen yaklaşık 16 000 000 TL eklendiği takdirde ihracatçı payı toplamda 38 400 000 TL oluyor ki bu da üreticinin doğrudan gelir desteğiyle birlikte oluşan 15 550 000 TL’sinin 2-3 katına gelmektedir. Elbette ki ihracatçının kazandığı miktarın sorgulanması amacını taşımamaktadır bu yazı ancak esas olan üreticinin payının artırılması ve maliyet fiyatlarının üzerinde bir gelir elde ederek narenciye üretiminin devamı ise bu miktarlar durumun hiç de buna hizmet etmediğinin bir göstergesi olmaktadır. Burada hükümete düşen görev üreticinin gelirlerinin artırılmasına katkı koymak olmalıdır.

Bir başka açıdan üreticinin ürününü alırken daha iyi bir fiyat vermesi ve ihracat yapması amacı ile ihracatçıya verilen teşvik primleri açısından analiz yapılırsa; devlet 2011 yılında ton başına ihracatçıya 130 dolar öderken bu yıl bu ton başına 125 dolar vermiştir ancak geçtiğimiz yılın dolar karşılığı yaklaşık 1.350 TL iken bu yıl 1.870 olmuştur ( buna göre geçtiğimiz yıl ton başına 175.5 TL alırken ihracatçı teşvik primi olarak bu yıl 233.75 TL alacaktır). Bu da demektir ki geçtiğimiz yıla göre ihracatçı ton başına 58.25 TL daha fazla bir ihracat teşvik primi alacaktır ancak görünen o ki bu durum üreticinin gelirlerine yansımayacaktır. Şöyle ki, bundan 5 yıl önce dönüm başı maliyet üreticiye 500 TL iken şimdi ise bu 2000 TL olmuştur. Yani dönüm başı maliyet 5 yıl önceye göre tam 4 kat artmıştır. Peki bu maliyet artışı karşısında devletin üreticiye verdiği doğrudan gelir desteği de acaba 4 kat artmış mıdır diye sormak gerekiyor yetkililere? Ne gezer! 5 yıl önce doğrudan gelir desteği dönüm başına 160 TL iken şu anda da 160 TL olarak devam etmektedir. Yani üretici günden güne daha da zor koşullarda üretim yapmakta ve sürdürülebilir bir sistemden uzaklaştırılmaktadır.

Peki ne olmalı ki en azından ihracatçıya verilen ihracat teşvik primi üreticiye de yansısın? Üreticiler diyor ki Cypruvex Valenciada ton başına 350 TL fiyat açıklarsa ihracatçı doğal olarak 400 TL’nin üzerinde bir fiyat vermek durumunda kalacağından ihracat teşvik primi de dolaylı olarak amacına hizmet edip üreticiye de yansımış olacak ve maliyetler bir miktar olsun kompanse edilecek.

Burada hükümete düşen görev Cypruvex’in açıklayacağı fiyatı üreticinin gelirlerinin artması ve Güzelyurt yöresinin katma değerinin yükselmesi için üreticilerin lehine düzenlemesi olmalıdır.

 

Bu haber toplam 939 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler