1. YAZARLAR

  2. Salih Sarpten

  3. Müzakerelerdeki En Önemli Başlık: Eğitim
Salih Sarpten

Salih Sarpten

Yazarın Tüm Yazıları >

Müzakerelerdeki En Önemli Başlık: Eğitim

A+A-

Kıbrıs Sorunu için çözüm müzakereleri devam ediyor. Müzakerelerde çok çetrefilli konular var. Kimisine göre en önemli konu Yönetim ve Güç Paylaşımı, kimisine göre Güvenlik ve Garantiler, kimisine göre de Toprak ve Harita… Oysa hep gözden kaçan bir konu vardı: Eğitim…

Eğitim, bireylerin yaşam standartlarını, inançlarını, dünyaya bakışını, bireyin kişilik ve toplumsal nitelik kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Kısacası eğitim aslında her şeydir. Bu nedenle de müzakerede en önemli başlık haline getirilmeliydi…

ELAM gibi bir partinin önerisi ile 1950 yılında yapılan “Enosis” referandumunu 2017 yılında Rum okullarında kutlanacak bir gün haline getiren Kıbrıs Rum Meclisi’nin kararı, yukarıda söylemeye çalıştığımın ispatı niteliğindedir. Birleşik Kıbrıs’ın en önemli garantisi, içselleştirilmiş yurttaşlık bilincidir. Bu da eğitimin işidir.

İnsanoğlu doğadaki diğer canlıların aksine, 15-16 yıl özerk birey olamamaktadır. Çünkü insan çevresine uyum sağlamak, gerekli özellikleri edinerek büyümek zorundadır. Bu özellikleri kazandırmak da eğitimin işidir…

Çünkü eğitim, kişinin davranış örüntülerini değiştirme sürecidir (Tyler)…

Çünkü eğitim, fizik ve sosyal doğanın insan üzerinde meydana getirdiği tesirlerdir (Durkheim)…

Çünkü eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir (Ertürk)...

Çünkü eğitim, insan davranışlarında bilgi, beceri, anlayış, ilgi, tavır, karakter ve önemli sayılan kişilik nitelikleri yönünden belli değişmeler sağlamak amacıyla yürütülen düzenli bir etkileşimdir (Yıldırım)...

Çünkü eğitim, insanları belli amaçlara göre yetiştirme sürecidir (Fidan)...

Bilim insanların bu tanımlarının yanında felsefi akımlar da eğitimi tanımlamıştır. Örneğin pragmatist anlayışa göre eğitim, bireyin yaşantılarını yeniden inşa etmektir. Marksizm’e göre ise insanı çok yönlü eğitme, doğayı denetleyerek onu değiştirecek ve üretimde bulunacak biçimde yetiştirme sürecidir.

Kısacası eğitim çok önemlidir. Ve iki toplumu birleştirebilecek yegane unsurdur. Tam da bu gerekçelerle 2004 Annan Planı döneminde Kıbrıs Türk Toplumu üzerine düşeni yapmıştı: Başta Kıbrıs Tarihi dersleri olmak üzere, tüm derslerdeki öğretim programlarını güncelledi. UNESCO raporlarına “barış ve şiddetsizlik” alanında en iyi örnek olarak giren ders kitapları yazıldı. Yunanca, eğitim sistemine dahil edildi.  Bütün bunlara karşın AB üyesi bir ülke olarak Güney Kıbrıs’ta kayda değer bir adım atılmadı ya da atılamadı.

Bütün bunların üzerine; farklı gerekçelerle de olsa 1950 “Enosis” referandumunu okullarda kutlanacak bir gün haline getirilmesi “eğitim” adına da bir müzakere başlığının açılması gerekliliğini kaçınılmaz kılıyor. Çünkü bu karar üzerine sırf karşılık vermek adına Kıbrıs Türk Eğitim Sistemi’nde ortaya atılacak önerileri düşünmek bile istemiyorum. Ve eğer böylesi gelişmeler yaşarsak, hiçbir antlaşma bu iki toplumu birleştiremeyecektir…


               

Biliyor muydunuz?

KEAB Yuvarlak Masa Toplantısı

Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB); “BİRLEŞİK KIBRIS’TA EĞİTİM BAĞLAMINDA; TEMEL EĞİTİM PROGRAMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ” temalı yuvarlak masa toplantısı düzenleyeceğini duyurdu.  22 Şubat 2017 Çarşamba günü Lefkoşa’da gerçekleştirilecek toplantıya, bu konuda çalışmalar yapan akademisyen ve kanaat önderlerinin davet edildi.

Yapılan duyuruda; “Kıbrıs Sorunun çözümü için yürütülen müzakerelerin son aşamalarına girildiği bugünlerde Birleşik Kıbrıs’ta eğitimin sahip olması gereken özelliklerinin büyük önem taşıdığını belirtilirken, konunun derinliğine tartışılması ve dönüt alma gereksinimi duyulmasından dolayı yuvarlak masa toplantısı gerçekleştirilmesi tercih edilmiştir” denildi.

 


Aklınızda Bulunsun                                                

2. Kemal Yücel Araştırma Onur Ödülü

Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği (KEAB) tarafından organize edilen bir etkinlikle “2. Kemal Yücel Araştırma Onur Ödülü” yarışması sonucu 22 Şubat 2017 Çarşamba günü açıklanıyor. Aynı gün yapılacak bir törenle yarışma ödülü sahibini bulacak.

KEAB’tan yapılan açıklamaya göre: Hocaların hocası olarak tanımlanan Kemal Yücel, eğitimci kimliğinin yanında aynı zamanda da nitelikli bir araştırmacı özelliğine sahipti. Dahası bu organizasyonu gerçekleştirilen Kıbrıs Eğitim Araştırmaları Birliği’nin de üyesiydi. 31 yıllık hizmetten sonra 1970’li yıllarda emekliye ayrılan Kemal Yücel, altı yabancı dil bilmenin avantajıyla 71 yaşında yüksek lisans (master) yapan, ömrünün son gününe kadar araştırma tutkusundan hiç vazgeçmeyen birisiydi… Ülkemizin ilk ve tek araştırması araştırma ödülüne özellikle de eğitim araştırması ödülüne “Kemal Yücel” adından farklı bir isim verilemezdi.” denildi.

Bu yazı toplam 833 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar