1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'Müzakereler devam etmeli'
Müzakereler devam etmeli

'Müzakereler devam etmeli'

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gençlik Örgütü Başkanı Savaş Toksöz, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin AB Dönem Başkanlığı süresince müzakerelerin mutlaka devam etmesi gerektiği söyledi. Kıbrıs’ta çözümsüz geçen her günün Kıbrıs Türk halkı

A+A-

 

 

TDP Gençlik Örgütü Başkanı Savaş Toksöz, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin AB Dönem Başkanlığı süresince müzakerelerin mutlaka devam etmesi gerektiği söyledi

 

“Müzakereler devam etmeli”

 

·        “Müzakerelerin mutlaka devam etmesi gerektiğine inanmaktayız. Kıbrıs’ta çözümsüz geçen her günün Kıbrıs Türk halkının, özellikle de gençliğin zararına olduğu gerçeğinden hareketle bir an önce erken, kalıcı ve adil bir çözümün sağlanmasının yollarının bulunmasını istiyoruz”

 

·        “Kıbrıslı Rumlar AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenmenin rehaveti içinde hareket ederken, TC yetkilileri de birtakım ‘tehdit’ içeren sözler sarfederek ve B Planı’ndan bahsederek Kıbrıs’taki statükoyu kalıcılaştırmaya çalışıyorlar. Buna kesinlikle karşı çıkılmalıdır”

 

·        “Savaş sonrası ada üzerinde kurulan mevcut sistemin dayandığı nokta, bu kaos halinin sürekli bir biçimde yaratılarak devam ettirilmesi üzerine kurulmuştur. Aksini düşünmek pek mümkün değildir. Zaten bugün itibari ile dayatılan ekonomik paketler Kıbrıslı Türkleri ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal açıdan yok oluşa sürükleme tehlikesi içermektedir”

 

   Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Gençlik Örgütü Başkanı Savaş Toksöz, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin AB Dönem Başkanlığı süresince müzakerelerin mutlaka devam etmesi gerektiği söyledi.

   Kıbrıs’ta çözümsüz geçen her günün Kıbrıs Türk halkının, özellikle de gençliğin zararına olduğunu vurgulayan Toksöz, bir an önce erken, kalıcı ve adil bir çözümün sağlanmasının yollarının bulunmasını istediklerini kaydetti.

   Toksöz, “Gelinen aşamada Kıbrıslı Rumlar AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenmenin rehaveti içinde hareket ederken, TC yetkilileri de birtakım ‘tehdit’ içeren sözler sarfederek ve B Planı’ndan bahsederek Kıbrıs’taki statükoyu kalıcılaştırmaya çalışıyorlar. Buna kesinlikle karşı çıkılmalıdır” diye konuştu.

   1974 sonrasında ada üzerinde kurulan sistemin kaos halinin sürekli bir biçimde yaratılarak devam ettirilmesi üzerine kurulduğunu belirten Toksöz, “Aksini düşünmek pek mümkün değildir. Zaten bugün itibari ile dayatılan ekonomik paketler Kıbrıslı Türkleri ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal açıdan yok oluşa sürükleme tehlikesi içermektedir” dedi.

 

“HALKIN ÖZ VARLIKLARI PEŞKEŞ ÇEKİLİYOR”

 

·        Soru: TDP Gençlik Örgütü yeni siyaset arayışlarına nasıl bakıyor?

·        Toksöz: TDP Gençlik Örgütü olarak, siyasette yeni bir dile ihtiyaç olduğunu en yürekli biçimde seslendiren ve buna öncülük eden bir örgütüz. Şöyle ki, Anavatan- Yavruvatan söylemlerinin bu ülkeye verdiği zararlar var mesela, ya da ganimet kültürünün geliştirilmesinden aldığımız derin yaraları, demokrasiyi yalnızca seçim olarak gören siyasi partileri de en yürekli şekilde eleştiren yine bizleriz. Bize göre seçim demek, partilerden birinin zaferi demek değil, sandığa gidiyorsak eğer, toplumun belirli kesimlerinin görüşlerinin nasıl yansıdığını anlamak ve bu görüşlerin hayat bulmasını sağlamak için gidiyoruz.

 

Bugünlerde halkın öz varlıkları peşkeş çekiliyor. Tüm demokratik haklar ayaklar altına alınıyor. Özellikle gençlerimiz başta olmak üzere, insanlarımız işsizliğe, açlığa mahkum edilerek göç yollarına düşürülmek isteniyor. Bütün bunlara karşı çıkarak Kıbrıslı Türkler’in kendi kendini yönetmesinin koşulları oluşturulmalıdır. 

 

Bu söylemlerimizin temel altyapısını oluşturmak ve düşüncelerimizi toplumun tüm kesimleriyle paylaşabilmek amacı ile 12 Temmuz 2012 tarihinde yapılandırma toplantılarına başlıyoruz. Bu platformda her şeyi tartışmak istiyoruz, mesela Türkiye’den gelen emekçilerimiz var, ne yazık ki bu insanlarımızın hakları gasp ediliyor. Tüm toplumsal sorunları ele alacağız bu toplantılarda ve sonunda yeni bir dil, yeni bir yüzle çıkacağız halkımızın karşısına. Demokratik bir ülkeyse eğer arzuladığımız, ki öyledir, çok seslilik ve karşılıklı saygı bunun temelini oluşturuyor sanırım.

 

“EKONOMIK PAKETLER YOK OLUŞA SÜRÜKLEME TEHLIKESI IÇERIYOR”

 

·        Soru: Ülkenin içinde bulunduğu kaostan gençler olarak nasıl etkileniyorsunuz, geleceğe dair düşünceniz nedir?

·        Toksöz: En başından belirtmek gerekirse, kaos hali bugün başlamadı. Savaş sonrası ada üzerinde kurulan mevcut sistemin dayandığı nokta, bu kaos halinin sürekli bir biçimde yaratılarak devam ettirilmesi üzerine kurulmuştur. Aksini düşünmek pek mümkün değildir. Zaten bugün itibari ile dayatılan ekonomik paketler Kıbrıslı Türkleri ekonomik, siyasal, kültürel ve sosyal açıdan yok oluşa sürükleme tehlikesi içermektedir. Fakat inatçı bir şekilde toplum arasında bu tartıştırılmaya devam ettiriliyor, bu da şunu işaret ediyor; bu ülkede sistemin devamı bu kaos halinin devamı ile doğru orantılı. Bu gençleri kötü yönde etkiliyor tabi. Sokaktaki her 10 gençten 7’si geleceğini bu ülkede görmüyor. Sanki sisteme nispet yaparcasına, her gün madde bağımlılığı artıyor, apolitik duruş güçleniyor. Ekonomik krizin derinleşmesi ile birlikte alım gücünün düşmesi de bu durumları hergün daha da güçlendiriyor. 10 yıl öncesine kadar genç kesim geleceğe baktığı zaman ütopik bir hayatı hayal edebilirken, bugünün gençleri arasında geleceğe dair farklı bir bakış ağır basmaktadır. Her şeye rağmen geleceğe bakıldığında, halen daha kazanılması gereken ciddi ve toplumsal açıdan hayati öneme sahip meseleler var. Adaletli bir yasam, eşit paylaşım özgürlük, insan haklarının aktif denetimi, çözüm gibi konular. Bu yüzden, biz TDP Gençlik Örgütü olarak bu hedefte ilerlemeye devam ediyoruz.

 

“TDP GENÇLIK PARTI SIYASETINDE HEP ETKILI OLMUŞTUR”

 

·        Soru: TDP’de gençlerin yeri nedir? Daha tecrübeli siyasetçiler parti içinde gençlere ne kadar yer açıyor?

·        Toksöz: Bugüne kadar geldiğimiz süreçte ilişkilerimizi hep saygı ve sevgi üstüne kurduk. Birbirimize ters düştüğümüz, uzlaşma sağlayamadığımız zamanlar da oldu, fakat her zaman için parti içi demokrasi kazandı. Zaten şimdilerde partinin yükselmesinin en büyük nedeni budur bence, parti içi demokrasinin kaybolmaması. Daha tecrübeli siyasetçiler dediğiniz kişiler, bize koşulsuz destek veriyorlar, fakat bize yer açmalarını istemiyoruz. Bizim felsefemize göre “hak verilmez, alınır”, o yüzden de partide yer sıkıntısı olduğunu düşünmüyoruz. Mesela bizlerin kırmızı çizgileri vardır. Gençlik Örgütünü çıkar gruplarının gailelerinden uzak tutup, toplumun yararına siyaset üretmesi gereken bir kurum olarak görüyoruz. Bu bağlamda TDP Gençlik çok şeyler yapmıştır. Örneğin Lefkoşa’nın askersizleştirilmesi önerisini ilk gündeme getiren gençlik örgütü biziz. Yine profesyonel askerliğe geçiş için meclise öneri sunan biziz. Şu ana kadar TDP Gençlik parti siyasetinde hep etkili olmuştur, bundan sonra da olacaktır.

 


 

“Yeni anayasa Federal Kıbrıs’a zemin teşkil etmeli”

 

·        Soru: Yeni Anayasa tartışmaları var. Bu konudaki yaklaşımınız nedir ve herhangi bir çalışmanız var mı?

·        Toksöz: En başta şunu belirtmek isterim ki, parti olarak Anayasa’nın değiştirilmesi gerektiği inancındayız ve bu konuda Meclis’e partimiz tarafından 56 maddelik değişiklik önerisi sunulduğunu hatırlatmak isterim. Yapılacak değişikliklerle oluşacak yeni Anayasa, yıllardır sürdürülen “Toplumlararası görüşmelerde savunulan ilkeler” çerçevesinde olmalı. Yani Federal Kıbrıs’a zemin teşkil etmeli, ona paralel olmalı. Bunun yanı sıra, kesinlikle Geçici 10. Madde başta olmak üzere, Kıbrıslı Türkler’in iradesini gasp eden bütün maddeler çıkarılmalı. Kıbrıs’ın Kuzey’indeki yönetimin kayıtsız, şartsız Kıbrıslı Türkler’e devredilmesini öngören düzenlemeler yapılmalı. Bu çerçevede oluşacak yeni Anayasa’da sivilleşme, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğü mutlaka egemen kılınmalı. Dolayısıyla, kamu görevlilerine siyaset yapma yasağının kaldırılması da dahil olmak üzere tüm kurumların Kıbrıslı Türkler tarafından yönetileceğini mutlaka içermeli.

 

Ayrıca, üç yıl önce yapılan anayasa tartışmalarının sonuçsuz kalmasına neden olan “Anayasa’daki maddelerin nasıl değiştirileceği” konusuna da kısaca değinmek isteriz. Her ne surette olursa olsun, Anayasa’da yapılacak değişiklikler mutlaka halk iradesi ile olmalı. Yani halkın referandum hakkını elinden alabilecek düzenlemelere kesinlikle karşıyız.

 

KIBRIS SORUNU…

 

·        Soru: Kıbrıs konusundaki görüşmeler de bloke oldu. Bu konuda beklentiniz nedir? “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin AB Dönem Başkanı olduğu süre nasıl değerlendirilmelidir?

·        Toksöz: Maalesef beklenen oldu. Annan Planı sonrasında partimizin yaptığı uyarılar dikkate alınmadı ve Kıbrıs Sorunu buzdolabına kondu. 1999 Helsinki toplantısında alınan kararla ilgili yapılan uyarılara Türk tarafının kulak tıkamasına, Kopenhag ve Lahey’de peş peşe yapılan hatalar da eklenince, Kıbrıs Cumhuriyeti adına tek başına AB’ye giriş vizesi alan Kıbrıslı Rumlar, Annan Planı’na “Hayır” demelerine rağmen AB’ye üye oldular. Kıbrıslı Türkler ise “Evet” demelerine rağmen yalnızca bireysel haklar elde ettiler. Dolayısı ile taş atıp kolu yorulmadan AB üyeliğini elde eden Rumlarla, Annan Planı’ndaki “Evet”çi tutumu ile imajı değişen Türkiye, maalesef Kıbrıslı Türkleri eritip yok edecek yeni bir yaklaşım içine girdiler ve yalnızca “Kıbrıs Sorununa çözüm ararmış” gibi yaparak görüşmelere devam ettiler. Bu durumda da ortaya herhangi bir sonuç çıkmadı. Yalnızca bazı kapılar açıldı ve serbest dolaşım sağlandı. Bunların dışında hiçbir gelişme ve ilerleme sağlanmadı. Gelinen aşamada Kıbrıslı Rumlar AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenmenin rehaveti içinde hareket ederken, TC yetkilileri de birtakım “tehdit” içeren sözler sarfederek ve B Planı’ndan bahsederek Kıbrıs’taki statükoyu kalıcılaştırmaya çalışıyorlar. Buna kesinlikle karşı çıkılmalıdır.  Rumların AB Dönem Başkanlığı döneminde Kıbrıs’ta yapılacak toplantılara Kıbrıslı Türklerin de, en azından çözüm ve barış yanlılarının, dahil edilmesi sağlanmalı. Kıbrıs’a gelecek AB yetkililerinin Kıbrıs Türk siyasi partileriyle, sivil toplum örgütlerini ziyaret ederek görüş alışverişinde bulunacakları ortamlar yaratılmalı. Gelinen aşamada müzakerelerin mutlaka devam etmesi gerektiğine inanmaktayız. Kıbrıs’ta çözümsüz geçen her günün Kıbrıs Türk halkının, özellikle de gençliğin zararına olduğu gerçeğinden hareketle biran önce erken, kalıcı ve adil bir çözümün sağlanmasının yollarının bulunmasını istiyoruz. Biz gençler olarak, tıpkı geçmiş süreçlerde olduğu gibi, yeniden bu sürece katkı koymaya hazırız.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 983 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler