1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Mütevazi sahnede mütevazi olmayan oyun
Mütevazi sahnede mütevazi olmayan oyun

Mütevazi sahnede mütevazi olmayan oyun

Ahlak, şeref, ihanet ve her şeye rağmen tiyatro yapabilme tutkusu arasında parçalanan seçimleriyle çok etkileyici bir öykü.. Gidiyoruz gideceğiz derken, en sonunda zamanı uydurduk ve gittik. Sanatla uğraşan sanattan geçimini sağlayan insanlar için za

A+A-

 

 

 

Ahlak, şeref, ihanet ve her şeye rağmen tiyatro yapabilme tutkusu arasında parçalanan seçimleriyle çok etkileyici bir öykü.. 

 

 

Gidiyoruz gideceğiz derken, en sonunda zamanı uydurduk ve gittik. Sanatla uğraşan sanattan geçimini sağlayan insanlar için zaman yaratmak ayrı bir yetenek işidir. Bizim derdimiz de bu değil midir zaten. Tiyatro izlemeye gittik. Son zamanlarda Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde yaşanan siyasi tiyatrodan bahsetmiyorum. Bahsi geçen gerçek tiyatro ve gerçek sanatçılar. Kuzey Kıbrıs’ın tiyatro yapan sanatçılarına imrenmişimdir hep. Onların başarıları ve yaşadıkları ve yaşattıkları, müzik sanatıyla ilgilenenler ve sanat yaptıklarını zannedenler için örnek. Her zaman söylerim, bizdeki sanat tiyatro sahnesidir, sanatçılar da tiyatro sanatçıları. Neden mi? Kıbrıs’ın Kuzeyi’nde sahnelenen prodüksiyonlardan gerçek anlamda sanat içeren sanatçı içeren profesyonel bir yapıdır da ondan. Profesyonel sanatçılarla,  profesyonel prodüksiyonların yapıldığı bir başka alan da sanırım yok. Çok zevk aldık oyuncularla coştuk, oyuncularla üzüldük.

 

TİYATRO AKŞAMI

O akşamı birlikte yaşayalım bir kez daha. Vladimir Bendl, ölüm döşeğindeki usta bir oyuncu ve hastanede. Ve Bendl’a hayat veren Osman Ateş. Yaklaşık üç saat süren bir oyunda seyircilerin mırıldanmalarına ve oyuna kendilerini kaptırdıklarına tanık oluyorum. Ha, şimdi böyle olacak şöyle olacak, “Bendl öyle adam, böyle adam” “İğrenç nazi subayı” “Assınlar bunu ruslar” “Kıbrıslı mı bu çocuk?”falan filan. Osman Ateş sahnedeki performansı ile izleyicileri kendine bağladı yani. O ne performanstı öyle! Üç saate yakın koltuklarında oturan insanların dikkatlerini, sürekli yüksek tutmak kolay mı? Seyircileri oyuna bağlamak çok önemlidir diye biliyorum. Sanki seyirci koltuklarının da sahnenin bir parçasıymış gibi hissettirilebilmesi kolay mı? Hemen hemen sahnelenen tüm oyunlarında Lefkoşa  Belediye  Tiyatrosu oyuncuları bunu başarıyorlar işte.

 

TRAJİK YILLAR

Savaş İkinci Perdede Çıkacak- Valka Vypukne Po Prestavce” dünyanın gördüğü en trajik yıllar. Yani ikinci dünya şavaşı, yani etik değerlerin, onurun yok olduğu en acılı yıllarda bir tiyatro sanatçısının duruşu, kendine göre sorumluluğu, aşk ve kaçamayacağı yol ayrımları. 1927 - 2000 yılları arası yaşamış çek oyun yazarı Oldrich Danek’in, bir aktörün anıları üzerinden tiyatro sanatının gücü ve büyüsüne yaptığı eşsiz gönderme.. Hastanede son anlarını yaşayan aktör Bendl’ın meslek hayatının başından sonuna kadar yaşadıkları.. Dediğim gibi, dünyanın gördüğü en acılı ve en hüzünlü yıllarda aşk, İkinci Dünya Savaşı, ahlak, şeref, ihanet ve her şeye rağmen tiyatro yapabilme tutkusu arasında parçalanan seçimleriyle çok etkileyici bir öykü.. “Oyuncunun dramıyla, izleyicisinin de içini acıtan bir öykü izledik” yorumunu yapanlar var.  

 

İSİMLER

Almanca’dan Türkçe’ye 1989 yılında çevrilerek Yücel Erten tarafından tiyatroya kazandırılan, kitap halinde ise 1998 yılında yayınlanmış bu güzel eserin Kıbrıs ayağının yönetmenlik koltuğunda çok genç bir isim var, Nehir Demirel. Oyunla, oyuncusuyla hatta izleyicisiyle yakın temasta kurulan orkestra ise hayran bıraktı. Değerli dostum Ersen Sururi, Cahit ve Kadir ile birlikte oyuna daha da bağladılar bizleri.

Oyundan kopmamıza izin vermediler. Orkestranın sahnede olması hiç sırıtmamış, akustik bir dekora dönüşmüş sanki. Sahne kostümleri çok iyi düşünülmüş. Dekor olarak fazla tasarımın gereksizce sahnede oturtulması yerine, sade bir düşünceye sadık kalınmış. Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun mütevazi sahnesinde hiç de mütevazi diye derecelendirilemeyecek işler oluyor. Bu mütevazi mekanda sanat oluyor, sanat yapılıyor. Osman Ateş, Barış Refikoğlu, Erol Refikoğlu, Kıymet Karabiber, Hatice Tezcan, Cem Aykut, Döndü Özata, Melek Gözükeleş, Özgür Oktay, Zeliş Şenol ve Melihat Melis Beşe’den oluşan oyuncu kadrosunu kutlamak istiyorum. Tiyatroyu ve sizleri seviyoruz.

 

 


 

 

 

 

Bu haber toplam 917 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler