1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Mustafalara sahip çıkacak devlet var mı?
Mustafalara sahip çıkacak devlet var mı?

Mustafalara sahip çıkacak devlet var mı?

Mustafa olayı, bazı şeyleri düşündürmeye, tartıştırmaya, yorumlatmaya daha da zaman ayrılmasını gerektirdi. 7 yaşındaki Mustafa “benim değil” iddiasındaki babasının dayaklarıyla hayata veda ederken ve gözden kaçırmak için öylesine toprak altı

A+A-

 

 

Mustafa olayı, bazı şeyleri düşündürmeye, tartıştırmaya, yorumlatmaya daha da zaman ayrılmasını gerektirdi.

7 yaşındaki Mustafa “benim değil” iddiasındaki babasının dayaklarıyla hayata veda ederken ve gözden kaçırmak için öylesine toprak altına atılırken başta çocuk haklarını tartıştırmaya başladı.

Ancak bunu tartışırken sadece sonuç olarak görmek ve yalnızca sonucu tartışmak pek doğru olmaz diye düşünüyorum.

Ülkemizde Mustafa gibi çok çocuk olduğunu önceki günkü yazımda yazmıştım. İşte KADEM araştırmasına göre ülkemizdeki çocukların %17’si aç yaşarken, %40’ı da sağlıksız besleniyor. %39’u ise madde ve alkol bağımlısı… Bu çocukların sosyal yapısına ve geldiği kültüre göre araştırırsak tamama yakınının ülkemize göçmen veya çalışmak için gelen ailelerin çocukları olduğunu görebiliriz.

Elbette ki bu çocukların ‘çocuk haklarından’ hareketle koruma altına alınması, rehabilite edilmesi, bakımının sağlanması, toplumdan önce kendine kazandırılması gerekli. Ancak sayı olarak oldukça fazla olan bu çocukların rehabilitesi ülke şartlarımızda ne kadar olası?

İşte bu noktada toplum olarak kolaycılığa kaçıyoruz. Tabii toplumun veya bireyin bu kolaycılığı devletin umursamaz yapısından kaynaklanan bir olgu…

Bu kolaycılık şöyle;

“Sosyal Hizmetler neden sahip çıkmadı? SOS neden bu çocuğu almadı? Bu çocuklar neden sokakta? Sahip çıkacak birileri yok mu?”

Elbette ki devletin bu çocuklara sahip çıkması gerekiyor ama ‘devlet’ dediğimiz şey bu ülkede var mı önce onu sormak gerekiyor ve ardından da eğer varsa araştırmada ortaya çıkan yüzdelikleri rehabilite edecek gücü var mı bu devletin?..

Evet, sosyal hizmetlerin işi bu çocukları kollamak, sahip çıkmak, onların bakılacağı yerlere yerleştirmek vs…

Bunun için yeterli bütçe var mı? Adında Cumhuriyet denen bu devletin hükümeti veya hükümetleri bu çocukları hesaplayarak Sosyal Hizmetlere gerekli bütçeyi ayırdı mı? Bu çocuklar önceden hesaplanabilir mi? Yani önümüzdeki sene bu durumda kaç çocuğun olacağı öngörülebilir mi?

Okullarımızda da durum aynı değil mi?

Bir sınıfın, bir okulun ve toplamda okulların kaç öğrenci olacağı belli değil yeni eğitim-öğretim yılı başlarken, dolayısıyla derslik, öğretmen sayısı da belirsizdir…

Nüfus da aynı şekildedir. Taşınan veya kendi gelen nüfusun önümüzdeki yıl ne rakama ulaşacağı belli değildir. Dolayısıyla hazırlanan bütçeler hep hayali, aşağı-yukarı tahminen olmak durumundadır. Ancak bütçe resmi nüfusa göre yani son Aralık sayımına göre 295 bin olarak açıklanırken nüfusun açıklanan rakam olduğuna kim inandı!

Mustafa olayıyla sorulan sorular veya işte “neden oraya almadılar” gibi sorular da amaçsız soruluyor gibi…

Yani sonuçta kaç çocuk nereye alınacak, kaç çocuk koruma altına alınabilecek, yeterli olanak var mı, bu olanaklar yaratıldı mı, yaratılabilir mi, planlaması yapılabilir mi?

Evet, olması lazım ama bu ülkede o kadar çok olması lazım gelen şey var ki!

Birilerini savunmak için değil bu yazılanlar haşa…

Sadece gerçek bu olduğu için yazıyorum.  Başta da söylediğim gibi olayı sadece sonucuna bakarak yorumlamak, çözmeye çalışmak ve “sahip çıkılsın” demekle olmuyor. Bu sürece bu sonuçları doğuracak gelişmelere sürecin başında engel olmak gerekiyor.     

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 708 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler