1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Müşavirlik tasarısı Meclis'te onaylandı
Müşavirlik tasarısı Meclis'te onaylandı

Müşavirlik tasarısı Meclis'te onaylandı

Müşavirlikle ilgili düzenlemeler içeren “Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ve Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından oyçokluğuyla  onaylandı.

A+A-

Müşavirlikle ilgili düzenlemeler içeren “Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Tasarısı” ve Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu tarafından oyçokluğuyla  onaylandı.

Meclis Genel Kurulu toplantısında İdari Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi’nin “Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Tasarısı”na ilişkin raporun okunmasının ardından konuşan İdari Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi Başkanı Jale Refik Rogers, ilgili yasayla yıllardır kanayan bir yara halini alan müşavirliği ortadan kaldırmak adına bugün büyük bir fırsat yakalandığına işaret etti.

GÜNDÜZ

UBP Milletvekili Menteş Gündüz ise konuşmasında, müşavirliğin ortadan kaldırılmasını kendilerinin de istediğini ancak önceden elde edilmiş olan hakların kimsenin elinden alınamayacağını anlattı.

Mevcut yasaya göre atanmış kişilerin elde ettiği hakların ellerinden alınmasının hukuka aykırı olduğunu savunan Gündüz, komitede de belirttikleri üzere kişilerle değil sistemle ilgilendiklerini kaydetti.

Yasalardaki düzenlemelerde bulunan eksiklikler nedeniyle kaos yaşanacağını dile getiren Gündüz, kendilerinin de müşavirlerin çalışır halde olmasını murat ettiklerini söyledi.

Yasanın Anayasa aykırı olup olmadığına sadece Anayasa Mahkemesi’nin karar verebileceğine işaret eden Gündüz, “nasıl atandıysa öyle görevden alınmalıdırlar” şeklinde konuştu.

Bu konuyla ilgili Savcılık görüşüne de işaret eden Gündüz bu konunun acele edilmeden ele alınması ve tartışılması gerektiğini söyledi.

 

ARIKLI

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da, müşavirlik konusunun, seçimlerden önce tüm partiler tarafından sözü verilen bir konu olduğunu kaydetti.

Bu söze istinaden süratle bu yasanın geçirilmeye çalışıldığını anlatan Arıklı, yasanın detaylarına değindi.

Şayet gerçekten müşavirlik kavramı ortadan kaldırılmak isteniyorsa bundan sonrası için düzenleme yapılması gerektiğini kaydeden Arıklı, özellikle milletvekillerine bilgi servisi yapılacak birer “danışman” müşavir atanabileceğini dile getirdi.

Arıklı “sırf 15-16 kişiyi cezalandırılalım diye yola çıkarsanız bu da Anayasa Mahkemesinden dönerse yanlış yaparsınız. Gelin bu hatadan dönün” dedi.

Arıklı, mevcut haliyle yasaya onay vermelerinin mümkün olmadığını dile getirdi.

 

BEROVA

UBP Milletvekili Özdemir Berova da konuyla ilgili söz alarak, yasa eğer ille bu şekilde geçirilecekse barem aralıklarının daraltılması yoluyla yaşanabilecek kaosun önüne geçilmesi yönündeki önerilerinin dikkate alınmadığını söyledi.

Berova, “Bu yapılan yasal değişiklikle müşavir yaratılmayacak kavramı kesinlikle doğru bir kavram değildir. Yeni yapılacak atamalar görevden alındıkları zaman fiili müşavirler yaratılacak. Kadro fazlası olacaklar ve dolaşacaklar. Gizli müşavirlik yaratıyorsunuz” dedi.

Tasarının içeriğinin yeterince tartışılmadığını belirten Berova, öncelikle teşkilatla ilgili düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini anlattı.

Hükümeti eleştiren Berova, seçim yasağının kısaltılması konusunda Yenierenköy Belediyesi’nin öne sürüldüğünü, şu anda bu konu ortada olmadığı halde yasayla seçim yasağı süresinin kısıtlanmasının istendiğini belirtti.

Berova bu değişikliğin çok iyi ele alınarak, üzerinde belki bir aylık süre çalışmak gerektiğini kaydederek, kaotik bir durumun ortaya çıkmaması adına bunun gerekli olduğunu söyledi.

Berova’nın, Eğitim Bakanlığı’na sözleşmeli şekilde özel kalem müdürü atandığını ve bunun yasaya aykırı olduğunu söylemesi üzerine, Milli Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit durumun gayri yasal olmadığını dile getirdi.

AMCAOĞLU

UBP Milletvekili Olgun Amcaoğlu da, yasayla kamunun çalışma sistemi içine pimi çekilmiş bir bomba bırakılmaya çalışıldığını savundu.

Amcaoğlu yasanın komite aşamasında tasarının yeterince tartışılmasına fırsat verilmediğini ileri sürerek, önerilerinin kabul görmediğini de savundu.

 

ÇAVUŞOĞLU

UBP Milletvekili Nazım Çavuşoğlu da, toplumda bundan sonra atanacak kişiler müşavir olamayacakmış gibi bir algı yaratıldığını bunun doğru olmadığını söyleyerek, yapılmak istenenin sınırsız şekilde atama yapmak olduğunu iddia etti.

Çavuşoğlu, emeklilik maaşı ve emeklilik ikramiyesi hesaplaması bakımından getirilmek istenen yasayla mevcut yasa arasında fark bulunmadığını kaydetti.

 

TATAR

UBP Milletvekili Ersin Tatar, yasanın çok önemli olduğunu ancak aceleye getirildiğini söyleyerek, bunun nedeninin seçim olabileceğini belirtti.

Tatar, yasa tasarısının Kamu Reformu ile birlikte ele alınmasının önemli olduğuna işaret ederek, hükümet değişikliği olduğunda tüm müdürlerin değişmesinin doğru olmadığını, üçlü kararname sisteminin daraltılması gerektiğini söyledi.

Tatar, önemli olanın müşavirlerin yerine geri gitmesi değil, etkin çalışmalarının sağlanması ve devletin bu kişilerin tecrübelerinden yararlanması olduğunu belirtti.

Yasa geçtikten sonra UBP hükümeti döneminde atanan kamu görevlilerinin görevden alınmasının doğru olmayacağını dile getiren Tatar, bu konuyu takip edeceklerini ifade etti.

 

TAÇOY

UBP Milletvekili Hasan Taçoy, müşavirliğin 1994 tarihinde DP-CTP hükümeti döneminde Kamu Hizmet Komisyonu Başkanının görevden alınması ile başladığını, sonraki dönemde de her iktidarın üçlü kararname ile atama yapmaya devam ettiğini belirtti.

Taçoy, müşavirliğin ancak Kamu Görevlileri Yasası’nın tamamen değiştirilmesi ile ortadan kalkabileceğini söyledi.

Kazanılmış hak ilkesinin ortaya çıkışının 1600’lü yıllara dayandığını söyleyen Taçoy, Filipinler ve ABD’den örnekler vererek, kazanılmış hakların geri alınamayacağına vurgu yaptı.

Taçoy, yasanın içeriğinde kazanılmış haklardan doğan bazı unsurların bulunduğunu söyleyerek, yeni yasa ile müşavirliğin ortadan kalkacağını ancak vekaleten göreve gelme konusunun devam edeceğini kaydetti.

Vekaleten bir görevde üç ay kalan kişinin vekaletini yaptığı mevkiinin haklarını elde edeceğini söyleyen Taçoy, bu kişinin üç aylık sürenin ardından üçlü kararname ile atanması ve sonrasında görevden alınması halinde vekaleten elde ettiği hakları almaya devam edeceğini ifade etti.

Taçoy, hükümete, denk kadronun ve görevlerinin ne olduğunu sordu.

Taçoy, yasanın göstermelik olarak yapıldığını ve Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu.

 

ERHÜRMAN

Başbakan Tufan Erhürman, söylediği cümlelerin değiştirildiğini belirtti.

“Yasada 8 maddeden bir maddenin Anayasa’ya aykırı olduğunu ancak yasa tasarısının Anayasa Mahkemesine götürülmeyeceğini” söylemediğini kaydeden Erhürman, geçtiğimiz Cuma günü düzenlediği basın toplantısında bu konuya değindiğini ancak söz konusu ifadeleri kullanmadığını söyledi.

Erhürman, Başsavcılığın sadece bir noktada Anayasa’ya aykırılık ihtimalinden bahsettiğini söyleyerek, Anayasa Mahkemesi’ne gidilmeyeceği yönünde bir söz ise hiç sarf etmediğini ifade etti.

Kazanılmış hak ile ilgili olarak da iddialar yapıldığını söyleyen Erhürman, Anayasa Mahkemesi’nde yer alan kazanılmış haklara ilişkin bazı maddeler okuyarak, bazı maddelerde memuriyette her türlü tüzük ve değişikliğin kişiyi etkileyebileceğini, kazanılmış iddiasında bulunulamayacağının yer aldığını belirtti.

120 müşavirin maaş aldığını, tahakkuk ettiğini, haklarının kazanılmış hak haline geldiğini söyleyen Erhürman, kazanılmış hak olması için bir durumun beklenti olmaktan çıkmış olması gerektiğini kaydetti.

Baştan beri kazanılmış hak teorisinin tartışılmaması gerektiğini söylediğini ancak haklı beklenti teorisinin ise tartışılabileceğini söyleyen Erhürman, yasanın haklı beklentinin korunması üzerinden hazırlandığını kaydetti.

Bu yasa ile esas amaçlarının devletin maliyesine yeni külfet bindirmemek olduğunu anımsatan Erhürman, “Yeni bir şey getirildiğinde hep yeni gelecek karışıklıklardan bahsediliyor. Mevcut durumdaki karışıklıklardan bahseden yok” dedi.

Bu yasa tasarısı ile yeni müşavir yaratmanın önüne geçmek istediklerini dile getiren Erhürman, kamu reformu ile de müşavirliği tamamen ortadan kaldırmayı hedeflediklerini belirtti.

 

DENKTAŞ

Maliye Bakanı Serdar Denktaş, bu yasa ile gelecek yeni yaklaşımın bambaşka ve daha iyi bir şey yaratabileceğini, bu şansın ve talebin olumlu karşılanması gerektiğini söyledi.

Mevcut müşavirlere fiziki olarak görev yapacak ortamın sağlanamadığını dile getiren Denktaş, denetim eksikliğinin önemli olduğunu, bunu çözmek adında müşavirlerin kendi dairesi ve ilgili kurum ve kuruluşlarla ilgili rapor hazırlayabileceğini belirtti.

Denktaş, kendisinin birçok müşavirle görev yaptığını, verimli çalışmalar yaptığını kaydetti.

Denktaş, “Yeni bir yaklaşım ve ruh var burada, buna hep birlikte olumlu yaklaşalım ve sonucu görelim” dedi.

Ülkede müşavir memur, işçi ve şoförler de bulunduğunu söyleyen Denktaş, “Bu ülkede ve Meclis’te geçmişte memur ve işçi olarak göreve gelmiş olan ve hükümet değişikliği sonucu işe gelmeyen kişiler var” diye konuştu.

 

ÖZERSAY

Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay, konuşmasına “bugünkü ucube durumu biz yaratmadık” diyerek başladı.

Bu durumun düzeltilmesi ile ilgili adım atmaya kalktıklarında, muhalefetin buna karşı çıktığını ve bir adım atılmamasını istediğini söyleyen Özersay, muhalefetin somut bir değişiklik önerisi getirmediğini belirtti.

Özersay, “Devleti mahvettiniz, bizi bu noktaya taşıyanın nasıl bir anlayış olduğunu hepimiz biliyoruz. ‘Devlete sahip çıkalım’ diyorsunuz ama devlet çöktü. Artık bir şeyler yapmamız lazım. Gelin beraber düzgün bir şey yapalım devletimizin geleceği için” dedi.

Müşavirliğin bir hak olmadığını söyleyen Özersay, görevden alındığı zaman bir kişinin müşavir olacağını, görevden alınmadan bir kişinin müşavir olamayacağını kaydetti.

Görevden alındığı andan itibaren bir kişinin müşavirlik hakkı elde edebileceğini ve hakkının o andan itibaren geçeli olacağını dile getiren Özersay, “ ‘Bir yanda haklı bir beklenti var’ deniyor. Haklı beklentiyi dikkate aldığımızda diğer milletvekilleri ‘gizli müşavirlik yarattınız’ diyor. Burada bir samimiyet sorunu vardır” dedi.

Genel Kurula gelene kadar yasa tasarısının birçok kez değişikliğe uğradığını bunun da yapılan eleştirilerin göz önünde bulundurulduğunu gösterdiğini söyleyen Özersay, yasada hakların korunduğunu belirtti.

Olası Anayasa’ya aykırılık kısmının bu yıl dörtlü koalisyon hükümetinin yaptığı atamalarla ilgili olduğunu söyleyen Özersay, devlete yük getirmemek adına bu maddenin düzenlendiğini ancak bu maddenin çıkarılacağını ve Anayasa’ya aykırılık ihtimalinin ortadan kalkacağını kaydetti.

Özersay, daha sonra atılacak adımlarla bu konudaki siyasi kararlılıklarını göstermeye devam edeceklerini söyledi.

Görev yetki ve sorumlulukların belirtilmediğine ilişkin görüşler bulunduğunu belirten Özersay, görev yetki ve sorumlulukların yasada belirtildiğini, yasa tasarısında komisyon ve kurullarda görev yapacakların da görevlerinin belirlendiğini kaydetti.

Yasa değişikliğinin içinde var olan iki yıla yönelik maddenin, eleştiriler üzerine yasaya konulduğunu, önceki yasada da iki yıl düzenlemesi bulunduğunu söyleyen Özersay, daha önce bu süre kabul edilebilirken şimdi neden kabul görmediğini ve eleştirildiğini anlayamadığını kaydetti.

“Anayasaya aykırı bir durum söz konusu olmayacak diye düşünüyoruz” diyen Özersay, Anayasa’ya uygunluk görüşüne de saygı gösterilmesi gerektiğini belirtti.

Özersay, üçlü kararnamenin alanının daraltılması konusunda görüş birliği bulunduğunu söyleyerek, bundan sonraki adımın kamu reformunun geçirilmesi olacağını kaydetti.

Katkı koyan herkese teşekkür eden Özsersay, “İdeal olanı bekleyeceğiz diye 40 yıl daha bekleyeceksek hiçbir zaman değişiklik yapamayacağız. Gelin cesaret gösterelim” dedi.

Özersay, önerecekleri değişiklik sonrasında Anayasa’ya aykırılık ihtimalinin ortadan kalkacağına inandıklarını belirtti.

 

GÜNDÜZ

UBP Milletvekili Menteş Gündüz yeniden söz alarak, müşavirliğin kalkmasına taraf olduklarını ifade ederek, kamu reformunda gerekli düzenlemelerin yapılmasını istedi ve bunun takipçisi olacaklarını vurguladı.

 

HAMZAOĞULLARI

CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları da, ülkede ganimet ve TC’den gelen paraları yeme sisteminin devam ettiğini söyledi.

Hamzaoğulları, Sosyal Sigortalar’da yapılan değişiklikler ve maddi kayıplar konusunda örnekler verdi. 

 

OYÇOKLUĞUYLA

Hamzaoğulları’nın konuşmasının ardından “Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Tasarısı” madde madde ele alındı ve bazı maddelerde değişiklik yapıldı. Değişikliklerden sonra ise “Üst Kademe Yöneticiliği Yapan Kamu Görevlilerinin Atanması Hakkında (Değişiklik) Yasa Tasarısı” oyçokluğuyla kabul edildi. 

Meclis Genel Kurulu toplantısında daha sonra, yine müşavirlikle ilgili düzenlemeler içeren Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı da ele alındı ve bu tasarı da oy çokluğuyla onaylandı. 

Meclis Genel Kurulu toplantısında daha sonra güncel konuşmalar bölümüne geçildi.

 

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun bugünkü toplantısında, müşavirlikle ilgili yeni düzenlemeler içeren iki tasarının kabul edilmesinin ardından bir güncel konuşma yapıldı ve toplantı tamamlandı.

 

ARIKLI, DİN EĞİTİMİ KONUSUNDA KONUŞTU

YDP Genel Başkanı Erhan Arkılı “KKTC’deki Din Eğitimi” konusunda yaptığı konuşmada, önceki hafta Milli Eğitim ve Kültür Bakanı’nın din eğitiminin mecburi eğitimden çıkarılıp, seçmeli olabileceğini söylediğini ifade ederek, okullarda din dersinin okutulmasının Anayasal bir zorunluluk olduğunu kaydetti.

Dünyanın birçok medeni ülkesinde din derslerinin zorunlu olduğuna dikkat çeken Arıklı, din dersinin zorunlu olduğu Avrupa ülkelerinden örnekler verdi.

Dinin önemine değinen Arıklı, din konusunda “indirilen” ve “uydurulan” din bulunduğunu, doğru din eğitimi verilememesinin de uydurulan dinin yayılmasına neden olduğunu kaydetti.

Uydurulan din konusundaki sakıncalara dikkat çeken Arıklı, çocuklara İslam dinin doğru öğretilmesinin önemini vurguladı.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin zorunlu ders olmaktan çıkarılması konusunun gözden geçirilmesini isteyen Arıklı, müfredat değişikliğine gidilerek, bu ders için gerekli adımların atılmasını talep etti.

 

ÖZYİĞİT: “İLKOKULLARDA DİN DERSLERİ DEVAM EDECEK, ORTA EĞİTİMDE SEÇMELİ DERS OLACAK”

Arıklı’yı yanıtlayan Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit, konu hakkında hükümet programında yer alan maddelere dikkat çekti.

Din konusunda yurt adı altında açılan bazı yerler olduğunu, bunların denetleneceğini ifade eden Özyiğit, ilkokullardaki din derslerinin devam edeceğini, bunların seçmeli olmayacağını söyledi.

Bu derslerin içeriğinin incelendiğini ifade eden Özyiğit, derslerin din kültürü ve ahlak bilgisi formatında verilebileceği düzenlemelerin yapılacağını kaydetti.

İlkokul öğretmenlerinin din dersini verebilecek düzeyde olduğunu belirten Özyiğit, kolej sınavları nedeniyle bu derslerin bazen savsaklandığını ancak denetim yaparak, diğer tüm dersler gibi din dersine de gereken önemin verilmesini sağlayacaklarını ifade etti.

 

ORTA EĞİTİMDE SEÇMELİ DERS

Özyiğit, orta eğitimde ise ortaokuldaki tüm din derslerinin zorunlu olan kısmının seçmeli ders formatına geçmesi için bir düzenleme yapılacağını ifade etti.

Özyiğit, laiklik ilkesinden ödün vermeden içeriği düzenlemekte kararlı olduklarını sözlerine ekledi.

Yazılı ve sözlü sorular ardından Meclis Genel Kurulu bugünkü çalışmalarını tamamladı.

Meclis Genel Kurulu’nun bir sonraki birleşimi 30 Nisan Pazartesi günü saat 10.00’da yapılacak.

Bu haber toplam 1192 defa okunmuştur
Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler