1. YAZARLAR

  2. Mert Özdağ

  3. ‘Mülkiyet’ yerine ‘Kermiya sorunu’ da olur!
Mert Özdağ

Mert Özdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

‘Mülkiyet’ yerine ‘Kermiya sorunu’ da olur!

A+A-

 

Öyle büyük beklentilerim filan yok artık, umudum kalmadı.
Küçük çözümler de olsa olur.
Mesela liderler müzakere ediyor ya!
Mülkiyet!
Toprak!
Garantiler!
Güvenlik!
50 senedir yahu, 50 sene!..
Müzakere de müzakere.
Bu toplum bunaldı artık bu gündemlerden.
Bir de yeni liderimizin propaganda ekibinin basındaki uzantılarının da çabasıyla öylesine bir “pozitif” hava yaratıldı ki New York buluşması için, olanları bilmesek çözüm oldu sanacağız.
Olmadı, hiçbir şey olmadı.
Ban 4 dakikalık “zirve” açıklamasının 2 buçuk dakikasını Suriye’ye ayırdı.
Yani demek istedi ki “Kıbrıs’tan daha önemli meselelerimiz  var bizim”
Rum lider takvimlendirmeyi kabul etmedi, belli ki sürecin daha da uzamasına sebep yaratıldı.
Dedim ya; öyle büyük beklentilerim filan yok artık, umudum kalmadı.
Günün birinde olursa iyi olur, günün birinde…
Ama küçük çözümler mutlu edebilir beni.
Mesela bu hafta liderler “yoğunlaştırılmış” müzakerelerde “Kermiya sorununu” görüşsünler!
6 saat, 10 saat!..
Ve çözsünler bu barikattaki geçiş rezaletini.
Mesela daha fazla kabinler olsa, yol-barikat 200 metre genişlese, kartlı geçişlere imkan veren teknik altyapı ile donatılsa kapı, olmaz mı?
Uzayıp giden kuyruklar tarihe karışsa.
Barikattan geçmek eziyete dönüşmese artık.
Liderler ilk müzakereyi buna ayırsın bence, bir çırpıda çözülsün bu rezelet.
Haftaya mı?
Haftaya da “sigortalar meselesini” ele alsınlar!
Bir tarafta başka sigorta, diğer tarafta başka!
Boşu boşuna para!
Sigortacılar da katılsın “yoğunlaştırılmış” müzakereye…
Her iki taraftan sigortacılar.
Liderler de bu görüşmede çatır çatır pazarlık etse.
Ama bu görüşmenin de sonunda “sigorta sorununda çözüm” sonucu çıksa, fena mı olur?
Diğer hafta mı?
Konumuz çok…
“Telefonlar meselesinde” yoğunlaştırılmış bir müzakere süreci başlasa…
Kuzeydeki operatörün hattı Baf’ta da çekse!
Güneyinki Karpaz’da da kullanılabilse!..

Bunun için çetin pazarlıklar olsa, ama çok fazla uzun değil, birkaç hafta.
Ve bu müzakerenin de sonunda “telefonlar sorununa çözüm” sonuncu çıksa…
Ben elimdeki cep telefonu ile Limasol’dan Girne’deki arkadaşımı arasam artık!
Fena mı olur?
Müzakerelerde yeni yeni başlıkları ele almaya devam etse liderler.
Bıraksalar mülkiyeti, garantileri, toprağı!
Yeni barikatların açılması için “yoğunlaştırılmış” müzakereler yapsa keşke!..
Lefkoşa’ya 5 yeni geçiş kapısı için 2016 yılı sonuna kadar sözleşse liderler!
Ve bunun için ciddi ciddi çalışsa, iki tarafın belediyeleri de ortak olsa bu sürece, kötü mü olur Allah aşkına?
Ya da iki toplumun geçiş yapabileceği, Kermiya’daki askeri bölgeyi bir barış parkı yapmak için yeni bir müzakere başlasa örneğin!
Yemyeşil o alana hem kuzeyden hem de güneyden geçişlerin yapılabileceği, büyük dinlence alanlarının olduğu bir merkez park projesi için 2 ay yoğun müzakere etse liderler olmaz mı?
Bu 2 ayın sonunda başkente güzel bir park kazandırsak, ‘BARIŞ PARKI’,  fena mı yani?
Yeni yeni müzakere konuları ele alsa artık liderler.
Ve bu örnekler günden güne çoğalsa…
Her yeni haftaya günlük çözümlerle başlasak!

Hayatımıza dokunan, savaş nedeniyle günlük yaşamımızı çatışma-ayrılık koşullarına göre düzene sokan bu eski düzenleri yenisi ile değiştiren bir müzakere süreci olsun bu…
Mülkiyet, toprak, garantiler, güvenlik, yönetim teknik ekipler tarafından görüşülmeye devam etse…
Ama artık Kıbrıs sorunu denen bu çirkinliğin hayatımıza kötü yansımalarını olsun silmeyi müzakere etmeye başlasak, daha iyi olmaz mı?
Bilmem anlata bildim mi?


----------------------------------------------------------------

• BİR DAVA

Gözler “seyrüsefer” davasında

Girne Emirnamesi ile ilgili HP’nin başvurusu üzerine “ara emri” alındı, yürütme durdu.
Hatırlanacağı üzere CTP de, Bakanlar Kurulu'nun son dönemde aldığı yasa gücünde kararnameler ile bazı kararların iptali talebiyle  Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
“Seyrüsefer affı” ve “muhaceret affı” olarak bilinen yasa gücündeki kararnameler ile “Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) katkı adı altında 109 kalem ithal ürününe % 3 fon konulmasına” ilişkin  Bakanlar  Kurulu kararının  Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvurunun ardından gözler yargı sürecine çevrildi.
Bilindiği üzere geçen hafta CTP kararnamelerle ilgili 'ara emri' başvurusunda bulundu ve konu 'karara' kaldı.
Mahkeme seyrüsefer uygulaması ile ilgili ara emri kararını bu hafta verecek.
Mahkemenin ilk vereceği karar seyrüsefer konusundaki kararname olacak.
Pek tabii bu karar diğer kararnamelerle ilgili süreci etkileyecek.
Eğer ara emri kararı verilirse kararnamelerin içerdiği yürütme duracak, kararnameler kapsamındaki uygulamalar yapılamayacak.
Bekleyip göreceğiz.

-----------------------------------------------------------

SORULAR… SORULAR…

• Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nda müdür ve yeni yönetimin inisiyatifi ile çoğunluğu UBP’lilerden oluşan bir gruba ait akaryakıt istasyonlarından akaryakıt alındığı bilgisi gerçek mi?

• Kamuda örgütlü bir sendikanın Lefkoşa’daki büfesinin, daha doğrusu sendikaya ait binanın alt katındaki restoranının Başbakan’ın bir yakınına kiralandığı ve yasadışı olarak izinsiz şekilde restoran olarak satış yapıldığı iddiası doğru mu?

• Piyangolar Birimi’nde eldeki kazı kazan biletlerinin tükendiği, bilet bastırmak içinse gecikme yaşandığı, matbaa konusunda kararsızlık yaşandığı ve sırf bu nedenden dolayı kurumun 300 bin TL civarında zarara uğratıldığı doğru mu?

• Kooperatif Merkez Bankası’nda bu güne kadar 1 olan “genel müdür yardımcılığı” makamının çoğaltılarak makam yaratıldığı iddiası doğru mu?

• Yine Kooperatif Merkez Bankası’nda bir milletvekilinin oğluna verilmek istenen 2.3 milyon sterlin borç konusunda teknik sıkıntı çıktığı, hatta borcun uygulamaya giremediği doğru mu?

• İskele sahil şeridinde çok değerli olduğu söylenen kamu arazisinin bir UBP MYK üyesine devredilmek istendiği iddiası doğru mu?

• Vergi borcu olduğu halde yasadışı bir şekilde LAÜ'nün bir kamu bankasından borçlandırıldığı doğru mu? Bu konuda Merkez Bankası harekete geçecek mi?

• Sunat Atun’un bakanlığını yaptığı Ekonomi Bakanlığı’na bağlı Kalkınma Bankası’na bir belediye başkanının kızının istihdam edildiği bilgisi doğru mu?

• Spor Dairesi’ne bağlı “Piyangolar Birimi”ne yapılan 3 istihdamdan birinin UBP Milletvekili Zorlu Töre’nin kızı olduğu bilgisi doğru mu?

• Kooperatif Merkez Bankası’nda Yönetim Kurulu başkanına yeni makam arabası alındığı bilgisi gerçek mi?

Bu yazı toplam 1072 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar