1. HABERLER

  2. HABERLER

  3. Mülkiyet kiralamalarına savcılıktan görüş istendi
Mülkiyet kiralamalarına savcılıktan görüş istendi

Mülkiyet kiralamalarına savcılıktan görüş istendi

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, son günlerde gündemi meşgul eden hükümetin mülkiyet kiralamaları ile ilgili Başsavcılıktan görüş istediğini, gelecek görüşün Hükümet ve Meclise iletileceğini söyledi.

A+A-

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, son günlerde gündemi meşgul eden hükümetin mülkiyet kiralamaları ile ilgili Başsavcılıktan görüş istediğini, gelecek görüşün Hükümet ve Meclise iletileceğini söyledi.

Başkan Siber,  Taner Derviş Başkanlığındaki Eşdeğer Mal Hak Sahipleri Derneği Yönetim Kurulunu kabul etti.

Meclis Şeref Salonunda gerçekleşen kabulde konuşan Dernek Başkanı Taner Derviş, eşdeğer konusunun 2002 yılında durdurulduğunu anımsatarak Anayasanın 7.kısmı ve 159. Maddesinin terkedilmiş taşınmaz malların öncelikle eş değer sahiplerine verilmesini emrettiğini vurgu yaptı.

Hal böyleyken bu arazilerin usulsüz şekilde bir takım çevrelere verildiğini savunan Derviş, Derneğin Yüksek İdare Mahkemesinde bu konular ile ilgili açtığı bir davada mahkeme tarafından  haklı bulunduğunu ve mahkemenin İTEM yasasının uygulanmasını emrettiğini anımsattı.  Bu kararın yerine getirilmediğini ifade eden Derviş, yasaya göre eşdeğer yasasında bugüne kadar yapılmış olan usulsüzlüklerin iptal edilmesini ve eşdeğer kapsamına alınması gerektiğini söyledi.

Haklarını alamayan eş değer sahiplerinin bir de Güneyde bırakılan puanların sabit tutulduğunu ve  Kuzeyde Rumların bıraktığı malların puanların yükseldiğini de ifade eden Derviş, bu durumun hem münferit hem de toplumsal açıdan çok olumsuz sonuçları olduğunu belirtti.

Derviş: “Burada gasp edilen sadece bizim münferit haklarımız değil, KKTC’nin de Mülkiyet haklarıdır” dedi. İstismar edilen bir diğer konunun da “Eşdeğer konusu, çözümün önünde bir engeldir” algısı olduğunu belirten Derviş, bu durumun iki kesimlilik doktrinleri ile uyumlu olduğunu söyledi. Yatırımlar konusunun da hükümet tarafından istismar edildiğini vurgulayan Derviş, eşdeğer konumunda olan bazı araziler konusunda örnekler vererek usulsüzlükler yapıldığını savundu.

 

DERVİŞ: “BAŞBAKANLIK DÖNEMİNİZDEKİ GİBİ USÜLSÜZ MÜLKİYET UYGULAMALARI İPTAL EDİLSİN”

Derviş, Siber’in Başbakanlık döneminde uygulamaya koyduğu bir ilke olan “Siyasi irade ile yapılan usulsüzlüklerin yine siyasi irade ile ortadan kaldırılması” taleplerinin olduğunu belirterek,  devletin yaptığı usulsüzlükleri iptal etmesini, bu uygulamalar karşısında vatandaşın mahkemelerde sürünmemesi gerektiğinin ifade etti.

 

 SİBER: “KKTC’Yİ YAŞATMAK  LAF İLE DEĞİL, ADİL UYGULAMALAR İLE OLUR”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Sibel Siber de konuşmasında, ülkede sosyal  adaletin  yara almasının ilk kez usulsüz eşdeğer uygulamaları ile başladığını ve belki de bugün yaşanan birçok sorunun temelinde de bunun yattığını belirtti.

Geçmişte yapılan uygulamalarla sosyal adaletin büyük yara aldığını, hukuk devleti ilkesinin çiğnendiğini ifade eden Siber, bugün hükümetin yaptığı bazı mülkiyetle ilgili icraatlarının da yeniden kamuoyunda tartışmalar yarattığını söyledi.

Eş değer sahiplerinin mağdur bir kesimi temsil ettiğini belirten Siber: “Haklı olan, ancak üzerinde 50 yıl geçtiği için gitgide yaşlanan, bıkan, çaresizliğe gömülen bir kesimin sesi olarak buradasınız” dedi.

Eş değer sahiplerinin haklarının,  Anayasanın 159.maddesiyle korunduğunu, yasanın eşdeğer uygulamaları bitmeden  mülkiyetin kamu yararı dışında çıkarılmasını engellediğini anımsattı.  Anayasa’nın Güneyde bırakılan mülkiyetin Kuzeye gelen vatandaşlara adil bir şekilde, hak ve adalet gözetilerek dağıtılmasını korumaya aldığını ifade etti.

 

 “TURİZM MAKSATLI ARAZİLER KAMU YARARI DİYE NİTELENDİRİLEMEZ”

Siber buna rağmen özellikle Başbakanlığı döneminde gördüğü önceden yapılmış uygulamalarda; Anayasal suç işlenerek, yasa dışı davranılarak ve Anayasa mahkemesinin “Turizm maksatlı arazilerin İTEM yasasından çıkarılmaz” hükmüne uymayan kararlar alındığını tespit ettiklerini anımsattı. Bu bakanlar kurulu kararlarının savcılık görüşü alınarak iptal edildiğini ifade eden Siber, savcılık görüşüne rağmen tekrar aynı uygulamaların yapılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Siber şöyle devam etti:

“Geçmişin uygulamaları yanlışsa iptal edilmeli, aynı uygulamalar hukuki görüşe rağmen tekrarlanmamalıdır.  Üstelik mağdur bir kesim varken x şahsa şu kadar araziyi yatırım için veriyoruz” diyerek kararlar almak bir hukuk devletinde kabul edilebilir değildir. Bugün bir milletvekili kürsüden Temmuz 2013’te Siber hükümeti döneminde benzer uygulama ile ilgili sorduğum bir yazının savcılık tarafından verilen yanıtını okudu. Savcılık görüşünde, Turizm maksatlı arazilerin kamu yararı diye nitelendirme yapılamayacağı gayet net olarak belirtmiştir. Başbakanlığa yazılan bir yazıydı; Meclis Başkanı olarak  yine benzer uygulama ile ilgili tekrar görüş isteme gereğini duydum.”

Siber: “Bizler bir Hukuk devletiyiz ve kendi yasalarımıza uymak zorundayız. Yasalar toplum yararına uygulamalara engel ise, yasa değişikliği yapılabilir ama yasalara uymama hukuk devletinde olmaz, olamaz. Engel eşdeğer mi? O zaman eşdeğer ile ilgili işlemler tamamlanır. Bu durum için geç kalınmıştır. Ancak kamuoyu vicdanı daha büyük yara almadan zararın neresinden dönülürse  kardır.” dedi.

Anayasa, İTEM  yasası ve Anayasa Mahkemesi kararına uygun olmayan karar ve uygulamaların Hukuk Devleti ve Sosyal Adalet ilkelerine aykırı olduğunu ifade eden Siber, bu tür uygulamalar iptal edilmezse, vatandaşın adalete, devletine,  geleceğine olan güveni büyük zarar görür. “Sosyal adalet vatandaşlar arasında ayırım yapmamayı öngörür,  eşitliği öngörür” dedi.

Meclis Başkanı olarak kamuoyunun gündeminde olan bazı mülkiyet kiralama kararlarının ilgili Savcılığa Anayasa, İTEM yasası ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uygunluğu ile ilgili görüş sorulduğunu belirten Siber, gelecek olan görüşün Hükümet ve meclis ile paylaşılacağını vurguladı.

Siber: “Bir bireyin duygularında ‘yaşadığı ülke sosyal devlet değildir’, ‘bazıları daha avantajlıdır, bazılarının da hakkı yenir ve sessizce bekler” kavramı yerleşirse biz kaybederiz. KKTC’yi yaşatmak demek bu ilkelere uymak demektir. Sözde konuşmalar ya da atılan nutuklar değildir, yapılan uygulamalardır.” dedi.

 

Bu haber toplam 1008 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler