1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. MOTOSİKLET DEYİNCE…
MOTOSİKLET DEYİNCE…

MOTOSİKLET DEYİNCE…

Motosiklet deyince, gürültülü bir makinaya sahip iki tekerleği olan bir ucube ilk aklımıza gelen şey olur…

A+A-

 

 

Jawa Ali

(Ali Yüksek)

 

 Motosiklet deyince, gürültülü bir makinaya sahip iki tekerleği olan bir ucube ilk aklımıza gelen şey olur… Ancak bu kavram bir zamanlar sıkça kullanılan eski tip motosikletlerin tarifine tam anlamıyla uyar gibi görünse de günümüzde artık konunun farklı boyutlara taşındığını gözlemlemekteyiz…

     Eskiden motosikletleri tarif ederken motorun sadece “At” gücü yani  hacmini ( 3 at=300cc, 5 at 500cc vb..gibi ) belirterek izah edebiliyorduk.. Günümüzde ise bu kavramın yeterli olmadığını hatta bilinenin aksine yanlış bir tarif şekli olduğunu biliyoruz. Konuyu birkaç örnekle izah etmek gerekirse; 5 At bir motosiklet “500cc”lik bir makinaya sahip olduğu anlamına gelir ancak bu makinanın gerçek gücünü göstermeye yetmez.. 500cc’lik  eski tip motosikletin makinesı 30 ile 60 arası beygir gücü (HP) üretirken, aynı hacimdeki bir makinenin günümüzde  yeni tip motosikletlerin devreye girmesiyle bu rakamın 80 ile 140 beygir gücü arasında değiştiğini görmekteyiz. 1000cc motorların 200 beygir gücüne dayandığını söylemeye gerek var mı bilmiyorum.. Yani günümüzde motosikletleri tarif ederken sadece hacmini belirten “xx.AT” demek yeterli olmaz.Bu konu teknolojinin gelişmesiyle öyle noktalara gelmiştir ki Beygir gücü /Tork gücü ve modelini söylemeden makineyi tarif etmek neredeyse imkansızdır. Ayrıca artık motosikletler kullanım amacına göre çeşitli kategorilere ayrılmış ancak bu da yeterli görülmemiş, arz talep dengesi göz önünde bulundurularak farklı konseptlerde seri üretime geçilmiştir. [Örn: 13 At olan Honda marka bir motosiklet günümüzde şöyle tarif edilebilir; Sport Touring-ST-Honda-Pan Europan..1300cc..126Hp/8000d/d…125Nm/6000d/d ]..

ESKİ MOTOSİKLETLER

    Eski tip motosikletlerin genelde, otomobillerin yerini tutan az yakıt yakan, ucuz ve taşıt amaçlı kullanılan, piston çaplarının hemen hemen aynı olduğu düşük devirli makinelerdan üretilmiş olduğunu düşünürsek, sektörün bu gün ulaştığı noktayı hayretle karşılamamak mümkün değil.

SAVAŞ SONRASI TALEPLER  

 İkinci dünya savaşından önce bir dönem “Racing” motosikletlerin boy gösterdiği yarış alanları daha sonra, şavaştan bunalan ve macerayı seven, farklı yerleri gezip görmek isteyen, ancak bunu özgür bir ruhla ve ucuza mal olacak bir araçla yapmak isteyen genellikle Avrupalı insanlardan oluşan gezginlerin talebi  üzerine, bu sektörü uzun yollara dayanıklı ve konforlu “Turing” tipi motosikletler üretmeye yöneltmiştir.

   Daha sonra bunun da yeterli olmadığı gözlemlenmiş, ilk  zamanlar (1970’li yıllar)  sadece ‘Enduro’ tarzı olarak ortaya çıkmış ve bozuk yollar için düşünülmüş motosiklet zamanla her türlü (Stabilize/asfalt/Çöl.vb..) ortama dayanıklı uzun seyahatler de düşünülerek ‘Enduro Turing’ tipi melez motosikletlerin ortaya çıkmasına ön ayak olmuştur…

GÖRSEL GÜZELLİK   

Bugün görsel güzelliği ile bilinen ‘Crouser/Chopper-Custom’, konforlu uzun yol gezileri için tasarlanmış ‘Turing’, her türlü yola uygun ‘Enduro Turing’, pistlerde boy gösteren ‘Super Sport-Racing’, şehir içi kolaylığı sağlayan ‘Scooter’ ile çıplak motor tabir edilen ‘Naket’ modellerini yollarda görmek mümkün… Ayrıca asfalt zemine pek de uygun olmayan ancak adrenalin katsayımıza tavan yaptıran ‘Kros ’ motosikletlerini yarış parkurlarında izlemek de mümkün…Tabii 3 tekerlekli iken zamanla 4 tekerlekli motosiklet olarak karşımıza çıkan “ATV”lerden de bahsetmeden geçmek olmaz…

    Her biri teknoloji harikası bu motosikletleri tarif ederken artık önce kategorisini/modelini, motor devir sayısını, beygir gücünü(HP.) ve Tork’unu belirtmezsek o motosikleti tam olarak tanımlayamayız…

    Motosiklet alırken önce amacınızın ne olduğunu bilmeniz gerekir. Benim her zaman söylediğim bir sözü tekrarlamak isterim, “Araçlar önemli değil, amaçlar önemlidir”…

   

 

 

 

 

Bu haber toplam 1731 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler