1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. MODERN ÇAĞIN BİR HASTALIĞI
MODERN ÇAĞIN BİR HASTALIĞI

MODERN ÇAĞIN BİR HASTALIĞI

MİLİYETÇİLİK 1789 Fransız Devrimi ile birlikte kiliseye karşı savaş açan batılı siyasetçi, aydın, entellektüel elitler ve diğer tüm unsurlar, Burjuvaziye hizmet edecek ve dinin boşluğunu dolduracak, dine alternatif, aidiyet duygusu ve kimliği ol

A+A-



 

 

MİLİYETÇİLİK

 

 

 

1789 Fransız Devrimi ile birlikte kiliseye karşı savaş açan batılı siyasetçi, aydın, entellektüel elitler ve diğer tüm unsurlar, Burjuvaziye hizmet edecek ve dinin boşluğunu dolduracak, dine alternatif, aidiyet duygusu ve kimliği oluşturabilecek yeni bir ideolojiye ihtiyaç duymuşlardı; böylelikle, Fransa’da “toprak ve vatandaşlık”, daha sonra da Almanya’da ise “kan ve ırk” ilkesine dayalı ulusçu-milliyetçi devlet modelini geliştirdiler.



Albert Einstein, İn a letter to Alfred Kneser (7 June 1918); Doc. 560 in The Collected Papers of Albert Einstein, Vol. 8. no'lu mektubunda:


Milliyetçiliği, "kafasını kumdan çıkarmayan zihinlerin sevebileceği bir olgu " olarak tanımlar ve daha kendini geliştirememiş ve aklı halâ çocuklukta kalan bir insanın yapabileceği bir icraat olarak öngörür.

 

KEMALİSTLER

 

 

 

Kemalistlerin kendileri ise, son dönemde, Atatürk'ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O'nun İnkılab ve İlkeleri doğrultusunda sözde yeni bir kavram üretmişler ve bunu da: “Atatürkçü Düşünce Sistemi” olarak adlandırmışlardır.

 .
Bu "düşünce sistemi"nin fikriyâtı, davranış ve uygulamasına dair çok tatminkar bir izahını bugüne kadar en azından ben duymadım. Fakat görünen o ki; bu sözde yeni düşünce sisteminin merkezinde yatan kritik ilke halâ aynı:

Atatürk'ü beşerî vasıflarından soyutlamak. Yâni Atatürk’ü ölümsüz; İlâh/Tanrı, Peygamber ya da Mehdî...

olarak ilân etmek...


Bu düşünce sisteminin kendine has abartmacılığı çerçevesinde:

Atatürk”ün kendi devrinde uyguladığı “siyasetler” de ölümsüz.

Ödün verilemez bir ilke...

ve ilelebet payidar kılınmış.

Çankaya Köşkü ise Kâbe olarak tanımlanmakta...

 

En müthiş tanım ise şu:

Atatürk’ün devrindeki siyasi şartlar ve aktörler de ölümsüz!


Sevr Anlaşması...

İngiliz mandacıları...

Rum muhipleri...

Mütareke basını...

Hilafet Ordusu...

Damat Ferit hükümeti...

“Zararlı partiler, dernekler”

 ...

...

 



Kemalistlere göre bunların hepsi bugün de var!

İsim ve kılık değiştirmişler.

Ama halâ ortadalar.

Niyetleri de aynı...!



ATATÜRK'Ü İLÂHLAŞTIRAN ATATÜRK DEĞİLDİR

 

 

 

Değerli okurlar;


Kemalizm bugün bazı oportünist devlet adamlarının, bürokratların, medyanın ve bazı mahfellerin antidemokratik dayatmacı arzularını mübah ve yasal göstermek için arkasına saklandıkları bir kalkan olarak tecellî etmiş bulunmaktadır.


Yoksa...

Atatürk'ü ilâhlaştıran Atatürk değildir; kendini ona nisbet eden ama onun reelpolitik anlayışından, temkininden ve sağduyusundan uzak olan Kemalizm'dir.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 942 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler