1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Milli (Gökbilen) Olimpiyat Komitesi
Milli (Gökbilen) Olimpiyat Komitesi

Milli (Gökbilen) Olimpiyat Komitesi

Kıbrıs Türk sporunun üstüne adeta bir kabus gibi çöken başkanlığını Eyüp Zafer Gökbilen’in yaptığı Milli Olimpiyat Komitesi’nde artık sona gelindi gibi. Yıllar önce, Uluslar arası Olimpiyat Komitesinin ana yasası olan Olimpic Charter yerine,

A+A-

 

 

 

Kıbrıs Türk sporunun üstüne adeta bir kabus gibi çöken başkanlığını Eyüp Zafer Gökbilen’in yaptığı Milli Olimpiyat Komitesi’nde artık sona gelindi gibi.

Yıllar önce, Uluslar arası Olimpiyat Komitesinin ana yasası olan Olimpic Charter yerine, KKTC dernekler yasasına göre kurulan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi Gökbilen’in dostlarından oluşan üye yapısıyla bugüne kadar geldi.

28 Ocak 1984 tarihinde kurulan KKTC MOK 28’.ci yılına ulaşırken işin ilginç yanı hazırladığı tüzükte hiç de uymadığı Olimpic Charter”de yer alan temel kurallara uymak ve bunları uygulamayı da kabul ediyor. KKTC Milli Olimpiyat Komitesinin ilk başkanı merhum Ahmet Sami Topcan idi. Daha sonra sırasıyla zamanın Voleybol Federasyonu Başkanı Asım Burç ve spor yazarı Omaç Başat bu görevi sürdürürken, son olarak da 2000 yılından beri de zamanın Teakwondo Federasyonu Başkanı Eyüp Zafer Gökbilen tam 12 yıldır bu görevi sürdürüyor.

İşte, bu nedenlerden dolayı CTP-BG hükümetleri zamanında 67/99 sayılı spor yasası tadil edilerek daha ciddi olduğu düşünülen, “Milli Olimpiyat Komitesi” kurulmuştu. Ne yazık ki, bu komitede siyasete kurban edildi. CTP-BG hükümetlerinden sonra yeniden göreve gelen UBP hükümetinin siyasi telkinleriyle “Milli Olimpiyat komitesi” ortadan kaldırılırken, “hacı yatmaz” örneği meydan KKTC MOK’a kaldı.

Ulusal Olimpiyat Komitelerine üye kriterleri Olimpic Charter’de belirtildiği gibidir. Bunlar da,  söz konusu ülkenin spordaki en önemli unsuru olan ülke federasyonlarıdır. Ayrıca ilgili ülkenin olimpiyatlarda yer alan ve başarılı olan sporcularından seçilen temsilcileri ile ilgili ülkenin sporuna en üst düzeyde ekonomik ve kültürel olarak hizmet eden kişilerdir. Ne var ki, sürekli başkanlığı koruması için bu üyelik kriterlerine iltifat etmeyen Milli Olimpiyat Komitesi başkanı Eyüp Zafer Gökbilen üyelerini, kendi  dünya görüşü ve politik yakınlığı  yakın kişilerden seçerek, bugüne kadar başkanlığını sürdürmüştür.

İlginçtir, KKTC MOK’un üyeleri arasında Eyüp Zafer Gökbilen’in iltifatlarına mazhar olmuş  Omaç Başat, Çelen Oben, Serdar Savim, Nezihi Beyaz ve Aydın Türksever gibi spor yazarları ve medya mensupları da yer alıyor.

Tabii, ben bu arkadaşların kişiliklerine büyük saygı duyuyorum. Bazıları da yakın dostlarımıdır da bu üyelik kriterlerinin hangisi onları kapsamaktadır diye düşünüyorum.

Bu arada, siyasal anlamda BM zemininde tanınmayan bir devlet olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sporun ana kurulları olan IOC ile FIFA tarafından da tanınmamış olması, KKTC’nin tanınmasını iddia eden Gökbilen’in KKTC MOK’unu trajikomik bir duruma sokuyor.

İşte, Milli Olimpiyat Komitesi’nin bu Olmpic Charter’e aykırı üye yapısına ve tüzüğüne karşı çıkan Kuzey Kıbrıs’ta yer alan 32 spor federasyonundan 27’si,  12 Eylül 2011 tarihinde KKTC MOK’a 27 imzalı bir dilekçe vererek, KKTC Milli Olimpiyat Komitesi’nin yapısının OLİMPİC CHARTER içerisine çekilmesini talep etti.

 Ne var ki, bu gidişe son vermek isteyen Kuzey Kıbrıs spor federasyonlarının bu dilekçesi, federasyonların  KKTC MOK Başkanı Eyüp Zafer Gökbilen’e verdikleri üç aylık süreye rağmen yanıtlanmayınca, 27 federasyon Gökbilen’e baş kaldırdı.

Bu konunda, 27 federasyonun seçtiği dört temsilci Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu, Badminton Federasyonu Başkanı Hüseyin Özün Yamaç, Bilardo Federasyonu Başkanı Aşkın Burcu ile Tenis Federasyonu Başkanı Saffet Barutçu geçtiğimiz perşembe günü bir basın toplantısı düzenleyerek, Gökbilen’i bir kez daha yasal zemine çekme girişiminde bulundular.

Bu Pazar günü, KKTC MOK’un genel kurulu var. 27 federasyon temsilcisi bu genel kurula ki, davet edilmediklerini söylüyorlar katılmama ve akabinde önümüzdeki Pazartesi bir anlamda yasal bir kavgayı başlatmayı planladıklarını söylediler.

Bu 27 federasyonu kutlarken, KKTC MOK’un Uluslararası Olimpiyat Komitesi kurallarına uygun yeniden yapılanmasını dört gözle bekliyoruz.

 

 


Kim takar “Hak Mahrumiyeti” cezasını

 

 

Futbol Federasyonu’nun sporda disiplini sağlamak adına oluşturduğu kurumlar arasında yer alan Disiplin Kurulu’nun en ilginç cezası kulüp başkan ve yöneticilerine uyguladığı “HAK MAHRUMİYETİ” cezasıdır.

Aslında, FIFA’nın tanıdığı ülkelerde prestij kaybına neden olan bir cezadır “HAK MAHRUMİYETİ” cezası. Bu cezada, ilgili başkan ve yöneticinin yasal yetkileri elinden geçici olarak alınmasına ek olarak, protokolün yer aldığı şeref tribününe de alınmıyor.

Geçtiğimiz günlerde, televizyonlarda yaptıkları konuşmalar nedeniyle Gönyeli Başkanı Ahmet Yönlüer’e 35 gün,  B.Bağcıl başkanı Hasan Besim’e 15 gün hak mahrumiyeti cezası verildi. Bu iki başkan da gazetemize verdikleri demeçlerde bu cezalara isyan ederken, eski demeçlerine göre bir o kadar daha sert demeçler verdiler.

Bu konuyu sorduğum Disiplin Kurulu başkanı Ahmet Mahirel’e “hak mahrumiyeti” cezasının yeteri kadar caydırıcı olmadığını iddia ettim. Başkan Mahirel ise, caydırıcı olduğunu iddia etti.

Ne var ki kanımca,  Kuzey Kıbrıs’ta bu hak mahrumiyeti cezası ciddiye alınmıyor. Sadece, ilgili başkanın geçici olarak yasal yetkileri elinden alınırken,  bizde ciddi anlamda şeref tribünü olayı olmadığı için, stada takımını izlemeye gelen başkan ve yönetici sahaya girmesi yasak olmasına rağmen, devre arasında veya maç öncesinde soyunma odasına bile girebiliyor.

Eğer, yanlış anımsamazsam, şimdiki Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Sertoğlu K.Kaymaklı başkanı iken ve yine bazı başkanlar hak mahrumiyeti cezası almalarına rağmen, tribünlerdeki yerlerini alıyorlardı.

 Bu noktada, “hak mahrumiyeti” cezasının daha da ciddiye alınması için, Futbol Federasyonu’nun gereğini yapması gerekir diye düşünüyorum.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 763 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler