1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Meslekte Kırk Yıl
Meslekte Kırk Yıl

Meslekte Kırk Yıl

İnanmak zor ama eczacılığa başlayalı 40 yıl olmuş. Müftü Ziyai sokaktaki “Sezer Eczanesi” Temmuz 1972’de açıldı. “Yıllar nasıl da çabuk geçmiş!” desem, kişisel tarihimi düşünür düşünmez “Normal geçmiş” derim. Oğu

A+A-

                                      

 

 

İnanmak zor ama eczacılığa başlayalı 40 yıl olmuş. Müftü Ziyai sokaktaki “Sezer Eczanesi” Temmuz 1972’de açıldı.

“Yıllar nasıl da çabuk geçmiş!” desem, kişisel tarihimi düşünür düşünmez “Normal geçmiş” derim. Oğullarım Mutlu ve Bilge zamanın kanıtıdır.

Meslek ve özel hayatımı, Eczacılar Birliği’ni ve politik yaşamımı zaman tüneli içinde seyrederken, zamanın hiç de çabuk geçmediğini anlarım.     

 

1972 Şubat ayında, en sona bıraktığım “Farmasötik Kimya” sınavını geçince, İ.Ü. Eczacılık Fakültesi’nden mezun oldum. O zamanlar -şimdi de öyle ya- Kıbrıs’ta eczane açmaktan başka alternatif yoktu(r).

Eczane çalıştırmanın, “ticari-satış” yönünü, o zaman bu zaman hala, kavramış değilim. Hep zevkime göre hareket ettim.

 

Örneğin eczane için dükkân bakarken, çarşı merkezinin göbeğinde değil de geçmişte annemin ailesinin ve Lefkoşa eşrafının yaşadığı Müftü Ziyai Efendi sokağını seçmiştim.

O dönemde en fazla çalışan eczanelerin aylık kirası 10-15 KL iken ben 35 KL’sına kiraladım. Dükkân sahibim de tanınmış kişilerden Semih Akdeniz idi.

 

Eczacı olarak kayıt yaptırmak için Temmuz başında yapılacak “registration” sınavını bekledim. Aradaki 3-5 ayki zamanımı “Nebil Nabi Eczanesi”nde gönüllü çalışarak geçirdim. Eczane dolaplarımı, mefruşatı, reklâm tabelalarını estetik kaygularla seçtim. O dönemin en modern eczanesini açmak istiyordum.

 

1972 yılında, ilaçlar Rum acentelerden temin edilirdi. Her ilacın bulanabileceği ecza deposu anlayışı o zamanlar yoktu. Uluslararası ilaç firmalarının Kıbrıs’ta değişik temsilcileri vardı. Rahmetli Nebil Nabi bey ve halen hayatta olan Kâmran Aziz gibi meslektaşlarım, sipariş koyma ve satın almama yardımcı oldular. Bazı Rum temsilcilerin Türk tarafında “dağıtımcısı” vardı. Kâmran hanım, her sabah, ilaç temin etmek için Rum tarafına geçmeden önce uğrar, eksiklerimi sorardı. Zamanla, öğretmen emeklisi babacığım bu yerleri öğrendi. Bisikletine biner, gider, alır getirirdi.

Yükünü almış eski eczaneler, biz yenilere rekabet yapar fiyatları düşürürdü. İlaç kutularına fiyatlar yazılmazdı. İlaç ambalajına fiyat konmasını 2004 yılında gerçekleştirebildik. Böylece fiyat rekabeti ortadan kalkmış oldu.

 

Benden önce açılan bazı eczaneler, Rum acentelerden, ünlü kozmetik markalarının kozmetik ürünlerinin dağıtımcılığını alıp satmaya başlamışlardı.

Mary Quant yeni yeni kozmetik işine girmişti. Zaten mini eteğin yaratıcısı, “pop art” temsilcisi Mary Quant’a bayılıyordum. Sık sık gittiğim Londra’da tanımıştım ürünlerini. Kozmetik alanında da devrim yapmıştı. Çok değişik renkte ürünler çıkarıyordu.

Türk tarafı temsilciliğini almak için Rum acente ile gidip konuştum. Zaten Ciba ilaç firmasının da temsilcisiydiler. Adam bana seçtiğim ürünleri, sözleşmesiz ve kredili olarak, Türk tarafında tek satıcı sıfatıyle verdi.

Mary Quant firması, ilk kez yapılan bir uygulamayla dünyadaki acentlerine Londra’dan güzellik uzmanları göndermeye başladı. Müşterilere makyaj yapıp, kullanacakları renkleri öneriyorlardı. O güzel kızlardan makyaj yapmanın sırlarını da öğrendim.

İhtiyacım oldukça, Lokmacı barikatını geçer, Fanoremeni kilisesinin yanında olan Mary Quant acentesine giderdim. Onlarda çok şık Mary Quant elbiseleri, body bluzlar, renkli çoraplar bulunurdu. O zamandan beri, regarenk çorap geyme alışkanlığımı sürdürüyorum. Eczanede kozmetikten kazandığım paraları elbise alarak onlara geri verirdim. O zamandan kalan uzun, yeşil kadife gece elbisemi hala saklıyorum.

 

Eczane açar açmaz, taksitle sarı renkli WV kaplumbağa araba satın almıştım. Arkadaşlar ile adanın her tarafına gidiyorduk. Rumlar ise Lefkoşa’nın Türk kesimine ancak özel izin ile geçebilirlerdi.

 

1973 yılında, Eczacılar Birliği genel kurulu toplantısına katıldım ve yönetim kurulunda sekreterlik görevine seçildim. Aynı yıl Kıbrıs’ta Cumhurbaşkan muavini seçimi vardı.

Kıbrıs’taki siyasete adım adım yaklaşıyordum. Siyaset merakım, İstanbul’da öğrenciyken 1968 olayları ile başlamıştı. Ayrıca, oradaki adaletsiz düzen insanı siyaset dışında tutamazdı.

Arkasından 1974 harekatı gerçekleşti. Zor günler geçirdik. Kıbrıslılar ve ben, Kıbrıs sorununun şekil değiştire değiştire katmerlenmesine tanık olduk.    

Harekat sonrası oluşan yeni toplumsal düzen gereği 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Oluşacak Meclis’e Eczacılar Birliği’nden temsilci istendi. 48 saat içinde, Birlik genel kurulundaki, seçim sonucunda  kendimi KTFD Meclisi’nde buldum.

                                                                ******

1975’ten sonrası yıllarım Eczacılar Birliği, barış çalışmaları ve siyaset ile geçti, geçiyor.

Her yenilikte insiyatif aldım, tepki çeksem de vazgeçmedim. Değişimlerin, bir süre geçtikten sonra beğenilip takdir edileceğini tahmin ediyordum.

Bu nedenle çabalarımın meyvesini görmekten mutluyum. Birlikte çalıştığım tüm arkadaşlarıma minnettarım. Önümü kesmediler, destek verdiler.

                                                                ******

Meslekte 40. yılımı, eczacı olarak yetişmemde emeği olan hocalarım ve meslektaşlarımla kutlayacağım. 21-23 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan “Kıbrıs Eczacılık Buluşması” elbette, bu amaçla düzenlenmedi. 40. yılım hesaplanmadan planlandı.Güzel bir tesadüf oldu.

Yine başka bir tesadüf de 1986 yılında yayınladığım “Kıbrıs’ta Eczacılık Mevzuatı” kitabımın 2. baskısını gerçekleştirmem oldu.

Yeni baskıda, eczacılık mevzuatı yanısıra, tarih bölümü de olacak..

Kıbrıslıtürk Eczacılık Tarihi ile Kıbrıs Türk Eczacılar Birliği yakın tarihinin mütevazi bir çalışması...

Bu hafta sonu etkinliklerinde başka bir hoşluk daha vardır.

1997 yılında kapanan Aziz Eczanesi’ni o tarihte müze yapmak için devralmıştık.

23 Nisan Pazartesi günü, Birlik lokalimizde ilk kuruculardan ve halen üyemiz olan Ecz. Kâmran Aziz’in müze haline getirilmiş “Aziz Eczanesi”nin açılışı yapılacak. Bu açılışa Kâmran Aziz hanım da katılıp bizi onurlandıracak..

Kıbrıs ve Türkiye eczacılık tarihi içinde bir yürüyüş yapacağız.

Kasım Cemel Güven, Ayhan Ulubelen, Nevin Tanker, Mekin Tanker, Kamran Aziz,  TEB eski başkanı Mehmet Domaç ile şimdiki başkan Erdoğan Çolak ve katılacak eczacılarla yürüyeceğiz.

Bu güzellikler içinde Birlik web sayfası kteb.org’un güncellenmesi de var.

İşte böyle.. Hayat devam ediyor...Yıllar böyle geçiyor.

 

 

 

 

 

  

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1937 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler