1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Merkez Yönetim ve siyaset !..
Merkez Yönetim ve siyaset !..

Merkez Yönetim ve siyaset !..

Merkez Yönetim ve siyaset !.. Ana muhalefet CTP’de, Genel Kurul’dan sonraki en yetkili kurul Parti Meclisi, yeni bir Merkez Yönetim Kurulu seçilmesi yönünde karar aldı. Sanırım, parti tarihi açısından bu ilk kez yaşandı. “Daha etki

A+A-

 

 

Ana muhalefet CTP’de, Genel Kurul’dan sonraki en yetkili kurul Parti Meclisi, yeni bir Merkez Yönetim Kurulu seçilmesi yönünde karar aldı.

Sanırım, parti tarihi açısından bu ilk kez yaşandı.

“Daha etkin ve verimli çalışmak” adına bu yöne gidildiği açıklandı.

KURULTAY tarafından seçilen Genel Başkan Özkan Yorgancıoğlu ile Parti Meclisi’nce seçilen Genel Sekreter Asım Akansoy’un görevine devam etmesi yönünde de bir tavır sergilendi.

Böylece “CTP yeterince gündem olmuyor” eleştirilerine karşı, sanırım partinin “gündem” olması

başarıldı!

Yarın, yeni bir Merkez Yönetim Kurulu seçilecek.

Umarım, ülkenin hali içler acısıyken, enerji “Parti içi”nden çok “ülke içi”ne yönelir, böylece...

 

***

Siyasi partilerin “karar alma mekanizmaları” önemlidir…

Parti içi demokrasiler, bir anlamda, ülkede demokrasi adına “küçük bir atölye”dir, yönetmeye aday insanlar için...

Mesela UBP’ye bakınız!..

Siyasi partiler biraz da gelenekleri ile yaşar ya, UBP’de gelenek “güce tapma”, “baskı ve vaat” ayrıca “her yol mubahtır” anlayışı üzerine kurulmuştur.

En yakınlarına karşı böylesi “acımasız” ve “hazımsız” olanlar, kendi küçük atölyelerinden çıkarak yüzlerini memlekete döndüklerinde vizyonları pek değişmez...

Dedim ya, siyasi partiler “gelenekleri” ile yaşar , “ilkeleri” ile büyürler...

Ve “parti içi süreçler”, fotoğrafın bütününün küçük bir atölyesidir, sadece.

 

***

Söze, ana muhalefetin “Merkez Yönetim Kurulu”nu yeniden oluşturma kararı ile girmiş, “parti içi demokrasi”den yürümüştük.

Doğrusu, mevcut “delege” sistemi değişmediği sürece, parti içi demokrasilerin çok daha sağlıklı işleme şansı mümkün görünmüyor.

Pek çok siyasetçi bu sistemi “varlığının garantisi” gördüğü için de ellemiyor…

Mevcut siyaset gerçeğimizde, çok “dar” bir grup arasından seçilenler, genelde “dar” çekişmelerin de esiridirler…

 

***

Nereye gelmek istiyorum.

Partilerin “üst yapıları”, yani merkez yöneticileri, “parti programı”nı gözetmek ve partinin temel ilkeleri çerçevesinde genel siyaseti yönetmek için vardırlar…

Eğitimden ekonomiye, propagandadan sağlığa, hayvancılıktan sivilleşmeye, örgütlenmeden hukuka kadar, her konuda en geniş insan kaynağından servis almak, farklı görüşlerin tartışılmasını sağlamak, proje üretimi için ortam yaratmak, tecrübeleri not etmek ve bilge, nitelikli insan kaynağından yararlanarak, onları siyasete dahil etmek için…

Eğer bu olmazsa, eğer bu başarılmazsa, yönetme şansı olmaz, kimselerin…

Ve elbette, bir siyasi programa inanan herkesten de samimiyetle ve karşılıksız katkı, paylaşım, destek beklerler…

“Nutuklar, fikirleri saklamak için atılır” der Oster.

O halde, “fikirler”ler var olmalıdır, partiler…

 


 

DAVET GELİRSE

 

Çok hem de çok güldüm!..

Hani şu “devlet” taklidi yapan yapının, en tepesindeki isme...

Eroğlu’na, New York’a giderken sormuşlar, AEL Limasol ile Fenerbahçe arasındaki maça gidip, gitmeyeceğini... Yanıt:

''Şu anda öyle bir düşüncem olmadı. Böyle bir davet yapacaklarını da zaten beklemiyorum. Çünkü davetin şekli önemli. Çünkü KKTC Cumhurbaşkanı olarak davet edilmek başkadır, bir futbol meraklısı olarak davet edilmek başkadır”

Gülme sebebim şu.

New York’a “KKTC Cumhurbaşkanı” olarak mı davet edildi acaba?

 

 


 

BİR ÖNERİ

 

Kamuya siyaset yasağı var.

Bu nedenle “memurlar” siyasi partilere üye olamıyor.

Ancak!.

Siyasi partilerin, “ölçme, değerlendirme” yapması için bir yasak yok.

Örneğin, “kamuoyu araştırmaları” sırasında memurlarla da görüşme yapılabiliyor.

Eğer “delege” sistemi değişmiyorsa ve siyasette, karar alma mekanizmalarına dair halka genişleyemiyorsa, şu mümkün.

Siyasi partiler “araştırma grupları” oluşturabilir.

Her ilçeden, yüzlerce kişilik “ölçme değerlendirme” grupları…

Örneğin, 2 bin kişi çok ciddi bir irade ortaya koyar.

Ve böylece siyasi partiler, kendi içlerinde, değerlendirme ihtiyacı hissettikleri zaman bu gruplar üzerinde, aynı “kamuoyu araştırması” gibi çalışma yapabilirler.

Böylece, kimi önemli adımlar atılırken, çok daha iyi nabız tutulabilir.

Bir öneridir sadece…

 

 

 

Bu haber toplam 935 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler