1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Memleket Acılı Türküler…
Memleket Acılı Türküler…

Memleket Acılı Türküler…

Kimsesiz bir toprağa, Mor bir sesin tüm çarpıcılığıyla bağırması kadar suskun, Karanlık bir gökyüzünde, kör bir insanın kendini araması kadar imkânsız gibi, Masum ve yalan, Masum yalan var mı diye sorarsan, her anlamsızlıkta anlam var mı diye cevaplarsın

A+A-

 

 

Kimsesiz bir toprağa,
Mor bir sesin tüm çarpıcılığıyla bağırması kadar suskun,
Karanlık bir gökyüzünde, kör bir insanın kendini araması kadar imkânsız gibi,

Masum ve yalan,
Masum yalan var mı diye sorarsan, her anlamsızlıkta anlam var mı diye cevaplarsın…

Çıkmaz yollar arifesine düşmüşüm,

Ne şiirlerim,

Ne yazılarım kendini ifade edebiliyor,

Hepsi de koynumdan teker teker düşüyor,

Henüz ismi yazılı olmayan coğrafyanın kucağına…

 

Uzun ince bir yolda yazıyor kelimelerim,

Henüz bir anlam veremedim,

Kalemden akan her harf,

Kelimeden çıkan her haykırış,

Çıkmaz yolların bayramını kutluyor,

Çaresiz ve sessizce…

 

Dudaklarımda masum bir gülüş,

İçten kederli,

Sembolik olarak kalan kimliğime mi?

Yoksa koyun sürüsü şeklinde, vilayet olarak damgalandığıma mı yanayım?

Dudaklarımın ucunda bitmek bilmeyen memleket acılı türküler,

Dökülüyor katre katre…


Ölü doğmuş bir çocuk,

Yüreğimin Âşıklar tepesinde,

Ne olur gel kurtar beni desem,

Düş’lerde bile kimse beni kurtaramaz artık…

 

Seni sevmek ihtilaldır yüreğimde,

Senin yasemin kokan toprağında ölmek onurdur bizlere,

Akdeniz’in berraklığı gitmeyen mavi suyunda,

Seni resmediyorum imkânsızlıklar içerisinde,

Uzun zamandır,

Yazılan şiirler, nice imkânsız sevdalar,

Söylenilen sözler, nice tükenmiş Aşklaradır…


Hüküm giymiş tüm memleket sevdaları,

Nice sevdaya küs kalmış her ne varsa,

Zehir zemberek olsa da,

Baldan tatlı olsa da,

Ne kıymeti var artık…

 

Kimliğimi rehin bıraktım,

Tüm diğer bırakanlar gibi,

Henüz anayasası yazılmış,

Henüz ismi yazılmamış coğrafyaya…

 

Kimsesiz bir toprağa,
Mor bir sesin tüm çarpıcılığıyla bağırması kadar suskun,
Karanlık bir gökyüzünde, kör bir insanın kendini araması kadar imkânsız gibi,

Masum ve yalan,
Masum yalan var mı diye sorarsan, her anlamsızlıkta anlam var mı diye cevaplarsın…

Yüreğimden diliminin ucuna geliyor sen,

Ama dilimden sese dökülemiyorsun,

Bıraktığım diğer şeyler gibi,

Seni de ismini bilmediğim bir şehirde rehin bırakmışım…

Sesimi hiç çıkaramadım,

Yazımı hiç yazamadım,

Sende tutuklu kalmak işte böyle bir şeymiş…

Çıkmaz yollar arifesine düşmüşüm,

Ne şiirlerim,

Ne yazılarım kendini ifade edebiliyor,

Hepsi de koynumdan teker teker düşüyor,

Henüz ismi yazılı olmayan coğrafyanın kucağına…

 

Yaslıyorum başımı,

Bir tarafta mor dağlar,

Bir tarafta asi nehirler,

Bunca keder ve mutlulukla yoldaş olmuşum…

Seni sevmek ihtilaldır yüreğimde,

Senin yasemin kokan toprağında ölmek onurdur bizlere,

Akdeniz’in berraklığı gitmeyen mavi suyunda,

Seni resmediyorum imkânsızlıklar içerisinde,

Hem de çok uzun zamandır,

Yazılan şiirler, nice imkânsız sevdalar,

Söylenilen sözler, nice tükenmiş Aşklaradır…



 

 

 

 

 

Bu haber toplam 810 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler