1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Meliz Olimpiyatlarda, Spor Bakanlığı nerede?
Meliz Olimpiyatlarda, Spor Bakanlığı nerede?

Meliz Olimpiyatlarda, Spor Bakanlığı nerede?

Kıbrıs Türk sporununun 15 Kasım 1983 KKTC’nin ilanı ile başlayan ve tam 29 yıldır devam eden izolasyonu sonucu ‘GHETTO’larla sınırlı yaşamı bu sınırları kırmaya çalışırken, Meliz isimli genç bir kız çıkıyor ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Tü

A+A-

 

Kıbrıs Türk sporununun 15 Kasım 1983 KKTC’nin ilanı ile başlayan ve tam 29 yıldır devam eden izolasyonu sonucu ‘GHETTO’larla sınırlı yaşamı bu sınırları kırmaya çalışırken, Meliz isimli genç bir kız çıkıyor ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkler de var diye haykırmaya başlıyor.

Bazılarının kabul etmemesine rağmen, 1984 Seul, 1988 Los Angeles Olimpiyatlarında Ciritte  Büyük Britanya adına yarışan Fatma Vedat Whitebread’den sonra, Olimpiyatlarda yarışacak, Meliz Redif’i ayakta alkışlıyorum. Gönül arzu ederdi, Meliz bireysel bazda da 400metrede Olimpiyatlarda olsun. Olurken de, çözüme ulaşılmış birleşik bir Kıbrıs’ın sporcusu olsun. 

Kuzey Kıbrıs’a uygulanan ambargoların bir parçası olan spor ambargosunundan dolayı, KKTC’nin tanınmamışlığından kaynaklanan takım bazında uluslararası temsiliyetin ne acıdır ki, Türkiye spor kurumları aracılığıyla bireysel bazda aşılmasını adeta bir bayram gibi kutluyoruz.

Halbuki, bizler Kıbrıslı Türkleriz ve temsiliyetimiz de Kıbrıslı Türk olmalıydı. Ne var ki, Kıbrıslı Rumların işgal ettiği devleti Birleşmiş Milletler ve dünya tarafından Türkiye’nin toprak olarak işgal ettiğini iddia ettiği Kıbrıs’ta, Kıbrıslı Türkler olarak tanınmamışlığın getirdiği büyük bir paradoksu yaşamaktayız.

Kıbrıs’ta, tek yolun Kıbrıslı Rumlara ve bizim statükoculara rağmen, inadına çözüm olduğuna inanan biri olarak, hemen Meliz konusuna dönmek istiyorum.

Atletizm yaşamına başladığı daha küçük yaşlardan hocaları tarafından keşfedilen Meliz, kendisine veilen bu fırsatı değerlendirerirken, adeta tırnaklarıyla kazıyarak bugünkü başarılı noktaya geldi.

Bu noktaya gelirken, başta Redif ailesi, hocası Levent Ilgın ve diğer sponsorlarının yanı sıra, son iki yıllık sponsoru Telsim büyük katkı koydu.

İşte, böylesine bir ortamda yirmili yaşlarda genç bir kız ortaya çıkıyor ve “Ben en iyisini yapmak istiyorum” diyerek, kısıtlı olanaklarla yola koyuluyor. Bu genç kız, son iki yıldaki müthiş çıkışı ile Türkiye Cumhuriyeti atletizm takımının gözbebeklerinden biri olurken, bireysel bazda 30 saileselik bir derece ile Olimpiyat trenini kaçırıyordu. Ne var ki, takım bazındaki başarısıyla Olimpiyat trenine binen Meliz, antrenörü Levent Ilgın ve sponsoru Telsim dün bir basın toplantısı düzenledi.

Ne var ki, bu basın toplantısında devlet yoktu, hükümet yoktu ve varlığı ile yokluğu tartışılan KKTC Milli Olimpiyat Komitesi yoktu. Düşünün ki, bir sporcunuz Olimpiyatlara gidiyor ve Olimpiyat Komitesi kayıp.

En önemlsi büyük bir showman olan ve sporun uzağından ve yakınından geçemeyen ama her fırsatta “Sporda büyük atılım”yaptığını iddia eden Bakan Dürüst yoktu.

İşte, bu minvalde  başlayan basın toplantısında, sporcumuz Meliz o kada dolmuş olacak ki, ağlamaklı bir edayla kendisinin bu noktaya gelmesine katkı koyan sponsoru Telsim’e, ailesine, antrenörü Ilgın’na ve de spor medyasına teşekkür ederken, bir paragraf da teşekkür etmediklerine ayırıyor ve bunun başına da Atletizm Federasyonu’nu koyuyordu.

Aynı, teşekkürleri antrenörü  Ilgın da yaparaken, sorduğum soruların birinde teşekkür edilmeyeceklerin arasında “Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı” da olması gerekmezmiydi?” sorusuna “Hayır” diyen ve Spor Bakanı Dürüst’e teşekkür eden Ilgın,  bu inandırıcı olmayan kıvırmasıyla herkesin tebessümlerine mazhar oldu.

Bir defa, Atletizm Federasyonunun Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı bir örgüt olduğu ve bütçesinin de Spor Bakanlığı tarafından sağlandığı bir gerçek olarak ortada dururken, Atletizm Federasyonu’na saldırmak işin kolaycılığıdır. Ha, Atletizm Federasyonu Meliz gibi elit bir sporcu ile hiç ilglenmemişse, onun da hesabını Spor Bakanlığı sorar diye düşünüyorum.

Ne var ki, bu konunda en büyük suçlu Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve bu Bakan Dürüst’tür. Meliz konuşmasında eğer, gerekli tahsisat zamanında yapılsaydı, bugün daha başarılı olarak, bireysel bazda Türkiye Cumhuriyeti adın olsa bile, 400 metrede Olimpiyatlarda olabileceğini iddia etti.

Bugün,  bizim Kıral’ın dediği gibi yüzde doksanı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sporculardan oluşan “Beşparmak” isimli takıma 600,000 TL ayırabiliyorsa, Kıbrıslı Türklere verilen değer ortaya çıkar.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 750 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler