1. YAZARLAR

  2. Onur Olguner

  3. MEKÂN POLİTİKALARI ‘KENTSEL DEVRİM’İ BAŞLATABİLİR Mİ?
Onur Olguner

Onur Olguner

Yazarın Tüm Yazıları >

MEKÂN POLİTİKALARI ‘KENTSEL DEVRİM’İ BAŞLATABİLİR Mİ?

A+A-

 

“SOKAĞI DEĞİŞTİR! DÜNYAYI DEĞİŞTİR!”

New York Belediyesi'nde ulaşım müdürlüğü yapan ve kendi dönemi içerisinde 650 km bisiklet yolu ile 60 adet meydanı hayata geçiren Janette Sadık-Khan, Kentsel Devrim isimli kitabında bizlere mekân politikaları ile ilgili ciddi ipuçları veriyor. 

Bu ipuçları arasında Janette’in özellikle altını çizdiği bir cümle ise mekân politikalarının önemini tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor: “Sokağı değiştir! Dünyayı değiştir!”

Janette bu öğüdü veriyor ama bizim ülkemiz bu öğüde kulak asmadığı için mekân politikalarını incelemiyor, siyaset olarak görmüyor ve bundan dolayı da öksüz bırakıyor. Bu ilgisizlikten dolayı geliştirilmeyen mekân politikalarımız ise ancak emirname değişikliklerinde gündeme geliyor. Ve bunun dışında ise tozlu raflarda unutulmaya yüz tutuyor.

Ulaşımda, konutta, kentsel soluk alanlarında, inşaat sektöründe ve bunların ekonomiye olan etkilerinde politikalar geliştirmeyen ülkenin mekânları ise kasaba standartlarının üzerine çıkmayı bir türlü başaramıyor. Hızla artan nüfusumuz, lüks evlerimiz ve pahalı arabalarımız dahi yolların bozuk, altyapının eksik ve kentlerin çarpık olmasının mutsuzluğunu gideremiyor. Bundan dolayı da gelişmemiş ve halka hizmet veremeyen mekânlarda umutsuz bir yaşam sürdürmek zorunda bırakılıyoruz.

DÜNYADA MEKÂN POLİTİKALARI SİYASETİN MERKEZİNDE YER ALIYOR

Bizler pek fark etmesek de, dünyada mekân politikaları insanların hayatına doğrudan etki yapabildiği için genelde siyasetin merkezinde yer alıyor. Bunun en büyük sebebi ise büyük vizyonlardan küçük dokunuşlara kadar bu adımların gündelik yaşama ciddi artılar katabilme potansiyeli olması.

- Örneğin kentsel dönüşüm projeleri ve gelişmiş mekân politikaları Türkiye’deki belediyecilik anlayışını bambaşka bir noktaya taşıdı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin İstanbul Teknik Üniversitesi ile birlikte Porsuk Çayı risk alanında yaptığı kentsel dönüşüm projesi bunlardan biridir. Tramvayların geçtiği, 5 metrelik kaldırımların inşa edildiği ve derenin kentsel soluk alanına dönüştüğü projenin adımları kendi kendini finanse edecek şekilde tasarlandı.

- Bu bağlamda bir diğer örnek ise İstanbul’dadır. Marmaray projesi ile birlikte Asya/Avrupa geçişi dakikalara indirilmiş ve metropolis bir şehirde 14 milyon insanın gündelik hayatına zaman tasarrufu sağlamıştır. Sistemin faydası özellikle trafik ve kentsel yakıt tüketiminde hissedilmiştir.

- Kıbrıs’ta ulaşım politikalarının üretim ve ithalata etkisini ilk fark edenlerden biri de Birleşik Krallık'tır. 1878’den sadece 22 yıl sonra tüm adayı sarmalayan tren yollarını yapmaya başlamıştır. Trodos Dağlarından kereste, Lefke’den maden, Omorfo’dan narenciye, Mesarya’dan tahıl toplayacak sistemi hem merkez Lefkoşa’ya, hem de Mağusa limanı üzerinden dünyaya bağlamıştır.

- Bizlerin pek farkında olmadığı ama dünya ekonomisini ciddi etkileyen bir diğer örnek ise Amerika Birleşik Devletlerinin konut politikasıdır. Geri ödeme oranı çok yüksek olan ‘Mortgage’ borçları önce Amerikan borsasını yükseltmiş, ardından konut politikaları olmadan ihtiyacın çok üzerinde inşa edilen evler yüzünden dünya ekonomisi ile birlikte Wall Street de tepetaklak olmuştur.

Pek çok örneğin bize gösterebileceği gibi dünyada mekân ve siyaset ilişkisi her zaman hizmet anlayışının göbeğinde olmuştur. Ülkemizde ise demokratik seçim süreçleriyle başa gelen merkezi hükümet ve yerel yönetimler, bu kadar önemli politikaların oluşturulmasıyla genelde pek ilgilenmezler. Bu ilgisizlikten dolayıdır ki, mekân politikaları yapma görevini bir bakanlık altında kurulmuş küçücük bir daireye devretmişlerdir.

Arkasında halk tarafından görevlendirilmiş siyasi irade olmadan, bir dairenin memurları tarafından yapılan bu mekân politikaları ise siyasetle ve rant gruplarıyla çeliştiği her durumda yerle bir oluyor. Lefkoşa İmar Planı'nda yaşadığımız gibi deliniyor, değiştiriliyor, deforme oluyor ve hilkat garibesine dönüştürülüyor.
Her şeye rağmen mekân ve siyaset ilişkisi bu kadar zayıf olan ülkemiz, gelişmiş ülkelere göre bu konuda çok büyük bir potansiyele sahip. Bu alandaki politikalar o kadar öksüz bırakılmıştır ki, atabileceğiniz en küçük adım dahi ciddi değişim dalgaları yaratarak kentsel devrimi sağlayabilir.

İMAR BONUSLARI DEREBOYU ORMANINI İNŞA EDEBİLİR

Spesifik bir örnekten yola çıkacak olursak, Lefkoşa Türk Belediyesini ve imar planı bonuslarını ele alabiliriz. Bunun için de ideal bölge, en güçlü ticari caddemiz olan Mehmet Akif Caddesi olabilir.

Emlak değeri yüksek olan bu bölgede maalesef insanların soluk alabileceği yeşil alanlar, bisiklet yolları, geniş kaldırımlar yok. Belediye ise bu eksiklikleri giderecek bütçeye sahip değil. İşte tam da bu noktada imar bonusları devreye girebilir.

Belediye Mehmet Akif Caddesi'nde inşa edilecek binalar için Dereboyu Ormanı İmar Bonusunu açılabilir. Dereboyu deresinin arkasında, askeri alanda yer alan bu ormanın içerisine kent parkı yapmak ana hedef olarak seçilir. Sistemin çalışma şekli ise şu şekilde yapılandırılır:

- 2000 m2 bina yapma izni olan yatırımcıya iki seçenek sunulur
- Birinci seçenekte yatırımcı imar hakkı ne ise onu, hiçbir bonusu seçmeden kullanabilir. 2000 m2 binasını sadece ruhsat ödeyerek inşa eder.
- İkinci seçenekte yatırımcı imar hakkının üzerine %20 bonus alarak 2400 m2 bina yapma hakkını elde edebilir. Bunun için tek yapması gereken, ekstra 400 m2’den elde edeceği katma değerin yarısını Dereboyu Ormanı fonuna yatırmak olur.
- Dereboyu Ormanı fonuna yatırılan tüm parayı belediye sadece bu amaç için kullanılabilecek bir hesapta tutar ve kent ormanının bütçesini bu sayede oluşturur.
- Dahası bu ekstra 400 m2 için yatırılan yıllık emlak vergisi ise, sadece bu parkın bakımında kullanılmak üzere ayrılır.
- Sonuç olarak yatırımcının kazanacağı ekstra katma değer, Lefkoşalının hayatını güzelleştirecek Dereboyu Ormanı için yarı yarıya paylaşılır. Hem yatırımcı, hem de Lefkoşalı kazanır.

Mekân ve siyaset bağlantısını kurabilecek mekân politikaları arasında aklımıza gelen ilk örnek olan imar bonusları, bir anda ülkenin tüm vatandaşlarının kullandığı başkenti değiştirip dönüştürebilecek bir potansiyele sahiptir.

Dahası kent ormanı için önerilen sistem aynı şekilde bisiklet yolları için, toplu taşıma sistemleri için, geniş kaldırımlar için, yeni meydanlar ve vizyon projeleri için de kullanılabilir. Böylece başta Lefkoşa olmak üzere tüm şehirlerimizde hem yatırımcıların kazanması, hem de kazanırken insanımızı umutlandıracak kentler yaratılmasını sağlanabilir.

Burada bahsetmek için yerimiz olmayan daha birçok mekân politikası ülkenin yaşam standartlarını artırma, siyaseti hayatımıza dokunacak hale getirme ve kentsel devrimi başlatma potansiyeline sahiptir.
Janette’in de bizlere öğütlediği gibi dünyayı değiştirmek sokağı değiştirmekle başlıyor.

Yeter ki kendimize koyduğumuz kalıpları kıralım,
Yeter ki bu vizyonları tozlu raflardan geri alalım,
Yeter ki siyasetin gündemine mekan politikalarını koyalım.

Bu yazı toplam 1434 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar