1. YAZARLAR

  2. Ünal Fındık

  3. MEB’i Tanı, Yüzde 30’u Al
Ünal Fındık

Ünal Fındık

Yazarın Tüm Yazıları >

MEB’i Tanı, Yüzde 30’u Al

A+A-

 BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği Jane Holl Lute’un 31 Ağustos akşamı geldiği Kıbrıs’ta liderlerle görüşme maratonu sürüyor.

BM’nin amacı Crans Montana’da çöken müzakere sürecini yeniden canlandırmak ve sonu gelmez müzakereleri yeniden başlatmak değil. Bu kez amaç sonuç alıcı bir müzakere masası oluşturmak. Bu amaçla New York zirvesi öncesinde tarafların üzerinde uzlaşacağı “Referans Şartları”nı oluşturmaktır.

Lute bu amaçla bugüne kadar liderlerle 5’er kez görüştü. Henüz bir sonuç alınamadı. Lute bugün liderlerle 6.ıncı görüşmesini de yapacak. Yine bir sonuç alamazsa muhtemelen “bunlardan birşey çıkmaz” diyecek ve uçağa binerek New York’un yolunu tutacak.

BM Genel sekreteri ve geçici özel temsilcisi liderler New York’a giderken açık kapı bırakmak istemiyor. Kritik konuları sonraya erteleme niyetinde de değil. Bütün konularda taraflardan net yanıt istiyor.

Garantiler ve tek yanlı müdahale hakkı konusunda tarafların ne düşündüğünü, ya da nereye kadar esneyebileceklerini şimdiden bilmek istiyor.

Siyasi eşitlik konusunda Anastasiades’in son anda yaptığı kıvırmayı ve ne düşündüğünü açık, net görmek istiyor.

Eğer sonuç alıcı müzakere istersek ve bu sürecin kısa sürede sonuçlanmasını istersek bunun doğru yol olduğunu görürüz.

Ama niyetimiz müzakere edelim ama süreci uzatalım, zaman kazanalım ise BM “buna beni alet etmeyin, bunun için ne zamanım, ne param, ne de ayırabileceğim personel var” diyor.

Kıbrıslı bir yurttaş olarak her iki tarafa da sesleniyorum “artık bırakın barışçı görünelim ama hiçbirşey kabul etmeyelim” yaklaşımını. Bugüne kadar oynadığınız bu oyun bizi tüketiyor.

Siz zamanın sizi haklı çıkaracağını ve kazanacağınızı düşündükçe bizim yerimizi başkaları alıyor. Bizim yerimize başkaları karar veriyor. Bu çok üzücü bir durumdur.

Evet geçmişte bu küçücük adada çok acılar yaşandı. Bu acıları her iki toplum da yaşadı. Ama 1950, 1960’lardan bu yana 60-70 yıl, 1974’den bu yana da 45 yıl geçti.

60-70 yıl bu ülkede ortalama bir ömürdür. 45 yıl ise ortalama ömrün üçte ikisidir. 1974’de ben 17 yaşımdaydım, bugün 62 yaşındayım.

Artık zaman hiçbir toplumun lehine çalışmıyor. Aksine bütün Kıbrıs’ın aleyhine işliyor. Birleşme umutları her geçen günle beraber azalırken, bölünmüşlük kalıcılaşıyor.

Bu da iki ayrı parçadan oluşan Kıbrıs’ın her iki parçasının da kaybetmesi demektir.

Lute temaslarıyla ilgili şu ana kadar hiçbir açıklama yapmadı. Taraflar da sessizliğini korudu. Rum lider geçen gün süreçle ilgili bilgilendirmek amacıyla ulusal konseyi olağanüstü topladı.

Rum basınına sızan haberlerde Anastasiades’in Kıbrıs’ın etrafından çıkarılacak doğal gazla ilgili Lute aracılığıyla Akıncı’ya yeni bir öneri sunduğunu ve “kendi ilan ettikleri MEB’in tanınması karşılığında Kıbrıslı Türklerin payına düşecek parayı önceden söylediği gibi çözüme kadar bir fonda saklamak yerine şimdiden ulaşabilecekleri bir hesaba yatırmayı” teklif etti.

Burada iki önemli konu var. Tanımadığı, bütün dünyanın da tanımaması ve ambargo uygulaması için baskı yaptığı KKTC’ye gazdan elde edeceği tüm gelirin %30’unu bir biçimde aktarmayı teklif ediyor.

Ama bunun için önce bizim ve doğal olarak Türkiye’nin de kendi ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge’yi tanımasını istiyor. Demek ki Anastasiades de ilan edilen MEB’in tartışmalı olduğunu bunda hem bizim, hem de Türkiye’nin de hakkı olduğunu biliyor.

Bunun için bize “rüşvet” teklif ediyor. Bu rüşvetin karşılığında belki bizden çok daha fazla gelir elde edecek. Ama bunun sonsuza kadar bu adayı böleceğini ve bir daha bu bölgede huzur bulamayacağımızı unutuyor.

 

Bu yazı toplam 902 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar