1. YAZARLAR

  2. Asım Akansoy

  3. “Maziye bakarak hep toplanalım”
Asım Akansoy

Asım Akansoy

SİYASET MEYDANI
Yazarın Tüm Yazıları >

“Maziye bakarak hep toplanalım”

A+A-

“Maziye bakarak hep toplanalım”
(R.R. Denktaş’ın 1942 tarihli “Feryat” şiirinden)

Benim politikam vardır. Şimdilerde federasyon istediğimi söylerler ama istediğim federasyon değil. Kuvvetli kanatlardır. Rumlara federasyon derim. Şimdi federasyona gelecekler. Geldiklerinde bu sefer kuvvetli kanatları ileri süreceğiz. Ona da gelecekler. Ona geldikleri zaman ben konfederasyon diyeceğim. Bunu unutmayın. Ben da hiç o kadar tanıdığım halde ihtimal veremediydim. Türkiye’nin geleceğine buraya. Onun için ümidinizi hiç yitirmeyin. Rumlar nereye gelirse gelsinler biz bir adım o bir tarafta olacağız. Bu sorun açık kalacak. Bu yara açık kalacak. Ümit tükenmez. Kıbrıs Türk’tür Türk kalacak. Siz zannedersiniz ben kuzeyi Türkiye’ye bağlamak isterim. Öyle bişey yoktur. Bütün adayı isterim ben. Bu sorun bütün ada Türk oluncaya kadar devam edecektir. Sorun çözülmeyecektir. ” Rauf Raif Denktaş.

* * *

Neden federal ?.. İlle federal olması gerekli mi? “Gerekli, çünkü federal olmayan çözüm yıllarca denenmiştir, yürümediği görülmüştür ve gerisinde acı, kanlı hatıralar bırakan federal olmayan çözüm, çökmüş gitmiş, tarihe gömülmüştür. Bunun da sorumlusu herhalde Türkler değildir. 

Bunun sorumlusu Türkler değildir derken, ille Kıbrıslı Rumlardır da demek istemiyorum. Sorumluluğu Kıbrıs Rumlarının tümüne yaygınlaştırmanın da haksızlık olabileceğini düşünüyorum. Bunun başlıca sorumlusu, yani federal olmayan bir devletin yürümemiş olmasının ve kanlı, acı sonuçlara yol açmış olmasının başlıca sorumlusu, Yunanistan’dan Kıbrıs’a uzun yıllardır Enosis saplantısını aşılamaya çalışmış olan çevrelerdir.” Bülent Ecevit, 1984.

* * *

Federal Çözüme Adım Adım Yaklaşım.”  “(Kıbrıs’a ekonomik yardımda bulunan devletlere seslenerek) Diyebilirler ki ‘İşte Türk tarafından gelen hem iyi niyetli, hem pratik işbirliği önerileri var. Nihai çözüm beklenmeden kurulabilecek işbirlikleri öneriliyor. O halde biz bundan sonra yardımlarımızı ancak böyle bir işbirliği çerçevesinde kullanılmak üzere yapıyoruz’…böyle diyebilirler. Eğer bunu demezlerse Kıbrıs’ta bundan sonra da sürebilecek ayrılıkların sorumluluğunu Kıbrıslı Rumlardan daha çok üstlenmiş olurlar.” Bülent Ecevit, 1984 . 

Kıbrıslı Türk toplumunun çözüm iradesinin kırılması ve tek çözüm yolu olan federasyondan uzaklaştırılarak çözümsüzlüğe mahkum edilmesi için son dönemde yapılan manipülasyon oyunlarının haddi hesabı yok. Bugüne kadar bu yönde gelen saldırılara güçlü duruş sergileyen çözüm güçleri ise, müzakerelerin bu denli ilerlediği ve çözüme ciddi anlamda yaklaşıldığı bir dönemde sessizliğe büründü. Elbette bunun çok farklı nedenleri var. Ancak yalan ve yanlışla, gündemi manipüle edenler çözüm karşıtları. Toplumsal varlığın çözüm sürecinden aldığı enerji ne yazık ki köreltilerek, anlamsız, içi boş geçmişten kalmış kelimelerle yaratılan sahte gündemlere terk edildi. 

Yukarıda buna işaret etmek istedim. 

Kıbrıslı Türk toplumu her geçen gün siyasi özne olmaktan uzaklaşıyor. Ve bu durum onun toplumsal varlığını doğrudan etkiliyor, bozuyor. Birincil meselemiz budur. 

1.Ahmet Billuroğlu, “Kripto Geldi mi?, Lefkoşa, 2012, Söylem Yayınları, Sy.84

2.Bülent Ecevit, Lefkoşa konuşması, 9 Şubat 1984,Kıbrıs Postası ve Söz Yayınları

3.Ecevit, a.g.e

 

Bu yazı toplam 880 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar