Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Yazarın Tüm Yazıları >

MASUM kim?

A+A-

Saatler meselesinde sanırım kimse yeterince samimi değil.
Hükümet hiç değil!
Türkiye yarın otursa ve “iki saat ileriye aldık” dese...
Hemen bizde de değişecek.
Sorgusuz sualsiz...
İşte bu siniklik koyuyor insana.
Geçen sene de böyle oldu.
Yoksa kimsenin gündeminde değildi.
İnsan bunu sorgular değil mi?
Hiç mi kendi aklımız yok.
Yani “baş” dediğin,  içinde “beyin” var diye kıymetli! Yoksa omuzlarına yük sadece...

***

Sendikaları da çok samimi bulmuyorum.
“Kıyak” bir mesai düzeni önerilse, emin olabilirsiniz ki hemen uzlaşma sağlanacak.
“Saat” tartışması sistem ya da irade, Kıbrıs adası ya da Avrupa gaileli değildir.
“Kim, kaç saat çalışacak”
bunun içindir.
İşin aslı “nasıl daha az saat çalışılacak” formülü arayışıdır.
Geçen yıl yaşamadık mı?
Kim “yalan” diyebilir ki, bu eleştirim toplum önünde yaşanmış tecrübeyle sabittir.
Önce “çocuklar karanlıkta okula gitmesin” dendi, o meşum kazanın ardından.
İşin aslı çocuklardı gündemi yaratan.
Saatler “gün ışığına” göre düzenlendi.
Sendika “erken zil çalma eylemi” yaptı.
Yani “karanlıkta...”
Anlamadık (!)
Velhasıl oradan kesildi, buradan eklendi, mesai saatleri “kırpılınca” saatin Suudi’si de unutuldu, İsviçre’si de...
Mesela özeldeki emekçilerin günün kaç saati çalıştığını, mesaisini, adanın bu kez saatle bölündüğünü pek takan olmadı.

***

Yöneten ile yönetilen arasındaki “sessiz uzlaşı”da keskin bir inkar süreci yaşansa da, başımıza gelenler çoğu rastgele değildir.
O nedenle...
Kimi zaman tüm bunları “hak ettiğimiz” gerçeği, tüm aacımasızlığı ile karşımızda durur.
Eğitimde de yaşadık. Sağlıkta da...
Sloganlar ve hayat aynı olmuyor.
Kıbrıs’ın kuzeyinde oluşan “hastalıklı yapı” her yanı sarıyor.
Böylece “vergisini ödemeyen” de unutuluyor, yasayı çiğneyen de...

***

Şimdi ne olacak dersiniz?
Bunu da yutacağız.
“Gelip geçici isyanlar” hanesine eklenecek.
Çok yakında “13’üncü maaşlar ne zaman ödenecek” tartışması başlayacak.
Hepimiz de oraya dalacağız.
Ha bugün, ha yarın!
Sonrası “seçim” zaten...

Bu yazı toplam 892 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar