1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. 'MASKELER DÜŞTÜ'
MASKELER DÜŞTÜ

'MASKELER DÜŞTÜ'

“Petrol Dolum Tesisine Hayır İnisiyatifi”, Yedikonuk bölgesine Petrol Dolum tesisi yapmayı planlayan şirketin düzenlediği basın açıklamasıyla halkı yanıltmaya çalıştığını ifade etti. Petrol Dolum Tesisine Hayır İnisiyatifi adına Biyologlar De

A+A-

 

 

 

“Petrol Dolum Tesisine Hayır İnisiyatifi”, Yedikonuk bölgesine Petrol Dolum tesisi yapmayı planlayan şirketin düzenlediği basın açıklamasıyla halkı yanıltmaya çalıştığını ifade etti.

Petrol Dolum Tesisine Hayır İnisiyatifi adına Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, yaptığı yazılı açıklamada, tesisi yapmayı planlayan Rixoh Investments Ltd yetkililerinin düzenlediği basın toplantısına atıfta bulunarak, petrol dolum tesisinin “masum” ve “değerli” bir yatırım olarak sunulmaya çalışıldığını söyledi.

Sarpten’in konu ile ilgili açıklamasının tam metni şöyle;

‘‘Rixoh Investments’’ şirketi yekilileri gerçekleri yansıtmıyor…

Bunun adı ‘‘Geleceğimizi Yok Etme Operasyonu’’dur

 

Bir süredir ülke gündemimizi meşgul eden Karpaz’ın en eşsiz sahillerinden birisi olan ve bizler tarafından ‘‘Geleceğimizi Yok Etme Operasyonu’’ olarak adlandırılan Yedikonuk’da yapılması planlanan Serbest Bölge statüsü verilecek olan PETROL DOLUM TESİSİ halkımıza ‘‘masum’’ ve ‘‘değerli’’ bir yatırım gibi sunulmaya çalışılıyor. Anlaşılan odur ki, ilgili firma yetkililer bu konuda gerçeklerin kamuoyu tarafından net bir şekilde görülmeye başlanmasından ve bölge halkının da tüm baskılara rağmen bu sözde (!) yatırım atağına karşı çıkmasından rahatsız olmuştur. Bu amaçla basına birtakım açıklamalar yaparak Büyükkonuk Belediyesi ve Hükümetin himayesi ile bölgede ‘‘halkı ikna etme’’ toplantıları gerçekleştirmeye çalışmaları bunu açıkça göstermektedir.

 

Ancak, yaptıkları açıklamalarda ‘‘hiçbir çevre tahribatı yaşanmayacağını’’ söylerken, bunun nasıl olacağını ortaya koymadıkları görülmektedir. Özellikle, daha inşaat aşamasında ortaya çıkacak doğa tahribatının boyutları adeta görmezden gelinmiş ve bu konuda söz söylenmemiştir. Rixoh Investments Ltd Direktörü’nün ‘‘petrolün mümkün olduğunca yüzde yüzünü gemilere aktarmak durumunda olduklarını, havaya kaçırılması durumunda önemli zararın söz konusu olacağı’’ yönündeki açıklaması ise aslında yaşanacak felaketin habercisidir.

 

ÇED (Çevre Etki Değerlendirme) raporunun düzmece bir şekilde ‘‘sipariş’’ üzerine hazırlandığı inkar edilirken, sayfa numaraları vererek ortaya koyduğumuz hatalara hiç değinilmemiştir. Ayrıca, raporun bilimsel olmadığı yönünde yaptığımız eleştirilere de herhangi bir cevap veril(e)memiştir. ‘‘ÇED raporunun ekleriyle birlikte 146 sayfadan oluştu ve Çevre Bakanlığı’ndan alınıp görülebileceğini’’ söylemek yeterli değildir. Aldık ve gördük… Üniversitelerimizde görev yapan ‘‘tarafsız’’ uzmanlarla  değerlendirerek verileri de ortaya koyarak raporun sahteliğini belgeledik.

 

Firma yetkililerinin yanlarında ülkemize getirdikleri 2 uzmanın açıklamaları ise adeta ‘‘firma avukatlarının görüşü’’ niteliğindedir. Bu anlamda, Mustafa Kemal Üniversitesi Petrol ve Doğalgaz Mühendisi Prof. Dr. Ergül Yaşar’ın ‘‘stratejik olarak güvenlikli bir bölge olması nedeniyle Yedikonuk’un seçildiğini’’ söylemesi ‘‘trajikomik’’dir. Yoksa, bize olası bir patlamada az kişi ölecek mi demek istiyor? Yine ‘‘Bağımsız Petrol Gözetimcisi’’ olduğu iddia edilen Hasan Şadi Kocagözlü’nün, ‘‘petrolün kontrolsüz bir ortamda çevreye zarar verme olasılığının bulunduğunu ancak bu projede, teknolojinin geliştirdiği en son uluslararası standartların uygulanacağını’’ söylemesi de bunun garantisini veremedikten sonra anlamsızdır.

 

Kendisine 166 dönümlük en kıymetli halkımıza ait devlet arazisini katma değeri hemen hemen yok denecek kadar az olan bir tesis yapması için bedavaya peşkeş çekilen ‘‘Rixoh Investments’’ şirketi yekilileri gerçekleri bilinçli bir şekilde halkımızdan gizlemektedir. Aksi halde, tüm bunların yanında iddia ettikleri gibi bu tesisin ülkemizin ‘‘uluslararası boyutu olan en büyük yatırımı” olarak nasıl hayat bulacağını ve ambargoların nasıl aşılıp uluslararası ticaret yapılacağını da açıklamaları gerekirdi. Ne var ki, bu konuda söyleyecek sözleri yoktur.

 

Öte yandan, hükümetin de ‘‘daha ortada karar verilmiş bir şey yok’’ ya da ‘‘meclis araştırma komisyonunda değerlendirilecek’’ söylemlerinin de yalan olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. Firma yetkililerinin ‘‘Maliye Bakanlığı ile İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı’yla sürdürdükleri görüşmelerin son noktaya geldiğini; Bakanlık hukukçularının anlaşma metninin son şeklini verdikten sonra kendilerine vereceğini ve ileriki günlerde imza aşamasına getirmeyi umut ettikleri’’ söylemesi tüm maskeleri düşürmüştür. Demek ki, kapalı kaplılar arkasında ülkemizin yok edilmesine onay verilmiştir.

 

Anlaşılan o ki, bundan sonra ülkesini ve toplumsal değerlerini koruma görevi sivil topluma düşmektedir. Ülkesine ve çocuklarının geleceğine duyarlı olan tüm vatandaşlarımızı ülkemizi korumak ve çocuklarımızın geleceğini kurtarmak üzere göreve davet ediyoruz.

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1300 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler