1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Maske düştü...
Maske düştü...

Maske düştü...

Son zamanlarda müzakere masasındaki başarısızlığı gözler önüne seren CTP’ye yönelik açık saldırılar yapılmaktadır. Bizim bu tavrımızın Kıbrıslı Rumlara hizmet ettiği gibi artık hiçbir geçerliliği kalmamış demagojik argümanların yeniden piyasaya sürü

A+A-

 

 

 

Son zamanlarda müzakere masasındaki başarısızlığı gözler önüne seren CTP’ye yönelik açık saldırılar yapılmaktadır. Bizim bu tavrımızın Kıbrıslı Rumlara hizmet ettiği gibi artık hiçbir geçerliliği kalmamış demagojik argümanların yeniden piyasaya sürülmesi ayrılıkçı cephenin çaresizliğinin göstergesidir. Ayrılıkçı cephenin, siyasi argümanları birbirine girmiş akıl yoksunu açıklamalarının ve saldırılarının nedeni maskelerinin düşürülmesidir. Neden saldırıyorlar biliyormusunuz?

Çünkü, kendi başına masada oturmanın müzakereler için hiç bir anlam ifade etmediği, Kıbrıs Türk tarafınca yapılan önerilerin federasyon konseptinin dışında ayrılıkçı bir anlayışın ürünü olduğu, ayrılıkçı önerilerle hepimize zaman kaybettirildiği açığa çıkarıldı ortaya koyuldu.

Çünkü CTP Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun, önceki liderin bıraktığı yerden devam edeceğim diyerek, başta BM Genel Sekreteri olmak üzere uluslararası camiayı yanılttığını, Kıbrıs Türk halkını ise ortada bıraktığını ifade edildi.

Çünkü bugüne dek, “BM bizi takdir ediyor, yapıcı öneriler ortaya koyduk” diye açıklamalar yapan Cumhurbaşkanlığı ekibinin aslında takdire şayan öneriler değil, içerikten yoksun, ayrıntıda boğulmuş bir müzakere stratejisi ile herkesi bıktırdığı açığa çıkarıldı..

Çünkü, Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun Yönetim ve Güç Paylaşımı başlığı altında, Başkanın seçiminde çapraz oyu reddederek, ilgili başlığın tamamen tıkanmasına yol açtığı açıklandı. Herhangi bir çözümde bile, dünyaya entegre olmayı değil ayrılıkçılığı sürdüreceği anlaşılan UBP’nin olası Başkanlık seçimlerinde alacağı yüzde beş on oyun peşine düşüldü. Bir halkın geleceği, bu denli ucuza harcanmaya çalışıldı.

Çünkü, uluslararası tüm çevreler ile halklar müzakerelere ve çözüme konsantre olmasını beklerken, Sayın Cumhurbaşkanı ve heyetinin, önce “oyunun sonu”, ardından “B planı” ve “Kıbrıs Türk devleti” daha sonra da “Tayvan modeli” ne kadar savrulduğu ortaya çıkarıldı.

Çünkü, Toprak ve Mülkiyet başlığında gerek verilerin verilmemesi gerekse eşdeğer malların değerlendirilmesi ile ilgili, karşı tarafın hiçbir zaman kabul edemeyeceği, bu malların değerlendirme dışı bırakılması gibi akıl almaz önerilerle, bu önemli ana başlığın bu yaklaşımla tıkandığı açığa çıkarıldı.

Çünkü, Sayın Eroğlu uluslararası konferansa gidebilmek için uzlaşılması gereken üç ana konunun ikisinde (ki diğeri “vatandaşlık”tır...) kendisinden kaynaklanan nedenlerle suçlanmak üzeredir. Ancak suçlanacak olan Sayın Eroğlu olmayacaktır, Kıbrıs Türk halkı olacaktır. Bu akıl dışı müzakere yönetiminin bedelini Cumhurbaşkanı ve heyeti değil tüm halk ödeyecektir.

Kıbrıs Rum liderliğinin uzlaşmaz tutumunu ifşa etmeye elbette devam edeceğiz. Elbette bu uzlaşmazlıktan dolayı yıllarca çözümsüzlükle zaman kaybedildiğini ortaya koyacağız, bundan önce defalarca yaptığımız gibi. Bu konuda en son eleştirilecek olanlar bizleriz.

Ancak halkın gerçekleri bilmesi için, maskenin düşürülmesi gerekirdi. Ve düştü.

Son sözümüzü henüz söylemediğimizi daha önce söylememiş miydik? ala Yen Yeni başladık.

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 1217 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler