1. HABERLER

  2. ARŞİV

  3. Maşera’da kazılar yeniden başlıyor...
Maşera’da kazılar yeniden başlıyor...

Maşera’da kazılar yeniden başlıyor...

Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıs’ın güneyinde ve kuzeyinde dokuz kazı ekibiyle yürütmekte olduğu ve Kıbrıslıtürk ile Kıbrıslırum “kayıplar”ın arandığı kazılara devam ediliyor. Bugün Maşera’daki kazılara yeniden başlanması beklen

A+A-

 

 

 

Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıs’ın güneyinde ve kuzeyinde dokuz kazı ekibiyle yürütmekte olduğu ve Kıbrıslıtürk ile Kıbrıslırum “kayıplar”ın arandığı kazılara devam ediliyor.

Bugün Maşera’daki kazılara yeniden başlanması bekleniyor. Kış aylarında Maşera’da yürütülen kazılarda üç ayrı noktada, 1964 “kaybı” yedi Kıbrıslıtürk’ten geride kalanlara ulaşılmıştı.  Bu Kıbrıslıtürkler’den geride kalanlar ikisi bir yerde, üçü bir yerde ve bir diğer ikisi de başka bir yerde Maşera’da gömülü olarak bulunmuştu... Ancak kış aylarının çok yoğun biçimde yağışlı geçmesi, Maşera’daki kazılara ara verilmesine neden olmuştu. Şimdi Maşera’da Kıbrıslıtürk “kayıplar”dan geride kalanların arandığı kazılara yeniden başlanıyor. Bu bölgede daha fazla sayıda “kayıp” Kıbrıslıtürk’ün gömülmüş olabileceği yönünde çeşitli bilgiler ve söylentiler bulunuyor. Özellikle 1963 Aralık sonrası ve 1964 yılı içerisinde, iki toplumun çatışma içerisinde olduğu günlerde, Lefkoşa-Larnaka-Leymosun yolunda seyahat eden bazı Kıbrıslıtürkler’in tutuklanarak sorgulandıktan bir süre sonra, infaz için bu bölgeye götürülerek Maşera’daki ıssız ormanlık araziye gömüldükleri yönünde bilgiler bulunuyor.

Siskilip’te (Akçiçek) evlerinde bulunan kadınlı-erkekli sivil Kıbrıslırumlar’ın katledildikten sonra nereye gömüldükleriyle ilgili çalışmalarını da sürdüren Kayıplar Komitesi, halen Akçiçek’te (Siskilip) bir tavuk çiftliğinde, bazı şüpheli kuyuları kazmayı sürdürüyor. Geçtiğimiz günlerde biz de Kayıplar Komitesi’nin Kıbrıslıtürk ve Kıbrıslırum yetkililerine Kırnı-Ağırdağ yöresinde bir Kıbrıslıtürk okurumuzun bize gösterdiği olası bir gömü yerini göstermiştik.

Haspolat’ta (Mia Milya) ise iki olası gömü yerinden “kayıp” bazı Kıbrıslıtürkler’in akrabalarının göstermiş olduğu noktada yürütülen kazı tamamlandı ancak herhangi bir ize rastlanmadı. Haspolat’ta ikinci kazı yerinde ise bir insan kemiğine rastlandı ve kazı devam ediyor. Bugün ise Haspolat’ta daha önce kazı yapılmış bir alanda bir başka olası gömü yerinde kazı başlatılması bekleniyor.

Kayıplar Komitesi’nin kazı ekipleri Sihari’de (Kaynakköy), Bozdağ’da (Aspro Mutti), Cihangir’de (Abohor-Ebiho), Sazlıköy’de (Livadya) ve Demirhan’da (Trahoni-Tirfon) kazılarını devam ettiriyor. Bu kazı yerlerinde “kayıp” Kıbrıslırumlar aranıyor.

Strovulos’ta ise yine 1963-64 “kaybı” bazı Kıbrıslıtürkler’den geride kalanların aranmakta olduğu kuyu kazısı sona yaklaşıyor. 10 metre derinliğe ulaşılan kuyu kazısında, bölgeye gömülmüş olabilecek “kayıp” Kıbrıslıtürkler’den geride kalanlar aranıyor.

Tüm kazı ekiplerine “kolay gelsin” diyoruz...

 


 

 

Bugün, Kıbrıslırum Meclisi’nde “kayıplar” tartışılacak

 

Bugün (6 Haziran 2012 – Çarşamba) Kıbrıslırum Meclisi’nde “kayıplar” tartışılacak.

Bazı Kıbrıslırum “kayıp” yakınları ise, “kayıplar” sürecinde yaşanmakta olan büyük gecikmeleri protesto amacıyla, Meclis önünde gösteri yapacak, Kıbrıslırum lider Hristofias’a ve diğer tüm ilgililere yazmış oldukları mektupları halka, basına ve milletvekillerine dağıtacak.

Bilindiği gibi Kayıplar Komitesi ile DNA testlerini yürüten Genetik Enstitüsü arasında meydana gelen anlaşmazlıklar ve sözleşmenin yenilenmemesi nedeniyle son bir yıldan bu yana Kayıplar Komitesi, kazılarda bulunmuş olan “kayıplar”dan geride kalanların DNA testleriyle kimlik tespitini yapamıyor. Bu yüzden özellikle “kayıp” yakını bulunmuş olan insanlar bu durumdan büyük üzüntü ve huzursuzluk yaşıyor.

Kayıplar Komitesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı UNDP aracılığıyla kimlik tespiti için uluslararası ihaleye çıkmış ve Bosna’daki bir Amerikan Enstitüsü’nün ihaleyi kazandığı açıklanmıştı.

Ancak kazılarda bulunmuş olan insan kalıntılarından alınan örnekler yine de Bosna yoluna gidemiyor. Bunun nedeni, “kayıp” yakınlarının DNA örneklerini Genetik Enstitüsü’ne vermiş olması ve bunu bir sözleşme karşılığı yapmış olması. Genetik Enstitüsü özellile Avrupa Birliği yasaları çerçevesinde kişisel bilgilerin korunmasını sağlamak üzere, elindeki DNA veri bankasını Kayıplar Komitesi’ne veremeyeceğini söylüyor. Kayıplar Komitesi bu durumda, tüm Kıbrıslırum “kayıp” yakınlarını dolaşarak, yeniden DNA örneği almak durumunda kalabilir. Bu konuda bir “kayıp” yakını olan Vasilis Pantazis’in kendi DNA örneğinin Genetik Enstitüsü tarafından Kayıplar Komitesi veya başka bir makama verilmesini önlemek amacıyla Kıbrıs’ın güneyinde mahkemede açmış olduğu bir de dava var. Davanın 20 Haziran 2012’de görüşülmesi bekleniyor. Davanın sonucunun da bu duruma etki edebileceği tahmin ediliyor.

Kıbrıslıtürk “kayıp” yakınlarından ise DNA örneklerinin Kayıplar Komitesi tarafından “kayıplar”ın kimlik tespitinde kullanılabileceği yönünde imza alınması bekleniyor. Çünkü Kıbrıslıtürk “kayıp” yakınları da, DNA örneklerini verirken, bunun Genetik Enstitüsü’nde kullanılacağı yönünde bir belge karşılığı DNA’larını vermişlerdi. Ancak Kıbrıslıtürk tarafında bu yönde, Kıbrıs’ın güneyinde olduğu gibi büyük bir tartışma yaşanması beklenmiyor. DNA veri tabanı, halen Kayıplar Komitesi Kıbrıslıtürk Üyesi’nin koruması altında bulunuyor.

Her halukarda, kimlik tespiti için örneklerin Bosna’ya gönderilebilmesi için özellikle Kıbrıslırum tarafının aileleri DNA örneklerini yeniden Kayıplar Komitesi’ndeki Kıbrıslırum Üye’nin ofisine vermeleri için ikna etmeleri gerekecek. Kimi “kayıp” yakınları ise vefat etmiş bulunuyor. Bu durumda, onların yakın akrabalarından örnek alınması veya mezarlarının açılarak vefat etmiş olan “kayıp” yakınlarından DNA örneği alınması dahi gündeme gelebilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 639 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler